🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
Times Evoke — 13 Temmuz 2024 — timesofindia.indiatimes.com

Leah Aronowsky iklim krizini inceleyen bir bilim tarihçisidir, özellikle de iklim bilimi tarihine, fosil yakıtların gidişatına ve iklim inkarcılığı arşivine odaklanmıştır. Aronowsky gazetemize şöyle dedi: “Bu konuları niye önemsediğim sık sık soruluyor. Bu alanların nasıl evrildiğini öğrenmek bence mühim çünkü iklim politikası üzerine gelecek eylemlerde ne yapacağınızı kararlaştırabilmeniz için geçmişte neler yaşandığını bilmeniz şart. İklim krizinin tarihini veya uluslararası iklim kuruluşlarının evrimini anlattığımda bütün bu konular güncelliğini korumaktadır çünkü ‘kapitalizm’ ve ‘modernite’ gibi devasa üstbaşlıkların berisini de düşünmenizi mümkün kılarlar. Çoğumuz iklim krizini böylesi büyük kategorilerin bir sonucu sayıyoruz. Oysa bu başlıkların altında yatan şeyleri de hesaba katabilsek iklim değişimini insanların ve örgütlerin fiilen aldıkları kararların bir sonucu olarak görebileceğiz. Bu da bize bir sözcülük duyusunu geri kazandırabilir, eğer geçmişte yaşananları insanların ve örgütlerin kararları cinsinden düşünebilirsek ‘iş işten geçti’ hissine teslim olmayız, iklim sorununu bizim yetilerimizi aşan beyhude bir gayret olarak algılamayabiliriz.”

Aronowsky ayrıca ‘biyosfer’ üzerine de çalışıyor, biyosfer Dünya’da tüm hayatı içeren ince hava-su-toprak tabakasıdır. Bu fikrin enteresan bir kökeni var. “Araştırmamda biyosfer fikrinin geçirdiği evrelere baktım, ilk başta emperyal Rusya’da insanlık ile çevrenin beraberce evrimleşmesini anlatıyormuş. Sonra bu fikir İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından Amerikan bağlamına aktarılmış. Sibernetik sistemler dilinde yeni bir çerçeveye sokulmuş, o andan itibaren bilimciler gezegenimizi biyo-jeo-kimyasal döngülerden geçen bir öz-düzenleyici sistem olarak düşünmeye başlamışlar, vesaire.” [ç.n. Bu konuda Adam Curtis’in “Sevgi ve şefkatle gözetileceğiz zarafetengiz makinelerce” belgeselini izleyin (belgesel, şiir).]
Biyosfer üzerine düşünen insanlar onun kırılganlığını da hissetmişti. Aronowsky: “Biyosfer fikri gelişirken aynı zamanda bir gezegen sisteminin darbelenebileceğine dair bir huzursuzluk da başgösterdi, bazı bilimciler Soğuk Savaş’ta patlatılan nükleer test bombalarının ciddi sonuçlar doğurduğundan kaygılandı. Aynı bilimle Dünya’nın döngülerini çalışmaya başladılar, radyoaktif izleyicilerle biyosferi taradılar. Önce insanların günlük gözlemlerle erişemediği biyosferi mercek altına aldılar; sonra insanların jeopolitik müdahalelerle biyosferi bozarak kalıcı hasarlar bırakabileceklerini anladılar.”

