Algofobi: Algoritma, Logaritma, Olguritmi — Işık Barış Fidaner

Logaritma bir sayının “kaç defa katlanmış” olduğunu ölçer.

Örnek: 16 sayısı 4 defa ikiye katlanmıştır: log2(16) = 4

Tarihsel ihtimaller her ikilemde, kararlaşma krizinde, çatallanırlar, ikiye katlanırlar.

Örnek: Peki ya şimdi ne yapacağız? Gidecek miyiz yoksa kalacak mıyız? [1]

Bu seçim noktalarına olgu denirse tarihsel ihtimallerin logaritması olguritmi olur: Olguların sıklığı/ritmi ne kadar yüksekse tarihsel ihtimaller o kadar (üstel olarak) çoğalmaktadır [2].

Bir makinenin insandan farkı çatallanan ihtimaller boyunca algoritmalarla yolunu bulmasıdır.

Örnek: Önce şunu yap, sonra bunu yap, her an çevre şartlarını kontrol et ve sıradaki yönergeyi uygula…

Eğer bir insan “şu veya bu değişkeni azami seviyeye çıkarmak (kazanç, başarı, mutluluk, vb.)” modeline göre tasarlanmış maksatlı algoritmalarla yolunu bulmaya başladıysa…

Örnek: Hiçbir fırsatı kaçırma, sakın ha kazanmayacak atlara oynama, hayalkırıklıklarına asla müsaade etme, vb.

…makineleşmeye kalkışıyor veya daha doğrusu makinelerle rekabete yelteniyor demektir [3]. Algoritmalar alanında insanlık deplasmanda olduğu için makinelere yenilmekten kurtulamayacaktır.

Örnek: Sosyal medya algoritmaları insanları mıknatıs gibi kendine çeker ve bundan böyle ilanihaye anlamsızca tepişecekleri öbekler halinde birbirlerinin ayaklarına dolayıp öylece ortada bırakır. Milyonlarca insan ekranları bön bön seyrettiği sürece “reklam satmayı” sürdürecek makineler açısından hiçbir sorun yoktur [4].

Şimdi üç benzer kelimenin etimolojilerine bakalım:
1) Algoritma “el-Harezmi”den gelmiştir.
2) Logaritma “logos/aritmetik”ten gelmiştir.
3) Olguritmi “olguların sıklığı/ritmi”nden gelmiştir.

İşte apayrı kökenlerden gelen insanlar da makinelerle “etkileştikçe” aynı bu kelimeler gibi benzeşirler. İnsanlar konuştukça kullanılan kelimeleri birbirine benzeştiren “dil makinesi” diğer bütün makinelerin modeli olduğu için insanları ağına düşürmek isteyen algoritmalar da ister istemez “dil makinesine” başvururlar, işte bütün reklam sloganları bu aşırı-benzeştirme (hiper-simülasyon) mantığının uygulamalarıdır [5].

İnsanların makinelerle münasebeti algofobiye (acıdan korkmak [6]) dayandığı ölçüde her algoritma bir algo-ritmidir (acıların ritmlere sokulmasıdır), logaritma insanların nelere “kaç defa katlandığının” ölçüsüdür, kararlaşma krizlerinde yaşanan “olgu”ların ritmidir (pozitif etkileşimlerin yanısıra negatif tepkileşimlerdir de [7]).

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Gidem mi yoksa kalam mı?” The Clash

[2] Bkz “Olguritmi (logaritma)”

[3] Bkz “Pandemi İnternet ve Binyılcıların Entegre Satürn Dönüşüne Denk Geldi”

[4] Bkz “Ağa botunun üstüne bot olur mu la! Bana robot deyip durma, Satarken siborg mu olduk?”

[5] Bkz “Lacan’da dil (la langue) ve dilmeden (lalangue)” Jean-Claude Milner

[6] Byung-Chul Han (2020) Palyatif Toplum.

[7] Bkz “Etkileşim Borcu ve Tepkileşim”

iklim krizi
ikilem krizi

log 😅 = 💧 log 😄      (kaynak)

al görütme
algoritma
el harezmi
al karizma
el keriz mi?

el keriz
silkeriz

silker iz
sel garez

7 Yorum

Filed under Şey