Geçti dost kervanı eyleme beni — Işık Barış Fidaner

(öncesi: İdüğü, kervan yürür: bir lafıntının grotesk geri-dönüşümü)

Taşlar yerine oturmasa da, ne idüğü netleşmese de kervan yürümeyi sürdürür:

İdüğü, kervan yürür.

Bunun daha bilindik ifadesi şöyledir:

Kervan yolda düzülür.

Yani kervan içinde barınan belirsizlikleri hepten dışlamaz, onları zaman içinde çözüme kavuşturacağını varsayar. Fakat “kendi kendine sinirlenen idüğü” açısından bakıldığında kervanın onu hiç beklemeden yürümeyi sürdürmesi sorunludur çünkü “ne idüğü belli olmadığı için insanı sinirlendiren” konu tam da kervanın hangi istikamete doğru yol aldığıdır, gidişatın nelere gebe olduğudur.

Eğer “idüğü” sinirinden yılıp yol kenarına çekilirse, “kervan yürür” yerine “geçti kervan” durumu hasıl olur, hatta sosyal yabancılaşma hasebiyle “geçti dost kervanı” durumuna varılır. Dizeleri anımsayalım:

Bu ayrılık bana ölümden beter
Geçti dost kervanı eyleme beni eyleme beni

Göçebe bir kervanın yol kenarına bırakıp gittiği “idüğü” olmak ölümden beter bir ayrılıktır çünkü bu durumda topluluktaki noksanlığınız yerleşik hayata uygun bir mezarla bile simgelenememiş olur.

Öte yandan “eyleme beni” kısmı iki şekilde yorumlanabilir:
1) Eyleme beni! Oyalamasana! Senin yüzünden kervanı kaçırıyorum!
2) Dost kervanı beni “eyleme geçti”: Kervanda bana dair bir olay çıktı.

Tabi kervanda çıkan olayın “ne idüğü” muğlaktır: Ya beni kurban etmişlerdir, ya beni yüceltmişlerdir, ya benimle ilgili bir merasim yapmışlardır, veya benim üzerime kavga etmiş de olabilirler… Göçebe bir kervanın sizi nasıl “eyleme geçeceğini” asla bilemezsiniz, çünkü yerleşik hayatta olduğu gibi geleneksel simgeleme teknolojilerine başvurulmaz.

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Bkz “Eyleme Dökme ve Eyleme Vurma” Slavoj Žižek, “Geçenek bilinçdışıdır: Neden tarihin dışına düştük?”

4 Yorum

Filed under Şey