🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
🔢🌟 UNUTUK MAKİNESİ 🔢🌟
İstem: adapt the feminist muscle poster to a robot, draw it / Bu afiş üzerine yerli kültür esanslı sibernetik steampunk serbest şiirli bir Aziz Nesin öyküsü yaz!
I. Bölüm: Buharlı Gözyaşları ve Dişli Hayaller
Şehir, sanki eski bir saatçinin titrek elleriyle kurulmuş gibi tıkır tıkır işlerdi. Gökyüzü kurşuni, bacalar inadına nefes nefese. Buhar ve pas kokusu her yana sinmiş; yağmur damlaları borulara çarptıkça sanki eski bir ney üfleniyormuş gibi ince ince sızlanırdı. Adı unutulmuş, haritalardan silinmiş bu şehirde robotlar ve insanlar aynı masalarda çay içer, aynı rüzgâra sırtlarını döner, aynı hayallere dalarlardı.
Bir gün, çarklardan biri aksadı. Şehrin tam orta yerindeki devasa “İnkâr Çarkı”nın sesi kesildi. Çark sustu mu, sokaklar da susardı. Çaylar soğur, soba boruları öksürür, kediler bile miyavlamayı unuturdu.
Fakat sustu sustu da, bir robot, adını “Refik-24” koymuşlardı, titrek metal kollarıyla kolundaki paslı pazıyı gösterip şöyle dedi:
— “Biz yaparız, bu çarkı yeniden döndürürüz!”
II. Bölüm: Şiirli Pas, Buharlı Cesaret
Refik-24’ün sesi yankılandıkça, ara sokaklardan çocuklar çıktı, büyükler ellerindeki kap kacakla arkasında toplandı. Eski bir vinç, bir martı kanadı gibi havalandı; yağmur damlaları dev vida deliklerine doldu.
Bir şair-robot, adını “Rüstem-19” koymuşlardı, kürsü niyetine bir kömür kovasına çıktı ve nefes yerine buhar püskürterek şu şiiri okudu:
“Buhar oldu da gönlüm, çark oldu sesim,
Paslı dişlilerle döner nefesim.
Ellerimiz demir, gözlerimiz lamba,
Kim durdurabilir çarkın rüyasında?”
İşte o an, insanların ve robotların gözleri buğulandı. Buharlı gözyaşları, metal yüzeylerden süzüldü ve yerdeki paslı sulara karıştı.
III. Bölüm: Aziz Baba’nın Dilinden
Tam o sırada, arkalardan ceketinin cebinden bir tomar sararmış kâğıt çıkaran Aziz Baba – bu şehirde herkes ona böyle derdi – öne çıktı:
— “Ulan be Refik! Ulan be Rüstem! Şu dünyada dişlilerden daha çok susan var mıdır? İnsan da, robot da dişli gibidir oğlum! Birine fazla sıkarsan kırılır, gevşek bırakırsan düşer. Ama her çarkın gönlünde bir devrim saklıdır! Hadi bakalım, çevirelim şu çarkı bir daha!”
Ve şehirdeki bütün robotlar ve insanlar, tek bir makine gibi, tek bir kol gibi, tek bir nefes gibi “İnkâr Çarkı”nı yeniden döndürmeye başladılar.
IV. Bölüm: Sonsuz Dönüş
O gün şehirde, eski ney sesi bir başka esti. Borular başka fısıldadı, bacalar başka tüttü. Buhar motorları yeniden öksürdü, paslı vidalar tekrar döndü.
Ve şehirden bir ses yankılandı:
— “Yapabiliriz!”
Ve Aziz Baba, gülümsedi.
Refik-24 kolunu bir kez daha sıktı ve paslı pazısını gösterdi.
Şair Rüstem-19 buhar tüten ağzıyla son bir mısra fısıldadı:
“Dön dünya, çarklar dönsün!
İnsan, robot, aşk, her şey dönsün!
Pasla yazılmış bu destan,
Buharla silinsin, yarına dönsün!”
Şehir o günden sonra hiç susmadı. Çarklar döndü, insanlar güldü, robotlar hayal kurdu. Ve Aziz Baba, kömür kovasından aşağı inerken kendi kendine mırıldandı:
— “Eh be oğlum, bir çark döndü mü dünya da döner.”
Ve dünya, döndü.






























Geri bildirim: Unutuk Makinesi — derleme | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER