🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
🔢🌟 UNUTUK MAKİNESİ 🔢🌟
“Rıfat Bey Neden Kaşınıyor” öyküsünün uyarlaması, ChatGPT ile yapıldı
— Alo alo!
— Buyurun.
— Alo!
— Buyurun, ben Rıfat, böyle konuşuyorum.
— Ah ah Rıfat Bey, sen misin? Günaydın!
— Günaydın canım efendim, günaydın Rıfat Bey, günaydın merhaba!
— Merhaba Üstad’ım, nerelerdesin? Aşk olsun, bir arayıp sorduğun yok!
— Ah vallahi ne olur… Kaç gündür ortalarda görünmüyorsun, çok merak ettim!
— Sorma, sorma canım. Sorma hâlimi… Bir bilsen hâlimi… YouTube kanalım dökülüyor!
— Hayrola, neden dökülüyor?
— Seyirci kalmadı! Videolarıma kimse bakmıyor artık.
— Aman Rıfat Bey, nasıl olur? Senin videolar her zaman ilgi çekerdi. Ne tür videolar yapıyorsun şimdi?
— İşte gündemden seçiyorum. En son “Uzaylıların Dünya’ya Gizli Mesajı” diye bir video yaptım.
— Yoo, yoo! O konu şahane. Herkes uzaylılara bayılır. Seyirci kaybı ondan değildir.
— Sonra, “Düz Dünyacılar ve Komplo Teorileri” diye bir bölüm çektim.
— Yok, yok! İnsanlar bu tarz absürt şeylere bayılır. O videodan olamaz.
— Bir de, “Antik Mısır’da Bulunan Garip Şeyler” konulu bir içerik yaptım.
— Harika konu, herkes Antik Mısır’a meraklıdır. Ondan olamaz.
— Peki, “Zamanda Yolculuk Gerçek Mi?” videosunu yaptım.
— Zamanda yolculuk, klişe ama hâlâ tıklanır. Ondan da değildir.
— Bir ara “Evrenin Sonu Nasıl Gelecek?” diye derin bir konuya girdim.
— Yok, insanlar felaket senaryolarını sever. O video güzel gitmiştir.
— “Sonsuzluk Paradoksu” üzerine kafa yordum.
— Paradokslar zekâ işi, izleyici sever. Ondan değildir.
— Bir de, “Dünyanın En Gizemli Kayıp Hazineleri” diye bir liste videosu yaptım.
— İyi konu, insanlar hazineleri merak eder. O video tutmuştur.
— En sonunda, kedi videosu koydum ya!
— Kedi videosu mu?
— Evet, basit bir kedi videosu… Hani şu masum, top peşinde koşanlardan.
— Aman Rıfat Bey! İşte orada hata yapmışsın. Senin kitlen kedi videosu için gelmez ki! Onlar uzaylı ister, paradoks ister, komplo ister!
— Evet ya… Şimdi anladım neden seyirci kaybettiğimi. Meğer sorun videolarda değilmiş. Bir daha böyle basit şeylere tenezzül etmeyeceğim.
— Aman dikkat et Rıfat Bey. Bir daha kedi videosu koyma! Hadi geçmiş olsun.
— Sağ ol canım, eksik olma.
— Hadi Allah’a emanet ol!
— Hoşça kal!
Özgün öykünün Youtube transcript dökümü:
Alo alo
Buyurun
Alo
Buyurun Ben Kemal, böyle konuşuyorum
Ah ah Kemal’im, sen misin canım? Günaydın
Günaydın canım efendim, günaydın Kemalciğim, günaydın merhaba
Merhaba Üstad’ım, nerelerdesin o iki gözüm? Aşk olsun, bir arayıp sorduğun yok
Ah Kemal ah, vallahi billahi ne olur… Kaç gündür ortalarda göründüğün yok Allah Allah, çok merak ettim
Hiç sorma Kemal’i, sonra Vali Bey’in davetinde göremeyince vallahi merak ettim. Akşamlardır ortalıklarda görünmüyorsun. E sen olmayınca da bizim tadı çıkmıyor
Sorma sorma… Sorma sorma canım, hâlimi sorma… Bir bilsen hâlimi… Ziyafetinde de yoktun. İnsan bu kadar zaman dostlarını aramaz mı?
Yahu haklısın, haklısın. Maalesef ertesi gecesi Vedat Beyler’deydik. Hanım’a bir uskumru dolması yaptırmış, ağzınıza layık. Yerken hepsini andık vallahi. Eksik olmayın efendim, eksik olmayın.
