(öncesi: Hayırsız Oğul Gaia Kuyusunda Ne Arıyor? Histeriye Obsesyonel Freakshow Bakışı)
Bu yazı Ah Belinda (1987) ile ilgili, Oh Belinda’ya (2023) sonra bakacağım.
Birbirini çağrıştıran iki eseri anımsayalım:
1) Asiye nasıl kurtulur? (Vasıf Öngören, 1969, konu: fuhuş)
2) Fatmagül’ün suçu ne? (Vedat Türkali, 1986, konu: tecavüz)
İki eserde de güzellik kadını lanetlemiştir. Aaahh Belinda (1986) filminde Asiye rolünü oynamakta ‘vasıf öngören’ tiyatrocu Fatoş’u canlandıran sinema oyuncusu Fatoş Sezer bu iki eseri bir arada çağrıştırır (filmi çeken Atıf Yılmaz da Vedat Türkali’nin damadıydı):
Böylece ‘güzelliğin laneti’ listesine üç öğe daha eklenir:
3) Serap’ın ne kabahati var? (konu: reklamda oynamak)
4) Naciye ne yapsın? (konu: evlilik)
5) Seniye ne yapmalı? (konu: kurumlar)
Medeniyetin bünyevi çelişkilerini tezahür ettiren bu beşlemeyi tanımlayalım.
Beşli Medeniyet Saçmantığına göre kadının güzelliği:
1) Fuhuşta ticaretle lanetlenir.
2) Tecavüzde tahakkümle lanetlenir.
3) Reklamda medyatik kanalizasyona sokulur.
4) Evlilikte evhanımlığı kafesine sokulmuştur.
5) Kurumlarda yine fantazilere tabi kalır.
Film iki paralel evrende geçer: Serap birinci evrene aittir, ikinci evrene geçince cehenneme düşmüş gibi olur, kendi ‘ev’renine dönebilmek için yabancı evrendeki baskılara inatla direnir ama –bir paradoks/saçmantık gereği– ne zaman ki pes edip kötü evrene teslim olur, o zaman eziyet evresini geride bırakıp kendi ‘ev’resine geri dönebilir. Şimdi aşamaları en baştan alalım, birinci evrende:
1) Serap tiyatroda Asiye’yi oynayarak Fatoş’u sinirlendirir.
2) Serap reklamda Naciye’yi oynayarak Fatoş’un dalga konusu olur.
Fatoş’un derdi şöyle özetlenir: Tiyatroda Asiye’yi oynayan kadının asi ve havalı olması gerekirken reklamda Naciye’yi oynayan kadın narenciye gibi metalaşmıştır. Aynı Fatmagül gibi Fatoş da skandalöz hislere kapılmıştır ama neyin ne bakımdan ihlal edildiğini izah etmesi Fatmagül’den daha zordur:
Suat: Hepimiz bu işi sürdürebilmek için paralanıyoruz işte.
Fatoş: Sen de pek paralanıyorsun ya!
Tiyatrocu: Hesap işi bunlar… onlar seni kullanacak sen de onları.
Fatoş: Bok kullanırsın sen onları, elini verdin mi… Amaan! Bana da dert oldu ha, her koyun kendi bacağından.
Huzursuzluğunu görenler (özellikle de ‘eski sevgili / öteki karşıcins’ konumundan) onun kıskançlığa kapıldığını düşünse de Fatoş aslında ‘tenezzül iğrentisine’ kapılmıştır [1] yani Ego inşa eden obsesyonel bir tepki değildir bu, bilakis Ego inşacı obsesyonlardan beslenen sapkın skandala (güzelliğin lanetine) verilen histerik bir tepkidir. Ama histerik özne de bünyevi bir çelişkiye düşer: Tenezzülden iğrenen biri tam da iğrendiği tenezzül konumuna düşerek kendi Ego inşasına daha da yabancılaşır. Histeri obsesyon (takıntı, saplantı) değildir ama yine de zorlantılıdır. Şimdi klasik iki öğeli Madonna kompleksini genişleterek altı öğeli Fatoş müşkülatını kurgulayalım:
Madonna kompleksi:
Nasıralı Meryem (anne) / Mecdelli Meryem (fahişe) [2]Fatoş müşkülatı:
Asiye’nin kendisi (fahişe) / Asiye’yi oynayan Serap (tiyatrocu)
Naciye’nin kendisi (evhanımı) / Naciye’yi oynayan Serap (reklam oyuncusu)
Asiye’yi oynayan Fatoş / Seniye’yi oynayan ‘Naciye Serabı’ (‘şeytansın sen!’)
Seniye’yi oynayan ‘Naciye Serabı’na ‘şeytansın sen!’ diyen iş arkadaşı Feride, onun tiyatrocu olmasına tenezzül iğrentisi duyan Fatoş’un öbür yüzüdür:
Naciye Serabı: Bana bak benim adım Serap sakın Naciye deme tamam mı?
Feride: Kız şeytansın sen ahaha! (tiyatroculuk sana pek yakıştı!)Fatoş: Siz gerçekten tiyatrocu olmalıymışsınız canım! (şeytansın sen!)
Naciye Serabı: Siz de ev kadını.
Sonuç olarak Fatoş müşkülatının açılımı şöyledir:
Havalı asi kadın serabının sınırları fahişelik temsilleriyle çizilmiştir.
Reklamcılık kadını metalaşırarak bir narenciye serabına dönüştürür.
‘Sen niye narenciye serabısın?’ diyen kurum tenezzül iğrentisine toslar.
Fakat ikinci evrende işler daha da müşkülleşir:
3) Serap bu sefer gerçekten Naciye’nin evhanımlığı kafesine düşmüştür.
4) Belki sahiden Naciye’dir de (reklamı izleyip) Seraplık hezeyanına düşmüştür.
5) ‘Naciye Serabı’ Doktorlara Asiye’yi canlandırır ama hap verip uyutulur.
6) ‘Naciye Serabı’ Seniye’yi oynayınca ‘Sen niye?’ müdahalesine toslar.
7) ‘Naciye Serabı’ evhanımlığı kafesine teslim olunca romantik cıvıklığa düşer.
Sahneye fırlayan ‘Sen niye?’ müdahalesini ‘Seneye herşey çok güzel olacak’a bağlayan romantik cıvıklığı katettikten sonra Serap birinci evrene geri döner. Evren geçişlerinin anahtarı bellidir: Hem cehenneme düşüren hem de cehennemden çıkaran geçit yeri Hulusi beyin ‘bıyık altından gülen’ hulusinatif bakışlarıdır [3]:
Hulusinasyon (eril düşlem) tenezzül iğrentisini ‘şeytansın sen!’ ile denkleştiren paradoksal/saçmantıklı geçit noktasıdır. Žižek’in de vurguladığı bu anafikrin dümdüz ifadesi şöyledir: Kadın ancak erkeğin fantazisine tabi olduğunu ikrar ederek kendini kurtarabilir [4]. Kadının eril düşlemle imtihanı ikinci evrende sahnelenir (eril düşlem, ya sahiden erkeğe ait olan ya da kadınların erkeğe atfettiği düşlemdir):
1) Hulusinatif bakışlı Hulusi’nin ‘Canım karıcığım…’ sarılması üzerine şampuanla yıkanmış saçları fönle –yok– başörtüsüyle –yok– eşarpla örtmesi
2) Koşa koşa gidilen suratsız Suat’ın ‘Buyrun bayan?’ yapmacıklığı üzerine ‘Bu kadar da paspal numara beklemezdim senden… İyi eğlenceler! Puh!’ tepkisi [5]
3) Taksicinin taksimatçı bakışları üzerine bedeli hulusinatif Hulusi’ye ödetmesi
4) Doktorlar ikna olsun diye dokuz doğururken ‘Ben sadece tiyatrocuyum, banka işlerini Suat halleder’ deyip Asiye’yi canlandırması
5) Suat’ın ‘kahve eline yakışır’ demesi üzerine ‘benim işim tiyatro!’ demesi
Bu imtihanı dümdüz cinsiyet farkı yerine ilintili nevroz türlerine tercüme edersek: Histerik özne açısından obsesyonel düşlemlere ya teslim olmak ya da onları manipüle etmek mecburidir, histerik öznenin sağkalımı obsesyonel düşlemlere tabidir. Fakat filmin bitişinde sahnelenen paradoks/saçmantık gereği, obsesyonel düşleme direnmek histerik özneleri daha tabi kılarken, obsesyonel düşleme teslim olup onu katetmek histerik özneyi daha serbest kılabilir. İşte İsa’nın meşhur ‘Size vurana öbür yanağınızı dönün’ öğüdü bu şekilde okunmalıdır. Serap ve Naciye’yi kadının iki yanağı gibi düşünürseniz, Serap’a vuran düşlemlere Naciye yanağını dönmek Serap’ı da serbest kılabilir. Serap’ın Naciyelik korkusunu açımlamak için Atıf Yılmaz film boyunca Ödip, Elektra ve iğdiş müşkülatlarına ‘yılmadan atıf yapar’:
— Babasını sevmeyen oğul annenin sırtındayken kız da babanın sırtında
— Babuşkanın ‘pipin düşer’ tehdidi ve iğdişçi Dunganga anti-ninnisi
Ayrıca klasik Freudcu müşkülatlara ek olarak finaldeki romantik cıvıklığı (pasifist anlamda ‘öbür yanağı dönmek’) besleyen anti-Ödipal müştemilat gelir:
— Hulusinasyona karşı tedbiren çocuğu ana baba yatağına sokmak
— Ataerkil yetkilenme yerine Kayınvalidatör Babuşkanın her işe karışması
— Koca kadar babaya da sirayet eden Hulusinasyonla gelen dev pişmanlıklar
— Yemek tarifine eşlik eden ‘ağzını yıka yoksa fareler kemirir’ (Dunganga v2)
— Anne mezarında ağlayan baba ve kocayla aberaber romantik cıvıklaşma [6]
Bütün bu müşkülatların saç hijyeni etrafında kurgulanması da Fleabag S02E05’teki ‘Saç herşeydir!’ tezini kanıtlar ve Friends S02E01’deki ‘Umut var mı doktor!’ şakasını ciddiye bindirir [7]. ‘Kaliteli ve hesaplı’ bir şampuanın saçlardan temizlemesi beklenen ‘leke’ (obsesyonel düşlem açısından) bizzat histerik öznenin kendisi olduğu için, şakacıktan canlanan dev şampuan şişesini Ödipal bir pipi gibi iğdiş edip yere düşürerek film noktalansa da saçlar yıkanamayınca ruh kemiren anti-Ödipal fareler gezinmeye devam eder. İşte Ah Belinda’nın özeti ve Fatoş müşkülatının anlam ve önemi bundan ibarettir (Aaahh Belinda Ekim 1986’da Altın Portakal Film Festivali’nde birinci seçildi).
Serap: Fatoş’tan da amma Asiye olurdu ya!
Suat: Amaan Serap!
Serap: Hah bir bu eksikti. İki kelime konuşsan aynı onun gibi başlıyorsun. Amaan! Kendini de çok şirin sanır. Amaan!
Suat: Of başladık yine…
Tiyatrocu: Hadi sallanmayın Ece’ye gidiyoruz… (link)
Şimdi de ‘lambaya püf’ deyip Oh Belinda’ya bakalım…
(sonrası: Oh Belinda: Cheat Codes)
(sonrası: Barış Pir, Has An: Gökte Ararken Yerde Bulmak: Dallarda Ararken Kökte Bulmak)
Korkma Evladım derlemesinde incelenen filmleri gözden geçiriyorum.
(sonrası: Jean Babanın Pirus Seferleri: Stalin Franco = Stealing Francs / Stealing French / Stealing Frankly)
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:
[1] Bkz “Kadın arzudaki tenezzülden iğrenir” Jacques Lacan
[2] Bkz “Nasıralı Meryem ve Mecdelli Meryem: Nasıloralı Mücelladonna’dan Nahsıralayan Mücellat’a”
[3] Bkz “Hulusi nasıl yoğun! Halüsinasyon: Rüyalarda uyarılma geriye doğru taşınır” Sigmund Freud
[4] Bkz “Kadın babanın-adlarından birisidir” Slavoj Žižek
[5] Bkz “Buyrun bayan! : Eleştirel Beyefendinin Şampiyonluk Kulpası”, “Paspar Tuhafiye”
[6] Bkz “Öldüğünü Bilen Anne veya Doğa Hayaleti”
[7] Saç da sinir sistemi gibi deri dokusundan gelir, uzaması da dürtü gibi süreklidir, hayvan kürkünün aksine iğdiş/traş gerektirir. Nasıl ki bitkilerde sıkan dallar budanırsa, ruhta da skandallar buddha’nır. Bkz “Hermetik Deri”, “Agu Agu Agu: bien et du mal vs. bön etti mal”

































Geri bildirim: Hayırsız Oğul Gaia Kuyusunda Ne Arıyor? Histeriye Obsesyonel Freakshow Bakışı — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Oh Belinda: Cheat Codes | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Belinda — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Kafası karışık (mental disorder) | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Jean Babanın Pirus Seferleri: Stalin Franco = Stealing Francs / Stealing French / Stealing Frankly — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Dunganga oluyor insan | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Hayri’nin Hayrını Gör! Kızılçamın Psikozalak Tohumları — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Çatma Evladım — özel sayı | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Her Öznenin Kendi Ego İnşasından Firar Planı — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Sinem Atik — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Barış Pir, Has An: Gökte Ararken Yerde Bulmak: Dallarda Ararken Kökte Bulmak — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Berber / Barbar Perdesinde Pirler, Periler, Pireler — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Bilendam, Issıza dam, Biz/Nos İnşası: BİZ Brütüz! Sezarın Hakkı Sezara (Bıçakları Hazırlayın) — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Amayurt Hotel: Shadows of Deception — ChatGPT – Žižekian Analysis
Geri bildirim: Anayurt Oteli: Gebertçek Bey — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Öznenin Nesneye Yaklaşımında Uygarlaşma — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Defne Dallarından Taç: Tenezzül İğrentisi — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Hulusi nasıl yoğun! Halüsinasyon: Rüyalarda uyarılma geriye doğru taşınır — Sigmund Freud | YERSİZ ŞEYLER