Jaklakanya turistleriyle kurduğu faydalı iletişimlerle tanınan AY dünkü toplantıda –sevinci gözlerinden okunmak suretiyle– resmen yerliş bir Jaklakanya vatandaşı olmuştur [1].
Sanatçı konuk ŞT’nin “iyi bir oyuncunun kendine O diyebilmesi gerektiğini” bildirdiği birinci bölümün ardından Freud’un “O neredeyse Ben oraya varmalıyım” (Wo Es war soll Ich werden) düsturuna riayet eden AY toplantının sonunda kürsüye çıktı.
Her iki lafının arasında Ben vurgusuyla çeşitli görüşler bildiren AY “iki mırıltının arasında varoluyoruz sahiden, şüphesiz hep aynı şarkı” diyerek kendi Ego inşasını “ünlü yazar” B’ye bağlamakta gecikmedi.
Fakat Lacan’la hayali düzeyde hemhal olan AY’nin Ego inşasına tutturduğu iddialar arşa uzanmaya başlayınca Jaklakanya ileri gelenlerinden ZE “iki mırıltı arasına girerek” vaziyete el koyma gereği duydu:
AY: …burda bana şunu düşündürdü: Bilginin sınırı hakikatin başlangıcıdır. Yani bitti diye başlayan şey aslında varoluşa karşı bir ufuk açmalı denilebilir, bir açmazı ortaya çıkarmalı denilebilir, dolayısı…
ZE: Hakikati mi gerçeği mi? Araya giriyorum…
Geçmiş pratiğinde bilgi/hakikat perdesini bir ters bir düz çevirerek turistlere CE-EEE! yapan AY ZE’nin müdahalesiyle küçük çapta bir şok yaşadı. Çünkü Yerliş Jaklakanyalılar çoğu zaman Möbius şeridinin hep aynı yüzünde yürümeleriyle bilinir, üstelik Möbius’u tersyüz etmenin lanetli bir eylem olduğu inanışı yaygındır. Sözgelimi bu inanış nedeniyle toplantıda söz alan NB “Žižek’i genellikle sevmediğini ama Hiçten Az kitabının gayet güzel olduğunu” bildirmiştir.
AY’nin “her iki mırıltı arasına soktuğu” Ben vurgusundan geri adım atarak Yerliş Rehber rolüne ısınıp ısınmayacağı Jaklakanya’nın hem yerlileri hem de turistleri arasında merak konusudur.
Notlar:
[1] Bkz “Jaklakanya Seyrüseferi 4: Turistik Animatör, Yerliş Rehber, Gerçek Rehber”, “Süleyman Rahatçıgil’in yanına oturdum ve bana dengi gibi davrandı, gayet yerlişçe” Sigmund Freud






























Geri bildirim: İklim — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Eviri — derleme | YERSİZ ŞEYLER