O fidan o toprağa dikilecek! — fıkra

(eşlenik yazı: Radikal fayda: Fidanın kökleri fay’da)

Elinizde bir fidan varsa Mesih’in gelişini haber alsanız dahi yine de gidip adamı selamlamadan önce o fidanı o toprağa dikiniz! (Yahudilik)

Ben geldim! E hani fidanları dikmemişsiniz? Hoşgeldin beş gittin demekle olsaydı! Valla sizden herşey beklenir hayırsızlar! Peygamber görseniz çarmıha gerersiniz! (Hristiyanlık)

Elinizde bir fidan varsa kıyamet kopsa dahi yine de helak olmadan önce o fidanı o toprağa dikiniz! (İslam)

Olmayan Tanrı ile Hayırsız Kul hoşbeş ediyor.

OT: Bak ayaktasın hazır elin değmişken şu fidanı da dikiversen?

HK: İyi de hocam ne gerek var ki şu anda kıyamet kopmuyor mu zaten?

OT: Hayırsız! Ben hiç seni helak ettim mi! O fidan o toprağa dikilecek!

HK: Nasıl helak edeceksin, yoksun ki meydanda, yüzünü gören cennetlik!

OT: Anlayışsız! Ben onu mu dedim? Ne fidanmış arkadaş! Diksen ölür müsün?

HK: Dikersem de ölüyorum dikmezsem de ölüyorum, ben ne anladım bu işten?

OT: Bak kulcuğum anan baban sana öğretmedi mi: Tanrıyla pazarlık edilmez!

HK: Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür! (el kol hareketleri yapar)

OT: Yaşamakta ne varsa? Öğüt dinle! (parmak sallar)

HK: Yaşamakta ne varsa öğüttüm dininle, aa yetti ama! (sinirlenir)

OT: Ayetti ama!! (kutsal kitapları çıkarıp gösterir)

HK: Ayet değildi! Aittim ben… (gözünden iki damla yaş süzülür)

OT: Aa yittim ben… (pelerin örtüp kaybolma numarası yapar)

HK: A ittim mi ben? (şaşkın)

OT: İt bari… (alaycı)

HK: İtibari. (ironik)

Bana bak insan, Arz’ın her yerinde bitkileri filizlendiren bütün tohumları sana eksiksiz teslim ediyorum, Arz’da meyve veren her ağacın meyvesinden tohumlar çıkacak; onlar senin etindir. Arz’da gezen her hayvana, havada uçan her kuşa ve toprakta sürünen her canlıya da et olsun diye yeşil bitkileri veriyorum. (İncil)

Bkz “Tanrı insanı kendine put yaptı: Cuma fragman, Cumartesi film” ~ İncil

5 Yorum

Filed under Kurgu, Şey