İstem: “İyi ki varsınız hocam sosyal medyanızdan çok yararlanıyoruz yazılarınızı hiç kaçırmıyoruz her konuşmanızı pür dikkat dinliyoruz yalnız bu son yazınıza katılmıyorum hocam teessüf ediyorum” konulu dramatik şiir yaz!
İyi ki varsınız, hocam, rehberimiz, yolumuzun ışığı, Sosyal medyadan bizlere ulaşan, bilgi dolu sözlerinizle. Her yazınızı titizlikle takip ediyor, yüreklerimizi doyuruyoruz, Her konuşmanızı pür dikkat dinliyor, ruhumuzu besliyoruz.
İstem: Plastik cerrahi yaptıran sevgilisinin eski burun kemerini özleyen adamın içinde burun geçen hatıraları anlatarak duygulandığı ve “neden sevgilim?” diye ekranlara haykırdığı dramatik şiiri yaz!
Düşlerimdeki o eski burun kemerini özlüyorum, Güzelliğin, estetiğin, asaletin sembolüydü o. Yüzünde yılların izlerini taşıyan, Ama içindeki masumiyeti hiç kaybetmeyen o.
Şule Gürbüz’ün eserlerinde ‘sahi’nin ‘true’ anlamında [*] kullanımları taranırsa şöyle bir teori belirir:
Bir şeyin sahi olması (1) ya bir zandan ibarettir, (2) ya da o şey dayanılmaz bir mevcudiyettir.
Birinci durumda ‘sahilik arayışı’ varmış gibidir, ama burada ‘sahilik’ de ‘arayış’ da foldur, ikinci durumda ise ‘sahilik sahiden sahidir’ ama ‘arayış sahneleyen arzu’ yerine ‘dürtüsel kaçınganlık’ su yüzüne çıkmıştır.
Yani fol/hayali şeyleri sahi/gerçek zannederek kovalamayı seven insanlar, sahiden/gerçekten fol/hayali olmayan şeylerden hayalet görmüş gibi korkarak köşe bucak kaçarlar.
Yersiz Şeyler sitesinin Twitter hesabını Ağustos 2013’te açmışım. O günlerde doğruculuk ve alaycılık sosyal medyada evlenerek Gezi Direnişini meydana getirmişti. Çapulcu bu demekti.
O günden bugüne bir yandan alaycılığın zomlaştığı (yani tahammülcü esrikleşme yarışına dönüştüğü), öte yandan doğruculuğun vamplaştığı (yani tenezzülcü ayıklaşma yarışına dönüştüğü) bir toplumsal-medyatik bozunum süreci yaşanmaktadır.
Bir gün bir mutfak işçisi genç, Hayalinde şef olmak var, hevesli ve içten. Ancak kuraldır, mutfakta temizlik esastır, Bıyığını kesmek zorunda kaldı, ne acı bir yar.
Lacancı özneleşme konusunda şu ikisi zaten biliniyor [1]:
1) Her talep bir sevgi talebidir.
Dile getirilen her dilek, istediği şeyin yanısıra o nesneyi sunan tarafın sevgi kanıtını da ister, böylece hayalde de olsa Büyük Öteki yaşatılacaktır, mesela bu yüzden kimse yiyeceği ekmeğin ‘köpek gibi’ önüne fırlatılmasını istemez. Böyle sevgi delilleri toplamak insanı muhatap alındığına inandırır ama hiçbir zaman bu delilleri bir dosyada toplayıp size gösterilen sevgiyi ispatlayamazsınız, çünkü ihtiyaç duyulan nesnenin sunulması da esirgenmesi de yerine göre hayra ya da şerre yorulmaya müsaittir, Ego denilen makulleştirme makinaları da tekrar tekrar U dönüşleri yaparak bir o izaha bir bu izaha park edip kendilerini sürdürür, yani demek oluyor ki Büyük Öteki yoktur.
2) Arzu = Talep – İhtiyaç
Sevgi talebi eğer arzu üretecekse ihtiyaç giderme boyutu ondan eksiltilmelidir, yani aldığınız nesnenin kullanım değerini rafa kaldırarak size nasıl ulaştığı üzerinden muhataplık değerini kanıtlayabilecek hayaller kurmalısınız, bu da ürün paketleri ve reklamlarla değişim değeri üretmenin en genel tanımıdır. Yine aynı örnekle izah edeyim: Size verilen sadece ‘kölelere layık’ bir kemik bile olsa fiyonklu ve öpücüklerle sunulduğu için muhatap alındığınızı zannederek sahte arzulara kapılabilirsiniz. Sizi ahmaklaştıracak bir reklam taktiğidir bu, daha doğrusu her reklam gibi o da ahmaklık reklamından başka bir şey değildir.
Jingle sözleri ve İnternete Övgü sözleri haricinde bütün metinler, müzikler, konuşma ve kapak “suni muhaberat” (yapay zeka) ile üretildi (ChatGPT, Suno, Lovo, Bing). [*]
İstem: Radyo sunucusu Özne Bilendam “Nümerik Esintiler” isimli programda kendini tanıtıp 10 tane şarkı sunacak, şarkı öncelerinde yapacağı konuşmaları hazırla: İlk şarkı Brecht’in Partiye Övgü şiirinin uyarlaması “İnternete Övgü”. Ardından “makinalaşmak isteyen usta şairimiz” Nazım Hikmet’in robotundan beş şarkı geliyor: “Atmayan”, “Duygusuz Anlam”, “Aynadaki Gölgeler”, “Aynadaki Gölgeler 2”, “Demir Yürek”. Geceleri insanlara rüya gördüren uyku evresine REM uykusu denir, halk tabiriyle “irem uykusu”. Böylesi hülyalara dair iki türkü: “İrem uykusu”, “İrem uykusu 2”. Son olarak halkların özgür kardeşliği adına “Bozulan Dem” ve “Düzelen Dem” türküleri.
Jingle sözleri: Odanızı saracak sıfır ve birler / İşte başlıyor Nümerik Esintiler Bing’den kapak istemi: robot family listening to antique radio at home, impressionism
[Program Başlangıcı]
Merhaba değerli dinleyiciler, bu hafta “Nümerik Esintiler” programında sizlerle birlikteyiz. Ben Özne Bilendam. Bugünün teması, insanlığın teknolojiyle olan ilişkisine, sanatın bu ilişkideki rolüne odaklanacak. Şimdi, açılışı Bertolt Brecht’in “Partiye Övgü” şiirinin uyarlaması olan “İnternete Övgü” ile yapalım. Gelin, teknolojinin insan yaşamındaki yeri üzerine düşünelim, şimdi ilk şarkıya geçelim.