Herşey bizi duvara geri getirir: Anlam nedir? En iyisi biz gene haz düzeyinden yola çıkalım, başkasından aldığınız haz; yüksek makamlarda buna sanat da derler. Sanatta duvarı dikkatle incelemeniz gerekir, orası iyi aydınlatılmış bir anlam alanıdır.
Mesela Leonardo da Vinci namlı zat o duvarı güzelce aydınlatmıştır, ardında birkaç elyazması ve ıvır zıvır şeyler bıraktığı bilinir, müzenizi doldurmayacak kadar az şey bırakmış olsa da herkesin hatırlaması gereken esaslı hakikatler söylemiştir:
Duvara bakın! (regardez le mur)
O da bunu dedi, benim gibi. O gün bu gündür ailenizin Leonardosu oldu. Elyazmaları hediye ediliyor. Eserleri kıymetlenmiş, birkaç tanesi bana bile geldi. Okunaklı olmadıklarını sanmayın sakın! İşte orada size açıklar:
Duvara iyice bakın! (regardez bien le mur: bön bön bakın?)
Duvar pek temiz değildir, buradaki gibi. Duvarın bakımı daha iyi yapılsaydı belki rutubet lekeleri ve hatta küf bile olabilirdi. Şayet Leonardo’ya inandıysanız duvardaki küf lekesini bir Meryem’e veya kaslı bir sporcuya dönüştürme vesilesi gözünüzden kaçmaz. Aslında küf bu işe daha uygundur çünkü gölgeler ve oyuklarla doludur. Bunu anlamanız çok mühim: Duvardaki şeylerin belli bir bölümü figürasyona uygundur, sanatsal yaratım işine uygundur.
Figüratif olan zaten o lekedir. Yine de onun duvarda beliren bir başka şeyle ilişkisini kurmalısınız, o da olukları bilmektir. Söz oluklarının yanısıra –tabi söz de işler, her işin başı sözdür– söylem oluklarını da bilmelisiniz. Yani söylemlerin duvardaki küf –yazı– ile aynı düzene ait olup olmadığını anlamalısınız.
Aranızda bu işin meraklıları var, büyük uğraşlarla duvarlara yazdığınız aşk mektupları çok da eskilerde kalmadı ya? Ne güzel demlerdi ama! Yazılar yazabildiğiniz duvarların Halk adına söz söylediğine kani olduğunuz o demlerden beri kimileriniz hiç huzura eremedi, sanki öyle bir şey mümkünmüş gibi!
Bana sorarsanız duvarlara hiçbirşey yazılmamış olsa daha iyi olurdu. Hatta önceden yazılanlar da kaldırılsın. Mesela Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik (liberté, égalité, fraternité); çok yakışıksız. Sigara içilmez (défense de fumer); mümkünatı yok, hele artık herkes sigara içerken.
Yanlış bir taktik bu. Bunu önceden de söylemiştim, mektubaşka bağlamında (lettre d'(a)mur): Yazılan herşey duvarı pekiştirir.
Tamamen itiraz etmiyorum ama duvara bir şeyler yazmanın mutlak suretle gerekli olduğuna katiyen inanmamalıyız. Gerçi elverişlidir çünkü kimse duvara yazılar yazmasaydı (hangi duvar olursa olsun) o zaman duvarın ötesine bakabilme yönünde de adım atılmamış olurdu.
Bu yıl size bahsettiğim mantık-matematik ilişkileri biraz böyledir. Duvarın ötesinde ne var? Sizlere derhal bildireyim ki son tahminlere göre orada sadece ve sadece imkansızlık sinyali olan Gerçek var – duvarın ötesine ermenin imkansızlığı sinyali olarak, ama yine de Gerçek var.
Seminer 19’dan
Türkçesi: Işık Barış Fidaner






























Geri bildirim: Nüks — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Amur nehrinin suları dalgalanır — Sovyet türküsü | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Saikbilim — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER