Balon olup uçan çocuklar: Nereden bileceksin? — mesel

Asrın afet mahallinde Sera Kadıgil bir başka kadı kızı yoldaşıyla birlikte dolaşıyordu.

Derken derin düşüncelerden sıyrılarak “Yol açtıkları şu enkaza baksana” dedi, “eğer biz hesap sormaktan korkarsak enkazda balon olup uçan o çocuklar dönüp yüzümüze tükürmez mi?”

“Sen çocuk değilsin ki, depremzede de değilsin, afet mahallinde bir misafirsin” dedi kadı kızı, “enkazdaki çocukların balon olup uçtuklarını nereden bileceksin?”

“Sen ben değilsin ki” dedi Sera Kadıgil, “benim çocukların balon olup uçup uçmadıklarını bilip bilmediğimi nereden bileceksin?”

“Velev ki depremzede çocuklar sahiden balon olup uçmuşsa bile” dedi kadı kızı, “geri dönüp yüzümüze tüküreceklerini nereden çıkardın?”

“O kadarcık kimlik siyaseti yapacağız elbette” diye izah etti Kadıgil, “unutma ki ahlaki üstünlük kurmamız gerekiyor.”

yy: IBF

Bkz “Balıkların sevinci: Nereden bileceksin?” (Zen meseli), “Yabancılaştıran Velev Ki: Ölümcül Etmen” Jacques Lacan, “Asrın Zarafeti: Leyla ile Mecnun” (mesel), “Sıla Büyü Çiçeği ve Gür Ait Hatun Berk” (mesel), “Enkazla Balon” ~ Sertab Erener, “Aşka Dayanmak: Semptom Ego’nun Ötekisidir, Semptom Düşerse Ego da Düşer”, “İçerikleri İçeren Bilirbilmezlik Balonu: Yazılama ve Yazıklanma”

7 Yorum

Filed under Kurgu, Şey