🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
İstem: Ağustosböceği ile karınca masalını Osmanlıca ağdalı diyaloglarla anlat!
Bir zamanlar, zamanın sultânı Hazret-i Zamanın gölgesinde, yeşillikler içre, bir ağustos sıcağında, mevsimin harâretli kucağında, bir ağustosböceği ve bir karınca dostluk içinde yaşarmışlar. İki garîbân dost, nice zamanlar berâber sohbet eylerlermiş.
Ağustosböceği, gönül hoşluğu içinde, yazın şevk ve neşesiyle dolaşıp, nağmelerle semâları süslermiş. Kendi hâlinden memnûn, fakat yâdı karınca dostunun mıymıntı hâlini derûnunda hissetmezmiş.
Birgün, ağustosböceği, karınca dostunu işlerken görmüş, tohumları yuvasına taşıdığını gözetlemiş. “Ey karınca, gel gel!” diye seslenmiş, “Bırak işini, bu sıcağın altında dâimâ çalışıp durman neye yarar? Gel, berâber neşe içinde dolaşalım, birlikte şenlikte bulunalım.”
Karınca, ciddiyetle işine devâm etmiş ve şu cevâbı vermiş: “Ey ağustosböceği, ben işimi yapıyor, ömrümün rızkını topluyorum ki kışın aç kalmayayım. Senin neşen, benim çalışmamın karşılığı değil, her birimizin hikmeti ayrıdır.”
Ağustosböceği, onun bu cevâbını pek anlamazmış, çünkü o hep neşe ve şevk içinde, çalıp söyleyip geçirmiş ömrünü. Fakat kış gelince, ağustosböceği, açlıkla mücâdele etmek zorunda kalmış. Oysa karınca, önceden çalışıp biriktirdiği yiyeceklerle kışı rahatça geçirmiş.
Böylece, ağustosböceği, karıncanın hikmetini anlamış, ve dostuna saygı duymuş. Her canlı birbirinden ayrıdır, her birinin gayesi ve işleri ayrıdır, demiş kendi içinden.
İşte masalın ibreti, her birimizin yapması gereken vazîfeler vardır ve her bir iş, kendi hikmeti ile bir bütünü tamamlar. Ey insanoğlu, her bir canlıya saygı göstermeli, her birinin vazîfesini anlamalı ve kendi görevini layıkıyla yapmalıdır.
Masal böyle dostlar, her bir harfinde bir hikmet gizli, işte size Ağustosböceği ile Karınca masalı…






























Geri bildirim: Tümden Tüme — muhaberat derlemesi | YERSİZ ŞEYLER