(öncesi: Has-et: Ben onu bilmem, terbiyesizleşme!)
İşte aynı hastadan masum bir rüya daha, öncekinin eşleniği:
Kocası kadına sormuş:
— Sence piyanoyu akort ettirmek gerekmez mi?
O da yanıt vermiş:
— Yok değmez, zaten çekiçler bakım istiyor.
Bu rüya da gerçek bir olayı yineliyordu; önceki gün kocası aynı soruyu sormuş ve benzer bir yanıt almıştı. Peki neden rüyaya girmişti? Kadın bana piyanonun iğrenç bir kafes gibi delik deşik olduğunu, çirkin gürültüler çıkardığını ve evlenmeden önce kocasına ait olduğunu söyledi (analizde bu sonuncu fikrin ters döndüğü anlaşıldı). Çözümün anahtarı ‘değmez’ sözü oldu. Bu sözü önceki gün arkadaşına uğradığında söylemişti; onu karşılayan kadının davetini şöyle geri çevirmişti:
— Ceketini çıkarsana?
— Yok sağol değmez, hemen çıkacağım.
Bana bunu anlatırken hatırladım ki önceki analiz sırasında birdenbire ceketini tutup açılan bir düğmesini iliklemişti. Yani şöyle diyor gibiydi: ‘Lütfen bakmayın, değmez.’ Piyanonun ‘kafes gibi’ olması da ‘göğüs kafesi’ olmasıydı (Kasten, Brustkasten). Rüyayı yorumlarken ergenliğinde vücudundaki fiziki gelişmelerden memnun olmadığını anlattı. ‘İğrenç’ ve ‘çirkin gürültü’ ifadeleri dikkate alınırsa bu rüyanın daha önceki olaylara da atıf yaptığı kesindir çünkü hem imalarda hem de rüyalarda kadın vücudundaki küçük bombeler büyük bombelerle ikame edilir veya zıtlaştırılır.
Rüyaların Yorumu
Türkçesi: Işık Barış Fidaner






























Geri bildirim: Has-et: Ben onu bilmem, terbiyesizleşme! — Sigmund Freud | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Devir — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER