Nazar & seda normatif toplumsal ilişkilere utanç & suçluluk kılığında nakşedilir.
Utanç belli ki Öteki’nin nazarına bağlıdır: (kamusal) Öteki benim çıplaklığımı görünce, kirli mahrem yönlerim kamuoyuna teşhir edilince utanırım.
Suçluluk ise başkalarının beni nasıl gördüğünden, benim hakkımda neler söylediğinden bağımsızdır: Suçluluğumu kendi içimden duyarım, suçluluk baskısı içeriden gelir, varlığımın nüvesinden yayılan bir seda bana seslenir ve beni suçlandırır.
Dolayısıyla ‘nazar/seda’ karşıtlığı hem ‘utanç/suçluluk’ hem de ‘Ben İdeali / Üstben’ karşıtlığına bağlanmalıdır: Üstben bana dadanarak beni suçlandıran iç sestir/sedadır, Ben İdeali ise beni utandıran nazardır.
Bu ikili karşıtlıklar geleneksel kapitalizmin günümüzde hakim olan hazcı-müsamahakar versiyonuna nasıl dönüştüğünü kavramayı sağlar:
Hakim ideoloji artık maruz kalanları utandıran Ben İdeali nazarı aracılığıyla işlemez, Öteki’nin nazarı iğdiş edici gücünü yitirmiştir; iğdiş artık ayıpçıl bir Üstben buyruğu aracılığıyla işler ve (simgesel yasakları ihlal edenleri değil de) tam zevk alamayanları, asla yeterince zevk alamayanları suçlandırır.
Kendini Tutamayan Boşluk’tan
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
Bkz “İdeal Ben, Ben İdeali, Üstben, Arzu Yasası” Slavoj Žižek, “Nazar ile Seda” Renata Salecl, Slavoj Žižek, “Sandalye: Utandırılma Kaygısını Suçlanma Korkusuna Çevirememek”






























Geri bildirim: Gayrıresmiyet — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Asansör — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Saikbilim — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Hesap Günü: Sinema ve Spor Aboneliğinden Çıkmak Neden Bu Kadar Zor? | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Day of Reckoning: Why Is It So Hard to Get Out of Cinema and Sports Subscriptions? – Žižekian Analysis