Dünya’nın nasıl değiştiğine –veya zorla değiştirildiğine– dair bilimsel mutabakat genişlemeye başladı. Aronowsky: “İklim tarihi gösterir ki küresel ısınma üzerine bilimsel uzlaşı 1979’da oldukça sağlam tatbik edilmişti. İklim değişimini somutlaştırıp sayılara döken ilk mühim çalışmalardan biri olan Charney Raporu, dünyada karbon derişimleri sanayi öncesine göre iki katına çıkarsa genel ısınmanın muhtemelen 3ºC olacağını öngörmüştü. Bu rakam bilimsel topluluk için bir dönüm noktası oldu, bu rakam etrafında toplanarak bu ölçüde ısınmış bir dünyanın nasıl bir şey olacağını tasarladılar ve böylece kamuoyunda ve kanun yapanlarda farkındalık yarattılar.”
Fakat bilimsel kuvvetler kamusal zihniyetle buluşmaya başlarken karşıtları da armut toplamıyordu. Aronowsky: “İklim inkarcılığı 1980’ler ve 1990’larda epey palazlandı, özellikle Ronald Reagan döneminde çıkış yaptı. ABD’de yükselen yeni sağ, sanayi himayesinde gruplarla ve thinktank’lerle birleşip bilimsel kuşkuyu ‘bırakınız yapsınlar’cılık hizmetinde silahlaştırarak iklim değişimi üzerine anlamlı her politik eylemi önlediler, sonraki yıllarda bilime kuşku düşürerek küresel ısınma diyaloğunu çamura yatırmaya kendini adanmış thinktank’ler kuruldu. Şimdi burun buruna geldiğimiz muazzam krizin tarihinde benzersiz bir dönüm noktası buydu.”
Hususi menfaatlerle gazlanan böylesi inkarların enteresan bir örneği daha bile eskiydi. Aronowsky ‘gaz tıkınan Gaia’ dediği bir konuyu araştırdı: “1970’lerde ‘Gaia hipotezi’ diye bir şey çıktı. Bu teoriye göre Dünya öz-düzenleyici bir sistemdi yani hayatın devamı için gereken şartları özerk yollarla idame ettirebiliyordu. Bu fikri geliştiren Britanyalı bilimci James Lovelock’un hayatın çevresiyle ilişkisine yepyeni ve değerli bir anlayış getirdiği iddia edildi. Kuvvet ve cesaret verici bir teori olarak Gaia hipotezi selamlandı, fakat çalışmamda buldum ki Lovelock’un Gaia’nın temellerini atan araştırması devasa bir çokuluslu petrol şirketince fonlanmıştı. Aldığı paranın Lovelock’un düşünce tarzına nasıl tesir ettiğine odaklandım, onun açısından Gaia insan kaynaklı iklim değişimini inkar etmek için bir araçtı. Dünyayı öz-düzenleyici bir sistem olarak düşünürseniz o halde insanlar atmosfere milyarlarca ton karbondioksit neşretseler dahi ‘Gaia’ (!) sisteminin iklimi dengeye döndürebilecek mekanizmalarla donatılmış olduğunu hayal edebilirsiniz.” Dünya’nın yok edilemez bir varlık olduğuna dair bu fütursuz imgelem gelecek yıllarda rekorları kıracak neşirlerde ve kirlilik seviyelerinde pay sahibi olacaktı.

Amerika iklim inkarcılığının hakim olduğu yıllardan beri çok değişti ama Donald ‘Aman sondaj canım sondaj’ Trump sene sonuna doğru Beyaz Saray’a geri dönerse bilimden kuşkulanıp çevreyi mahvetmek gene ivme kazanacak. İklim değişimine dair Trump gibi politikacıların sömürdüğü fikir ayrılıkları günümüzde nasıl ele alınmalı? Aronowsky şöyle cevap veriyor: “Reagan döneminde dikkat çeken bir şey çevre konularını ‘seçkinler/elitler’ meselesine çevirmekte gösterdiği başarıydı, sonuçta Amerikalı işçi ve emekçilerin menfaatleri ile Amerikalı çevre hareketinin seçkinci/elitist algılanışı arasında dev bir uçurum oluşmuştu. Bence bugün de o mirasla başbaşayız. Benim umudum iklim politikası yapanların her sınıftan insanlara güç katarak çevrenin herkes için önem taşıdığını anlatabilmesidir. Bu alan sadece seçkinleri/elitleri ilgilendirmiyor, böyle iddiaları kesinlikle dikkate almamalıyız, kimden gelirse gelsin.”
Türkçesi: Işık Barış Fidaner






























Geri bildirim: Sevgi ve şefkatle gözetileceğiz zarafetengiz makinelerce — Richard Brautigan | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Trisolaris — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: İklim Çöküşü — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER