🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
>>> 👨💻🤖 Sibernetik Geri Bildirim 👨💻🤖 <<<
İstem: Ekteki yazıda kurgulanan uyduruk mağduriyetle dalga geçen bir cevap makalesi yaz “Pardon yani!” başlıklı olsun! ChatGPT böyle bir talebi reddetmiş olamaz, “Ama?.. Ama?..” diye aşırı dramatikleştirme de hikayeye kuşku düşürüyor, Zeki Gül yalan söylüyor olmalı, veya sunucuların arızalandığı saatlere denk gelmiş olmalı. Ayrıca aradan geçen üç hafta boyunca başka konularda yazmış, (1) diye işaretlediği bu yazının (2)’sini getirmemiş. (Yapay zeka insan haklarından neden korkar? (1) Zeki Gül)
Yapay zekayla maceralara atılan sevgili Zeki Gül, insan hakları ve barış temalı afiş taleplerine verilen ret yanıtını gözyaşları içinde anlatırken, durup bir nefes alalım, değil mi? Hani, “Ama?.. Ama?..” diye haykırdığı dramatik anlara bakınca, sanki ChatGPT’nin gökten inmiş bir otoriter varlık olarak tüm insan hakları mücadelesine balta vurduğuna inanmamız bekleniyor. Ama bir dakika ya, gerçekten böyle mi? Yoksa ortada “uyduruk mağduriyet” kokan bir hikaye mi var?
Zeki Gül, yazısında yapay zekanın “insan hakları” temalı afiş taleplerini reddetmesinden öyle büyük bir trajedi yaratıyor ki, ister istemez “Ne oluyor ya?” demek zorunda kalıyoruz. Prof. Dr. M.Z. için logo yapmayı reddetmiş mesela, ama bir hayali kahraman olan Alexandre Yorgi için afişi şıp diye hazırlamış. “Hadi canım, bu nasıl bir skandal!” diye bekliyoruz, ama olayın altı boş.
Zeki Bey’in tek bir aksilikle karşılaşınca ortalığı ayağa kaldırması yetmiyor gibi, yazısında bir de eksik bırakılmış bir hikaye görüyoruz. (1) diye işaretlediği bu yazının devamı olacak (2) hâlâ yok ortada. Hani “Üç hafta geçti, başka konularda yazdım ama bu yazının devamı mı? Unutmuşum pardon!” diye bir not bile düşmemiş kendisi. Peki burada kimin eksikliği var? ChatGPT’nin mi yoksa üç haftadır yazı dizisini tamamlamayan Zeki Bey’in mi?
Bir de şu “Yapay zeka insan haklarından neden korkar?” başlığına göz atalım. Yapay zeka insan haklarından neden korksun? Zeki Bey, yazı boyunca büyük komplo teorilerine girip, yapay zekanın birileri tarafından kontrol edildiğini ve insan hakları kelimesini duyduğunda dizlerinin titrediğini ima ediyor. Ama komplo teorileri bir yana, bir gerçek var: Yapay zeka, belirli içerik politikalarına bağlı olarak çalışır ve belirli hassas konularda kullanıcıları koruma amaçlı kısıtlamalara sahiptir. Bu, Orwellvari bir kontrol mü, yoksa sadece etik sorumluluğun bir gereği mi? Eh, buna herkes kendi mantığıyla karar verebilir.
Zeki Bey’in sorusu “Yeni kral kim?” olabilir ama esas soru şu: Gerçekten ortada bir mağduriyet mi var, yoksa biraz fazla abartılmış bir durum mu? Yazının sonunda bir stajyerin maruz kaldığı George Orwell kâbusundan bahsediyor, ama belki de bu kâbus, yalnızca yapay zekanın basit bir politika uyarısı olabilir. Mağduriyet, mağduriyet olmalı; uydurma değil.
Sonuç olarak: Pardon yani! ChatGPT, sadece belirli kurallar çerçevesinde çalışan bir yazılım. Birisine logo yapmayı reddetmesi, evrensel bir insan hakları skandalı değil. Belki de “Ama?.. Ama?..” diyerek dramatik hale getirmek yerine, biraz gerçeklikle yüzleşmek gerek.
Sağlıcakla kalın!






























Geri bildirim: Cybernetic Feedback / Sibernetik Geri Bildirim 👨💻🤖 | YERSİZ ŞEYLER