🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
🔢🌟 UNUTUK MAKİNESİ 🔢🌟
İstem: Michelangelo’nun Davut heykelinden ve “Floransa = Fularınsiyah” kelime oyunundan hareketle bir Aziz Nesin öyküsü yaz!
Floransa… Eh, tabii, bizim Memet abi bunu “Fularınsiyah” diye çevirince ortalık birbirine girdi. Nasıl girmesin? Adam zaten tercüme bürosunda değil, sanki çamaşırhane kazanında çalışıyor. Her kelimeyi haşlayıp çıkarıyor, sonra da ütüsüz teslim ediyor.
Bir gün bizim Memet abi, elinde bir broşürle kahvehaneye geldi. Broşürde Michelangelo’nun meşhur Davut heykelinin fotoğrafı vardı. Ama önemli olan altındaki başlıktı: “Floransa’nın Güzelliği: Davut ve Sanatın Ebedi İzleri”
Memet abi, broşürü havaya kaldırıp kahvehanede nutuk çekmeye başladı:
— Arkadaşlar, Fularınsiyah’a gidiyoruz! Orada Davut heykelini göreceğiz!
— Fularınsiyah mı? diye mırıldandı Hakkı.
— Yani Floransa, ama ben öyle diyorum, daha otantik, daha derin! dedi Memet abi gözlerini kısmış, sanki ufuktan Rönesans’ı görüyormuş gibi.
Tabii bizim mahalleli bir Floransa’ya gitmeyi, bir de Davut heykelini görmeyi kafaya taktı. Neticede sanattan anlayan kimse yoktu aramızda. Şevket abi heykelin çıplak olduğunu öğrenince hemen ayağa kalktı:
— Ahlakımız bozulur, olmaz öyle şey!
Fakat Hüseyin efendi, “Sanat sanat içindir!” diyerek meseleyi kapattı ve bir grup mahalleli, Memet abinin önderliğinde Floransa’ya doğru yola çıktı.
Fularınsiyah Günlüğü
İtalya’ya geldiklerinde herkesin suratında bir acayiplik vardı. Memet abi elindeki broşürü sallayarak turist kalabalığının arasında ilerliyordu:
— Davut buradaymış, millet!
Heykelin önüne geldiklerinde herkes donup kaldı. Kocaman mermerden bir adam! Üstelik… Üstelik tamamen çıplak!
— Allah affetsin, ben bunu görmedim sayıyorum, dedi Şevket abi.
— Bence bunun üzerine bir fular örtsek iyi olur, diye fısıldadı Hakkı.
— Olmaz! Michelangelo görse mezarında ters döner, dedi Memet abi, gururla heykele bakarak.
Ama Hakkı, bir şekilde o fuları buldu. Nereden buldu, nasıl yaptı bilmiyoruz. Bir gece vakti, Fularınsiyah’ın karanlık sokaklarında, Davut’un heykelinin boynuna mor bir fular bağladı.
Ertesi sabah bütün İtalya çalkalandı: “Michelangelo’nun Davut Heykeline Türk İşi Dokunuş!”
Televizyonlar, gazeteler, sosyal medya… Herkes bu Türk turistleri konuşuyordu. Bir muhabir mikrofonu Memet abiye uzattı:
— Bu fuları niye bağladınız?
— Sanat halk içindir! Biraz da üşümesin diye… diye gülümsedi Memet abi.
Sonra? Sonra İtalya Kültür Bakanlığı heyeti geldi. Fuları çıkardılar ama bir süre sonra moda ikonları Davut heykelini “fularlı” çizimlerle yeniden tasarlamaya başladı.
Ve nihayetinde bizim Memet abi, mahalleye döndüğünde kahvehanede Davut heykeliyle fotoğrafını gururla duvara astı. Altına da şu notu iliştirdi:
“Sanat halk içindir, ama bazen de boyun tutulmasın diyedir.”
Sonuç? Memet abi hâlâ kahvehanede bu hikâyeyi anlatır, her seferinde yeni bir detay ekler ve her seferinde daha fazla güldürür.
Velhasıl kelam, Fularınsiyah macerası mahallede hâlâ anlatılır durur…






























Geri bildirim: Unutuk Makinesi — derleme | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER