Descartes: Düşünüyorum öyleyse varım, Kant: Öyle bir eyle ki eylemin kıstas olsun — Işık Barış Fidaner

Bir kilidi açacak anahtarı bulduysanız, kilide takıp çevirerek kilidi açabilirsiniz.

Yani kilidin açık mı kapalı mı olacağını belirleyen, sizin anahtarı çevirmenizdir.

“Doğru anahtarı taktığım halde bu kilit neden hâlâ kapalı!” demeniz saçma olur.

Filozofların sözleri de sırf “kilide takmak” için değildir, onları okumak yetmez.

Onları “kilide takıp çevirmelisiniz” yani okuduktan sonra yorumlamalısınız da.

Bir söz “doğru anahtar” ise “takıldığı kilidi” hem kapalı hem de açık bırakabilir.

Yani aynı filozof sözü bayağı bir anlama da çekilebilir, yüceltim aracı da olabilir.

Descartes’ın “Düşünüyorum öyleyse varım” sözünü ele alalım, bu ne demektir?

Dümdüz Ego inşası gibi okunursa “fular takıp düşünürlük taslayan” bir sözdür.

Bu birinci okumada “anahtar kilide takılmıştır ama henüz çevrilmiş değildir!”

“Kilidi açmak” istiyorsanız sözün özünü bulmak için bir kez daha okumalısınız.

Asgari iskeletine indirgediğiniz zaman bu söz bir Muhatap’a yönelme ifadesidir:

“(Bilinçdışımda başkalarına ne diyeceğimi) düşünüyorum öyleyse (ben) varım.”

Ego, kilit kapalıyken zemindir, kilit açıldığında ise bilinçdışının işlevi olmuştur.

“Anahtarı çevirdiğinizde” Ego’nun bir semptomdan ibaret olduğunu algılarsınız.

Descartes’ın bu sözü Ego inşası kilidini açmaya yarayan anahtarı bizlere sunar.

Bir başka örnek Kant’ın ünlü düsturudur: Öyle bir eyle ki eylemin kıstas olsun.

Dümdüz Nos inşası gibi okunursa “Arkadaşlar biz şöyleyizdir” diyen bir sözdür.

Karizması etrafında topladığı kalabalığa kıstaslar getiren bir aklıevveli anımsatır.

Ama “anahtarı çevirdiğinizde” Nos’un da Ego gibi semptom olduğunu algılatır:

“(Bilinçdışında düşündüklerini) öyle bir eyle ki eylemin (evrensel) kıstas olsun.”

Hem Descartes’ın sözünün hem de Kant’ın sözünün iki ardışık okuması vardır.

Bilinçte çabucak şekillenen ilk okuma henüz sadece “anahtarı kilide takmak”tır.

Ancak bilinçdışında sonradan şekillenecek ikinci okumada anahtar dönecektir.

İşte psikanalizin konusunu oluşturan sonradanlık (nachträglichkeit) böyle işler.

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

2 Yorum

Filed under Şey

2 responses to “Descartes: Düşünüyorum öyleyse varım, Kant: Öyle bir eyle ki eylemin kıstas olsun — Işık Barış Fidaner”

  1. Geri bildirim: Gayrıresmiyet — derleme | YERSİZ ŞEYLER

  2. Geri bildirim: Asansör — derleme | YERSİZ ŞEYLER