Tüm-yankılaşım: Belki bir gün insanlığın söylemi kendi metniyle berrak semalarda öpüşüp barışıverir, kimbilir? — Jacques Lacan

Özne, bireyin “öznel” yaşantısının çok ötesindedir.
Özne, tam olarak varabildiği hakikat kadar ötededir…

Evet, öznenin kendi tarihsel hakikati kendi senaryosunda noksandır.
[eğer özne bir oyuncuysa yönetmenden sadece kendi repliklerini alabilmiştir]
Ama bu noksanlık yüzünden canını yakan toslamalarda…
Onun kendi bağ yeri bellidir yine de…
Ona hiç/pek ferahlık tanımayan en karışık sayfalarda bile [1].

Öznenin bilinçdışı, başkasının söylemidir.

Bu gerçek özellikle Freud şu konuya eğildikçe iyice netleşir:

Çözümleme bağlamında tezahür eden telepati [2]

Bu telepati, öznenin sarfettiği sözlerin katiyen bilemeyeceği olgularla rastlaşmasıdır. Çünkü o esnada o gündemler analizcinin katıldığı bir başka bağlamda süregitmektedir. Dahası o rastlaşmaların çoğu tamamen sözel hatta sesteş örtüşme veya yakınsamalardır. Eğer eylemliyse de çözümlenmekte olan bir başka yetişkin veya çocuğun eyleme döktüğü şeylerdir.

Söylem ağlarında yankılaşan iletişimdir bu [tüm-yankılaşım]. Bu kapsam iyice irdelenirse herkesin başına gelen benzer olgular da aydınlatılabilir.

Belki günlerden bir gün…
insan söyleminin tüm-mevcudiyeti (her yeri saran varlığı)
kendi metninin tüm-ileşimiyle (her yerden her yere akışıyla)
berrak semalarda öpüşüp barışıverir, kimbilir?
O büyük gün gelince söylem metne daha iyi ayak uyduracak demiyorum tabi [3].

İşte bizim alanımızda iki taraflıymış gibi [analist-analizan] kutuplaştırılan yaşantı aslında budur, onu ikili bir yapıya sokmak hem teoride yetersiz kalır hem de tekniğimizi ziyan eder.

“Psikanalizde Söz ve Dilin İşlev ve Alanı”ndan

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

[1] ç.n. Bkz “Saçmantıklı Bilmece”, “Peter Pan çocuklarla Hiçpekora yolunda (Neveryland)” James Matthew Barrie

[2] ç.n. Bkz “Bu malumat beni çarptı: Dr Forsyth, Herr von Vorsicht, Feraset Efendi” Sigmund Freud, Maria Pierri

[3] ç.n. “The omnipresence of human discourse will perhaps one day be embraced under the open sky of an omnicommunication of its text. This is not to say that human discourse will be any more in tune with it than it is now.” “L’omniprésence du discours humain pourra peut-être un jour être embrassée au ciel ouvert d’une omnicommunication de son texte. Ce n’est pas dire qu’il en sera plus accordé.” Bkz “Eleşim → İleşim → Üleşim”

4 Yorum

Filed under Çeviri

4 responses to “Tüm-yankılaşım: Belki bir gün insanlığın söylemi kendi metniyle berrak semalarda öpüşüp barışıverir, kimbilir? — Jacques Lacan”

  1. Geri bildirim: Psikanaliz Bir Ekholojidir — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER

  2. Geri bildirim: Yankı — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER

  3. Geri bildirim: Yankılaşım — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER

  4. Geri bildirim: ChatGPT 101: Fıkra Kurgulayan Solaris | YERSİZ ŞEYLER