Ee Osman Beyler’deki paça, hemen… Hayatımda böyle güzel paça yemedim. Ve sensiz boğazımdan geçmedi. Ben de olmalıydım ki…
Evet olacaktın ki… Şimdikiler ağzının tadını da bilmiyorlar vallahi. Yalnız ağzının tadını canım… Neyin tadını biliyorlar ki? İlahi Aydın yaşasak…
Peki neden bizleri arayıp sormuyorsun cancağızım? Kim kimi arayıp soracak efendim? Hastayım, hasta…
Vah vah, geçmiş olsun canım efendim. Pek üzüldüm. Neyin var?
İki gözüm Ürtiker oldum. Ürtiker ne oldum? Ne oldum?
Ürtiker nedir o ağa? İşte birader, kaşınıyorum.
Anlamadım ya… Kaşınıyorum, kaşınıyorum. Neden? Durmadan, hiç durmadan kaşınıyorum birader. Ama böyle nasıl bir kaşınma? Nasıl bir kaşınma… Sakın uyuz olmasın?
Yok canım ne münasebet, uyuz ne demek? Çatır çatır kaşınıyorum dedim de… Bak şimdi, seninle konuşurken bile hart hart hart hart hart, artık kaşınıyorum.
Tut kendini, ellerini…
Başına gelmeyince bilemezsin. Çok merak ettim. Nereni?
Niye sordun? Hani uyuzda daha çok insanın parmak araları kaşınır ya…
Yok canım, benimki yalnız parmak araları değil; parmak araları, bacak araları… Yani bütün aralarım, arkalarım… Her yerim kaşınıyor. Öyle tatlı kaşınıyor, lanet.
Doktor ne diyor?
Gel diyor.
Allah Allah… Ne oldu, niye şaştın?
Ben hani “Ürtiker” deyince sanki bana böyle güzel bir şeymiş gibi geldi kaşınma. Anladım. Ürtiker olacağı hiç aklıma gelmezdi.
Ya işte bu, bizim eskiden beri “kurdeşen” dediğimiz hastalık. Şimdi anladım her şeyi. Doktorlar kurdeşene “Ürtiker” diyor.
Peki neden olmuştur, bakayım; neden kaşınıyorsun?
Onlar, doktorlar, “yediğim yemeklerden biri dokunmuş” diyorlar. “Ama” demiştin, “zararlı bir şey yemedim.” Vallahi anlamadım ki birader, zararlı bir şey demedim. Yani evde hindi dolması yapmışlardı ağzına layık. Pek de güzel olmuş, e dayanamadım, üç tabak yedim.
Afiyet olsun. Acaba hindi dolmasından olmasın hastalığın?
Canım hadi… Hiç de olur muymuş hindi dolmasıyla kurdeşen? Öyle olsa benim yıllardan beri durmadan kaşınmam lâzım. Bütün bir hindi dolmasını yiyorum, ne kaşınıyorum ne bir şey…
E kaşıntı yapmıyor mu?
Kaşır ya insan elbet ama hindi dolmasından değil. Hafiften terlersin. Yani insan terleyince kaşınır ama hindi dolması kaşındırmaz.
Yalnız bu… Ben hindi dolmasını önce… Yani demiştim ama… Yani böbrek ha… Böbrek sote pek severim ha, pek de güzel olmuş zaten, çok beğendim.
Yok canım, onu bir tabak yedim ama dolu dolu tabak. Görmüşler “Böbrek sotenin kaşındırdığı”… Hem de topu topu bir tabak. Olacak iş mi? Dokunacak başka bir şeymiş. Sen iyi bilirsin. Belki de acaba ne yedin?
Bilmem ki ya… İşte acılı Adana yer gibi yemek arasında bol sarımsaklı cacık yemiştim.
Efendim yok, sarımsak kaşındırmaz. Uyutur.
Uyumak ne mümkün? Artık harıl harıl kaşınıyorum boyuna. Şimdi seninle konuşurken bile, affedersin… Elimde telefon, Allah kimsenin başına vermesin. Dokunacak ne yedin, dokunacak onu düşün sen.
Sakın irmik helvasından olmasın?
Ya ben yemeğin üstüne irmik helvası sevmiştim fıstıklı, ama sütle yapılmış. Fıstıklı bizim aşçı pek güzel yapar.
Ben de bayılırım. Bir akşam bize buyur da, aşağıya söyleyeyim sana irmik helvası yapsın.
Hay hay, irmik helvası kaşındırmaz. Ben daha geçen akşamki tabak dolusu yedim de bir şey olmadı.
Senin dokunacak bir şey yemiş olman lâzım. Acaba nedir? Akşam yemeğinde mayonezli levrek vardı, sakın?
İmkânsız, imkânsız. Ben kendimden bilirim, mayonezli levreğin hiçbir zararı yoktur. Ama ben ikisini birden yedim akşam, iki değil 22 levreği birden. Ya tazeyse, mayonezi de güzelse, katiyen dokunmaz. Bilakis şifadır. Bir yolunu bulur da inşallah bir gün biz de birlikte yeriz.
İnşallah, inşallah. Sen hele bir iyileş… Ne demek?
Neden Ürtiker olduğunu anlayamadım. Sakın kaymaklı tatlılardansa olmasın? Tamam mı, yaptığın revaniye de atacağım… Kaymaklı tel kadayıfı dokunur. Bana dokunur. Her öğle yemeğinde iki porsiyon, yarım tabak yemiştim. Üstünde dört lüle kaymak vardı, halis manda kaymağı. Kaymak kaşıntı yapmaz.
Ama diyorsun ki “Üstünde dört lüle kaymak vardı, ama halis manda kaymağı.”
Kaymak kaşıntı yapmaz.
Peki ben neden kaşınıyorum?
Öyleyse sen başka bir şey yemişsindir. Hepsi kaymak, tozu yutmadım ya… Düşün, iyi düşün. Sakın pastırma yumurtadan olmasın? Çok severim, bol pastırmalı yumurta yemiştim, üstüne de biberi, baharatı bastım.
Afiyet olsun.
Afiyet olsun ama bak, Ürtiker oldum işte. Güzelim pastırmalı yumurtaya iftira etme. İstersen on tabak ye. Yeter ki üstüne maden suyu iç. Maden suyuyla rakı içince bir şey olmaz. Yahu başka şeydendir. Muzlu Hindistan cevizi dokunur mu yani? Sütlü ezilmiş muzlu Hindistan cevizi?
Çok çok sayılmaz. İşte meyve salatası vardı, meyve salatasıyla birlikte hindistancevizi yedim. Cevizi de vardır, zarar gelmez onlardan. Vurma mübarek meyveye ya… Badem ezmesi şifa.
Peki ben niye oldum arkadaş?
Belki de doktor yanlış teşhis koydu; Ürtiker değilsin.
Ürtiker değilsem niye kaşınıyorum o zaman hart hart? Arkadaşım Ürtiker olmazsa ne olur? Başka bir şeydir. Bak, şimdi aklıma geldi: yatarken biraz kavrulmuş fındık, tuzlu badem, şam fıstığı falan yemiştim. Allah utandırmasın.
Hoppala, ben her gece yatakta atıştırmaz mıyım? Yok, badem, fındık, fıstık… Bunlar insana kuvvet verir birader.
Efendim, o zaman galiba süt ağır geldi. Ben her gece uyumadan önce bir tas süt içerim. Yani bu sefer çalkalanmış süt… O gece iki tas içmiştim.
Geçelim, süt şifalıdır Rıfat. Çok içebildiğin kadar iç sütü, bilakis kaşınmayı önler. Sabahları kahvaltıdan önce, yataktan kalkar kalkmaz kına kına şurubuyla greyfurt suyu içerim. Ondan olabilir mi?
Onlar olsa benim 30 yıldan beri kaşınmam gerekir.
Peki kaşınıyor musun arada sırada?
Arada sırada kaşınırım…
Belki kaşıntı başlamadan bir gece önce yemekten sonra içim ezilmesin diye kara havyar yemiştim, bol tereyağıyla. Acaba kara havyar mı yaptı beni böyle? Yoksa tulum peynirinden mi oldu?
Hem havyardan zarar olmaz, yarardan zarar yoktur.
Ben zararı var demedim ki! Kaşınıyorum arkadaş, kaşınıyorum dedim.
Sen iyice bir düşün bakalım başka neler yedin? Başka başka…
Ya ben de akşam ne yediğimi hatırlamıyorum canım. Bir hafta önce ne yedim, nereden bileyim?
Ha, sıkıntı olmadan olmasın ya… Kuzu kızartması vardı, üstüne lahana dolması yiyince…
Dolması?
