Zuhal: Bir tanecik ışıg zavallı bencağıza zor yetişirken başkaları tabikide güme gider — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Kediköpek insan mı?)

Zuhal‘i (2021) anlamak için gereken çerçeveyi önceki yazıda çizdim, şimdi de filmdeki öğeleri gözden geçirelim. Astrolojide Zuhal (Satürn) kısıtlamalarla ilgilidir, film boyunca insanların simgesel düzene sınır çizme çabaları bu kapsama girer: Zuhal hanım apartmanda kedi sesleri duymaktadır fakat başkalarını buna inandırmakta epey zorlanıyordur. Ayrıca bu kedi sorunu eve gelen dev bir dolap koridora sıkışıp kalınca başlamıştır ve dolap oradan çıkarılınca bitecektir.

Kedi-dolap senkronu farklı yorumlara açıktır:

1) Arayıp bulamadığı kedi-semptomuyla özdeşleşen Zuhal apartman boşluğuna miyavladıktan sonra koridorda sıkışıp kalmış dolabın içine girer ve aynı kediler gibi karanlıkta içerilmekten huzur bulur, hatta tam o hazneye girdiği esnada dolabın kenarından fantastik bir kuyruk bile sarkıtılmıştır.

2) Dil gibi yapılanmış bilinçdışı açısından ‘kedidir kedi!’ izahına muhtaç sesler ‘yoksa bazı dolaplar mı dönüyor?’ veya ‘dolap çevirmekle ilgili sorunlar’ çağrışımlarıyla desteklenmiştir. Daha filmin başında karısına telefondan görüntülü bağlanan koca ‘eve gelen dolabı nasıl çevirmeleri gerektiğini’ anlatarak işçilerin başına dolapçıbaşı kesilir.

3) ‘Dolap çevirmek’ eğer ‘algı yönetimi’yse (insanları şu veya bu gerçekliğe ikna etmek) bir yanda apartman toplantısından çıkarken Zuhal’in peşine takılıp ‘Evet sahiden kedi var, nasıl da haklısınız!’ diyen erkek komşu, öbür yanda ‘Evet ben de duydum, nitekim satır aralarında hep kediler duyarız…’ diyen asistan kızcağız, insanların ilişkilenmek için ‘güzel güzel dolap çevirmesi’ gerektiğini vurgulayan örneklerdir.

Filmde Zuhal’i bazen rahatsız eden bazen de hoşlaştıran bütün sesler (araba alarmı, telefon sesi, kapı zili, bebek ağlaması, hatta teleseks) ‘bir kedi miyavlıyor = bir dolap dönüyor’ versiyonlarıdır; ‘bir çocuk dövülüyor’ gibi okursanız bunların altından ‘sevmediğim kediyi benim için hapsetmişler’ veya ‘hapsolan kedi bizzat benmişim nayır nolamaz’ gibi ek yankılar duyulabilir.

‘Benim duyduğumu sen de duyuyor musun?’ diyerek gerçekliği beraberce teyit etme kıstası [1] kuantum fiziği tartışmalarında da gündeme gelmiştir. Einstein’ın ‘Tanrı kumar oynamaz’ itirazına karşılık ‘Sana mı soracak?’ cevabını yapıştıran Bohr’un bulanık gerçekliğine itiraz eden önemli bir bilimci de Erwin Schrödinger’di:

Fiziki gerçekliğin tek alamet-i farikası ‘herkesçe paylaşılan’dır, topluluktur. Günlük yaşamda bu kıstasa başvurmamız hiç de ender değildir: Benim duyduğum uğultuyu sen de duyuyor musun? Acaba ocağı açık mı unuttum, yoksa sokaktan gelen bir ses mi var, belki de sadece kulağım çınlıyordur?

İşte bana sorarsanız Kopenhag epistemolojisi bu kıstası ikrar etmiyor, hatta umursamıyor bile; aksine maddi dünyayı tek bir gözlemciye tarif etmekten duyduğu memnuniyetle tekbencilik fiziğine savruluyor (oysa aynı dünya başka gözlemcilere başka türlü tarif edilebilirdi). Bu tekbencilik deney analizinde başvurulan ifadelerin diline dahi yansıyor: Çoğul şahısla ‘biz buluruz’ veya ‘biz ölçeriz’ yerine tekil şahısla ‘ben bulurum’ veya ‘gözlemci bildirir’ deniyor.

Siz gene de bunlara fazla şaşırmayın. Sonuçta gama ışını mikroskobunda elektronun yerini bana açığa vurması beklenen bir tanecik ışıg (lightquant) zavallı bencağıza zor yetişirken başkaları tabikide güme gider.

(Schrödinger, 1958, Enerji istatistiksel bir kavramdan mı ibaret yoksa?)

Demek ki Zuhal’in film boyunca apartmanda arayıp sonunda bulup kurtardığı Ψ’cik Schrödinger kedisidir bir bakıma [2]:

Açtırma kutuyu söyletme kediyi!

(sonrası: Zuhal ve Toz Bezi: Türkişkürdimüşkülat)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Benim duyduğumu sen de duyuyor musun?” Noel şarkısı

[2] Bkz “Sen siz olmaz! Sen siz olmaz!”, “Kuantum Sıçraması Esas İmleyendir”, “Tikelsiz Tekil: Tekir”, “Understanding Quantum Mechanics: Schrödinger’s Cat Experiments”, “Pan-Zühre’den Süper Zuhal’e: Kova Çağında Karşıtların Birliği”

11 Yorum

Filed under Şey