(Kuşlar Eyüp’e gülerdi
Ciğerini oyardı ötüşleri
Ve sağanaklar yağarak sürekli
Eyüp’ü üşütüp sırılsıklam ederdi
Her gün ufuktaki kuru aydınlık yere bakarak
Kilometrelerce yürüyordu Eyüp mırıldanarak)
‘Eminim bitecek bu sağanak
Eminim vakti doldu dolacak
Şimdi boşansa da kovadan
Eminim ki yarın yağmayacak’
Damla damla doldukça kuşkular gözüne
‘Yalanlara batmışım’ dedi, ‘yıpratıyorsun
Ama mademki bunu bu kadar istiyorsun
Varsın öyle olsun
Varsın öyle olsun
Varsın öyle olsun’
Ağaçlar fısıldadı ona
Rüzgar çığırdı kulağına
‘Sendeki bu lekeli kanları
sivrisinek bile yutmaz ki
Gebertir seni inşallah
Dua edeceğin o Allah’
Bir gün Eyüp de ona bağırdı
‘O insanların aileleri belliydi
Onlar ailelerin insanları değildi
Senin gibi Allaha inanmam ben
İnşallah sel süpürür senin işlerini
İnşallah sel süpürür senin işlerini’
O anda bulutlar dağıldı
Ve Eyüp günışığına çıktı
Eyüp’ün Allahı kendi kasırgasına kapıldı
Ve durup durup homurdandı
‘Eminim bitecek bu sağanak
Eminim vakti doldu dolacak
Şimdi boşansa da kovadan
Eminim ki yarın yağmayacak’
(Job’s eyes)
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
Buffy’nin The Pack bölümünde çalar.






























Geri bildirim: Eyüp — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Saturni Id — special page | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Slavoj Žižek: Sapkın Kılavuz İdeoloji | YERSİZ ŞEYLER