Tag Archives: Asansör

Sosyal Medyada Üç Nakış: Hayali, Simgesel, Gerçek — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Sosyal Medya ve Üç Nakış: Hayali, Simgesel, Gerçek)

Önceki şemayı güncelliyorum çünkü hayatlar sosyal medyaya entegre edilince Facebook tarzı taahhütler (iş, aşk, vb.) yerine Youtube tarzı taahhütler baskın çıktı (podcast, program, vb.). Videotik simgeselin gerçek sınırı da X-Twitter’daki laflar yerine Tiktok’taki tiklerle çiziliyor (parapraksis). Hepsinin hayali dolgusu yine Instagram’da süregiden mıncıkland.

Hayali (Instagram), Simgesel (Youtube), Gerçek (Tiktok)

1) Instagram hayalidir çünkü orada insanlar imge alışverişi yaparak ayna evresini yeniden sahnelerler (alışıveriş).
2) Youtube simgeseldir çünkü insanlar orada simgesel bağlarını (podcast, program, vb.) ilan eder ve destekler.
3) Tiktok gerçektir çünkü uzunluk kısıtıyla satırlandığı için insanlar parapraksis sergilerler.

(sonrası: Yapay Zeka ve Üç Nakış: Hayali, Simgesel, Gerçek)

Bkz “Lacan’ın Arzu Şeması”

8 Yorum

Filed under Şey

Gözler Duvarı — The Smile

Burnumuz sürtülür hepimizin
Gözler duvarının ardında
Kendi halime katıldığında
Sen misin o hâlâ?
Buzdan kalbinle
Kara ak terlisin bayağı
Kemerleri bağlayın

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Sosyal Medyada Bunanedersincilik — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Bunanedersincilik: Eleştiriyi Eleştiriyle Püskürtmek: Daha Mühim Konular Açmak)

Sosyal medya nasıl bir yapısal kısıtlamadır? Ekrandan akıp giden post’lar nedir?

Ekranın altında belirip üstünde kaybolan her post “Buna ne dersin?” diyordur.

Zaman akışında süreklileşme sizi dürtüsel bir yapıya sokar: Bunanedersincilik.

Neticede takip hesapları ve üretilen içeriklerden bağımsız, özel bir yapı oluşur.

Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Şey

Bunanedersincilik: Eleştiriyi Eleştiriyle Püskürtmek: Daha Mühim Konular Açmak — Işık Barış Fidaner

Bunanedersincilik (whataboutism) bir eleştiriyi eleştiriyle püskürtme taktiğidir.

Bir konuda yapılan eleştiriyi dikkat kaydıran bir başka eleştiriyle iptal etmektir.

Bunanedersinciliğin günümüzde erdiği genellik seviyesi şu olguların neticesidir:

1) Eleştiri mantık yöntemi olmaktan çıkıp Eleştirellik Kimliğine dönüşmüştür.

2) Olası en ağır eleştiri kayıtsızlığa mahkum etmek, ilginizi esirgemek olmuştur.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Şey

Asansör — derleme

Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Asansör) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Düşen Asansörden Atlamak

— Tarih Treni (Slavoj Žižek)

— Dürtü: Semavi Döneniş (Slavoj Žižek)

— Siberuzam: Komik Evren (Slavoj Žižek)

— Utanç & Suçluluk: Nazar & Seda: Ben İdeali & Üstben (Slavoj Žižek)

— Yalnız aşk kırar kalbini (Saint Etienne, Neil Young)

— Kestirmen (Radiohead)

— Gözler Duvarı (The Smile)

— X-twitter

— Sosyal Medyada Üç Nakış: Hayali, Simgesel, Gerçek

— Descartes: Düşünüyorum öyleyse varım, Kant: Öyle bir eyle ki eylemin kıstas olsun

— Kafada Dolaşan Kırk Tilkinin Entropi Artışı

— Bunanedersincilik: Eleştiriyi Eleştiriyle Püskürtmek: Daha Mühim Konular Açmak

— Sosyal Medyada Bunanedersincilik

— Terazi ve Yay

— The Truman Show: Nevroz/Psikoz, Terazi/Yay

Diğer derlemeler

梯 : merdiven

Yorum bırakın

Filed under Çeviri, Kitap

Tarih Treni — Slavoj Žižek

Ekim Devriminin 106’ncı yıldönümü vesilesiyle

Devrim bütün çatışkılar Tek Bir çatışkıya çöktüğünde olmaz,
aksine hepsi sinerjetik yollarla güçlerini bileştirdiğinde olur.

Gerçi mesele daha karmaşıktır:

Devrimin Tarih Trenini sürmemesi, onun kanunlarını izlememesi,
çünkü tarih diye bir şey olmaması, olumsal ve açık bir süreç olması

değildir tek mesele, daha farklıdır:

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Descartes: Düşünüyorum öyleyse varım, Kant: Öyle bir eyle ki eylemin kıstas olsun — Işık Barış Fidaner

Bir kilidi açacak anahtarı bulduysanız, kilide takıp çevirerek kilidi açabilirsiniz.

Yani kilidin açık mı kapalı mı olacağını belirleyen, sizin anahtarı çevirmenizdir.

“Doğru anahtarı taktığım halde bu kilit neden hâlâ kapalı!” demeniz saçma olur.

Filozofların sözleri de sırf “kilide takmak” için değildir, onları okumak yetmez.

Onları “kilide takıp çevirmelisiniz” yani okuduktan sonra yorumlamalısınız da.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Şey

Utanç & Suçluluk: Nazar & Seda: Ben İdeali & Üstben — Slavoj Žižek

Nazar & seda normatif toplumsal ilişkilere utanç & suçluluk kılığında nakşedilir.

Utanç belli ki Öteki’nin nazarına bağlıdır: (kamusal) Öteki benim çıplaklığımı görünce, kirli mahrem yönlerim kamuoyuna teşhir edilince utanırım.

Suçluluk ise başkalarının beni nasıl gördüğünden, benim hakkımda neler söylediğinden bağımsızdır: Suçluluğumu kendi içimden duyarım, suçluluk baskısı içeriden gelir, varlığımın nüvesinden yayılan bir seda bana seslenir ve beni suçlandırır.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri

Kestirmen — Radiohead

Kestirmen
Alamazsın ki yanına onları
Seni eğlendiren dansçıları

Sende kabahat olmadığıdır
Şaştırmanların buruk tadıdır
Cüret etmez O’nun adını anmaya
Adanmış bütün insa-
Bütün insanoğullarına

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Yalnız aşk kırar kalbini — Saint Etienne, Neil Young

Genç ve tek başınayken
Yalnızken ne hissettin sen?
Oynadığım oyunları düşünürdüm hemen
Zamanı değerlendirmek isterim ben

Yalnız aşk kırar kalbini
Baştan emin olman en iyisi
Evet yalnız aşk kırar kalbini
Düşüyorumlaman en iyisi

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şarkı