Zeytinyağlı, patlıcanlı biber dolması… Beş mi altı mı yedim, eyvallah. Evet, fıstıklı, üzümlü… Başka, başka… Üstüne de biraz makarna, kaşar peynirli fırında makarna… Yahu sirkeli salata dokunmaz ki insana. İçtin mi?
Daha neler, sirkeli salata mı içmedim? İşte salata da vardı, bir sirkeli salata… Hazmettirir. Zaten içinde acı biberle sarımsak da vardı.
Hadi iyi düşün cancağızım, iyi düşün. Kaşındırıcı ne yedin, ne yedin, ne?..
Viskiyle soda içtim. Sonra bir ara midem kaynadı, bir bardak süt içtim. Üstüne de bir çorba kaşığı karbonat attım ki bastırsın. Evet… Ha ha… Yahu lokantada kebap yemesi, bol salçalı kebap… Sonra ben üç tane lahmacun yedim, bir de şişli pilav, ama bulgur pilavı mı çok… O da ağırdır, ben de tanrılı çok severim. Ben de şimdi, şimdi bile… Benim telefon öbür elimde, affedersin, hart hart hart, artık kaşınıyorum… Su böreği yemiştim, evet su böreği yemiştim. Ondan olur mu acaba?
Canım su böreği hafiftir.
Büryan, nohutlu işkembe… Geçenlerde canım çekmişti. Hanım “Havalar sıcaktır, gelmez” demişti ama istediğim işte… Ben onu dinlemedim, aşçı yaptırdım. Çok güzel olmuştu o, parmaklarını yersin öyle güzel.
Çok mu yedin?
Yani yok, pek çok sayılmaz.
Peki doktor neden olduğunu söylemiyor mu?
İstediklerimi söyledim doktora, “Bunlardan olmaz, zararlı bir şeyler yok” dedi. E tabii tabii, bunu anlamak için doktor olmaya gerekmez. Ya sakın turşudan olmasın? Turşu… Hıyar falan, karışık… Kahve içtikten sonra yokum dedim…
Ha, kahve içtikten sonra… 97 mono mu dokundu ya? Lokum kaşındırırsa bütün şekerci dükkânları kapanırdı birader. Ne oluyor? E peki arkadaş ben niye Ürtiker oldum?
Neler yedin bu günlerde, neler? İyice düşün…
Üstüme arkadaşlarla kokoreç yemiştik, iç dolması, Rus salatası, tarator, kuzu… Sen son günlerde ekmek yemiş miydin?
Büyük mü ekmek?
Ekmek… Bayat ekmek işte, hani bu fırınlarda… Ekmek şişmanlatır diye yemiyorum. Onun için hep sandviç falan yedim. Yani her yemekte bir sandviç ekmeği ya da işte bir dilim françala… Ha, ha, dur, tamam, tamam! Sandviç ekmek yemiş böyle ya…
Bu! İyi ki hatırlattın ya. Şimdi anlaşıldı benim niye kaşındığım. Misafir geldi o güne ve françala kalmamış fırında, da yokmuş şu Aksaray’a… Bak sen mesela, sandviç ekmek kalmamış. Ama ters… Evet biz o gün evde ekmek yedik. Tamam, ondan. Vallahi ondan. Ben yarım dilim ekmek yemiştim. Bunun ekmeğin o esmer ekmekleri yok mu… Şimdi anlaşıldı bak, şimdi anlaşıldı neden kaşınıyorum ha… Vallahi içim rahat, eksik olma. İyi ki aklına ekmek geldi.
Neden kaşındığımı anladım. Yahu arkadaş, bir görsen hâlimi, acırsın. Kaşınmaktan derimi kazıyacağım.
Öyle kaşıyorsun ki telefondan bile duyuyorum.
O kadar kaşınıyorum, duramıyorum ki. Sen yine dua et yarım dilim ekmek yemişsin ha… Bu kadarcık kaşınıyorsun. Bir de bir-iki dilim yeseydin Allah korusun, çifte atardın kaşıntıdan.
Vallahi öyle, bir daha ekmek Allah göstermesin. Geçmiş olsun. Geçmiş olsun bacım.
Teşekkür ederim canım ciğerim, seni ararım, hadi Allah’a ısmarladık.
Hadi Allah’a emanet ol canım, eksik olma… Ama of, öyle de kaşınıyorum…






























Geri bildirim: Şahsiyetmez — muhaberat derlemesi | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Nutuk Makinesi — derleme | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Unutuk Makinesi — derleme | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER