Espritüel Hemseslenme: Çince Şiirsel Yazıda Tonik Kontrpuan — Jacques Lacan

Hakikat insanları uyandırır mı yoksa uyutur mu? Hangi ses tonuyla söylendiğine bağlı. Sesli şiir okumak uyutucudur. Bu vesileyle François Cheng’in fikrini size ileteyim. Asıl adı Cheng Tai-tchen. Kültürümüzle kaynaşmak için François ismini öylece alıverdi, yoksa kendi sözüne sıkıca tutunmaktan vazgeçmiş değil.

O söz de şu: Çince Şiirsel Yazı (L’écriture poétique chinoise, Seuil). Bu kitaptaki tohumları almanızı çok isterim, özellikle de aramızdaki analistlerdenseniz.

Analist iseniz bir diğer analistin bazı kuvvetlerle çınlattığı kimi şeyleri algılarsınız, anlamdan daha başka bir şeyler algılarsınız. Anlam imleyen yardımıyla çınlatılır, ama bu çınlama pek ileri gitmez, cılız kalır. Anlam yaftadır, şiirsel yazılar ise sizi analitik yorumun zeminine vardırır.

Yazının bedensel çınlamanın şairane dışavurumu olmadığı kesindir. Buna rağmen Çinli şairlerin dertlerini yazıya dökmeleri çarpıcıdır, bizim de Çince yazıda tutunmamız gereken şiir kavramı budur:

Şiirin her türlüsü (özellikle de bizimkiler) yazarak (Çince şiirsel yazıyla) imgelenebilir, hayallenebilir, farzedilebilir.

Bu noktada bir şey daha sezilir. Çinli şairler yazmadan duramaz, yazmayamaz, evet, ama bir şey daha sezilir: Onlar yazıya indirgenemez, çünkü mırıldandıkları, ton değiştirdikleri vakidir. François Cheng’in benden önce dile getirdiği tonik kontrpuan budur: Yazı ton değiştirerek şarkı söylüyordur, zira tonaliteyi kaydırmaktadır.

Şiirsel müdahaleler bu kadar esinleyiciyse ben de size onlara başvurmanızı salık veririm, çünkü dilbilim yolunu şaşırmış bir bilimdir, yükselişini de şiirsellik konusunu dürüstçe işleyen Roman Jakobson’a borçludur. Mecaz ve mecaz-ı mürsel ancak bir başka işleyiş yetisini edinerek yorumda önem kazanabilir, o da ses ile anlam arasında sıkıca kurulan birliktir.

Doğru yorum semptomu söndürdüğü için “hakikat şiirseldir” denir. Bir sözün önemini algılarken mantık silsilelerine yaslanmayın (ben de zaman zaman onlara başvursam da). İki yanlı ele alınmayı hak eden konular elbette ki vardır ama söylem yasası gereği sürekli yeniden beliren karşıtlık sistemleri tam da aşmamız gereken unsurdur, bunun için de öncelikle hoşluk kavramını söndürmeliyiz.

Söyleyeceklerimiz hoş değil. Espritüel bir başka yankılaşım vardır. Espri hoş değildir, onun zemini hemseslenmedir veya Freud’un deyişiyle bir “ekonomi”dir. Ekonomiden daha muğlak bir kavram yoktur ammavelakin ekonomi bütün değerlerin kurucusudur.

Değerlenmeyen bir pratik (worthless/priceless), işte biz de bunu kurarız.

Seminer 24’ten

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Herşey Bayan Beyan Ortada: İkileme İmleyeni Önbastırılmıştır

yersiz-cinli

7 Yorum

Filed under Çeviri