(Dikkat: Spoiler)
Fleabag dizisi Brechtçi mesafelenme etkisi üzerine kuruludur: Kahraman sık sık kameraya dönüp doğrudan hitap ettiği seyircileri büyük Öteki konumuna yerleştirir (dördüncü duvarı kırar) [1]. Seyirciye zaman zaman gösterilen hatıralar da kahramanın büyük Öteki ile bastırdığı şeylerin geri dönüşünü sahneler. Ne kadar havalı ve fütursuz gözükse de kahraman hikayenin arkaplanını ve ufkunu oluşturan iki büyük travmayla sürekli cebelleşmektedir:
1) Somut travması partneri Boo’nun yakın zamanda ölmüş olmasıdır. “Böö!” diyen bu isim bir hayaleti çağrıştırır. Kahraman Boo’nun ölümünde oynadığı rolü bastırmaktadır: Erkek arkadaşını çalarak Boo’nun intiharvari “kazasına” sebep olmuştur.
2) Soyut travması ise birkaç yıl önce annesinin ölmüş olmasıdır. İki travma arasında açıkça ilinti kurulur: Annesine duyduğu sevginin Boo’ya beslediği sevgiye taşındığı belirtilir.
Kahramanın büyük Ötekisi ile bastırdıkları arasında bir dinamik süregider. En ilginç olay ise kahramanın yeni arkadaşı olan pederin mesafelenme dinamiğini aksatmasıdır. Kahramanın sık sık büyük Ötekiyle kurduğu temasları kesinlikle ruhu duymayan diğer karakterlerin aksine peder kahramanın büyük Ötekine yöneldiğini algılayabilir, muhtemelen Tanrıyla temas halinde olduğu için. Kahramanın ara sıra ruhen gidip geldiğinin farkına varan peder buna şaşırır. Bu durum kahramanı rahatsız eder çünkü bastırılanları görüntülerle perdeleme işini sürdürmesini zorlaştırır (böylece beşinci duvar da kırılmış olur). Pederin “Boo’ya ne oldu?” sorusuyla bu zorlaşma doruk noktasına varır. Buna karşılık kahraman Boo’nun başını salladığını hayal eder (“Hayır ölmedim” dermiş gibi) ve Boo’nun öldüğünü pedere söyleyemez [2]. Bu sahnede büyük Ötekinin bihaber hayalet oluşu kusursuzca temsil edilir: O şayet yaşıyorsa öldüğünü bilmediği içindir. Bir bakıma Boo Tanrı ile denk tutulmuştur. Bu çağrışım Boo’nun bir ginepig sahibi olmasına ve ginepiglere bayılmasına da anlam verir: Ginepig burada insanın kendi bilmezliğinin hayaletince sevilmesini ve ona ait olmasını sahnelemektedir [3]. “Kalemlerin arkasındaki silgilerle” vurgulanan bu temel bilmezlik öznelerin dikişsiz kalmasını gerektirir, bu yüzden Fleabag’de birçok karakter isimsiz bırakılmıştır.
Bir diğer önemli an kahramanın pederle sevişmesidir: Kadın kameraya uzanır ve onu başka bir tarafa çevirir. İlk baştaki Brechtçi mesafelenme kadının büyük Ötekinde yabancılaşması ise, pederin gelişiyle büyük Ötekinin aksaması da kadının yabancılaşmasını askıya alan ayrılmadır. Brechtçi mesafelenme etkisinin ikinci evresini oluşturan bu ayrılma, gerçeğin yanıtlarında iyice cisimleşir: Duvardaki bir tablo yere düşer, iki defa: (1) kahraman ateist olduğunu bildirince, (2) pederle öpüşünce. Gerçeğin bir diğer yanıtı da pederi zaman zaman ziyaret eden tilkidir (Hegel: tarihin kurnazlığı).
Ama belki de dizinin en vurgulu anları, bir adamın emriyle bir kadının diz çöktüğü iki sahnedir: (1) kahramanın günah çıkarma kabinindeki ruhsal çaresizliğini keserek peder ona diz çökmesini emreder, (2) bencil koca bıkmış usanmış karısının (kahramanın ablasının) adam gitsin diye diz çöküp yalvarmasını emreder. İki olayda da kadın emre riayet eder ama bunu yapmakla o adama tabi olmaz. İlk olayda diz çökmek kahramanın büyük Ötekisini deviren aşkı sahneler. İkinci olayda ise diz çökmek kadının sabrının mutlak sınırına vardığına delalet eder. İki olayda da diz çökmek kadının zayıflığını değil gücünü imletir. Bu eylem büyük Ötekinin bihaber bir hayaletten ibaret oluşunun öznel ikrarıdır, bu hayaletin büründüğü iki şekle de (yabancılaşma ve ayrılma) dişil özne daha yakından erişebilir.
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:
[1] Bkz “Dördüncü Duvar: Seyircinin Kurduğu Özdeşim, Beşinci Duvar: Muhatabın Duyduğu Yankılar”
[2] Bkz “Ölü baba rüyası ve arzuyla geçinmek” Jacques Lacan
[3] Bkz “Tabi muhakkak öyledir peki senin hamster’ın nerede?” Slavoj Žižek
































Geri bildirim: Hemseslenme — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: God = Boo: Big Other as Ignorant Ghost in Fleabag — Işık Barış Fidaner – Žižekian Analysis
Geri bildirim: Sinem Atik — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Şaka bitti / Şaka hiç biter mi? ~ Ezginin Günlüğü | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Fleabag: Şakacıktan Ölmüşlük Etrafında Sahnelenen Toplu İğdiş Mizanseni — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Perde — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Munzar Müşteri Başlatır (Kırk Tilki), Zuhal Mevcedar Noktalar (Kürkçü Dükkanı) — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Tavşan — özel sayı | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: IBF ile robo-söyleşi | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER