🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
🔖🦶🏻🛡️ Uzuv Forsu 🔖🦶🏻🛡️
⚠️⏳🚪 Geçiş Krizi ⚠️⏳🚪
Boğaziçi Üniversitesi mezuniyet töreninde bir genç, Doruk Dörücü, aldığı diplomasını, tüm Türkiye’nin gözü önünde yırtarak protesto etti. Bu yalnızca bir kâğıdın parçalanması olarak görülemez; törende dile getirdiği “Bu diploma hükümsüzdür… Ben diplomamı bu istibdat rejiminin atanmış kayyımından değil, Boğaziçi Üniversitesi’nin seçilmiş rektöründen alırım” sözleri, Boğaziçi geleneğinde bir kırılmanın ve yeni kuşaklar adına bir çağrının simgesi hâline geldi. Dörücü kısa süre sonra gözaltına alınırken, ülkede “diploma nedir?” ve “hangi otorite meşrudur?” gibi sorular tekrar gündeme geldi.
Bir Krizin Anatomisi: Boğaziçi’nde Kurumların Dağılışı
Bu olay, yalnızca bireysel bir çıkış ya da öfkeyle açıklanamaz. Boğaziçi Üniversitesi, 2021’den itibaren otoriter rektör atamalarıyla özerkliğini ve akademik meşruiyetini adım adım yitirdi [*]. Yıllarca seçimle gelen rektörlerin yerini merkezi atamayla gelen “kayyumlar” aldı. Akademik kadrolar, üniversite içi oyla değil yukarıdan belirlenmeye başladı. Okulun sembolleri — açık kapılar, özgür tartışma alanları, mezuniyet törenleri — birer birer anlamını kaybetti. 2025’e gelindiğinde, Boğaziçi’nin çöküşü, “sembolizasyon arızası” olarak adlandırılıyordu: Üniversitenin toplumsal anlamı, kurum kimliği ve ortak değerleri sistemli biçimde aşındı. Kararlarda akıl ve liyakat değil, görünürlük ve sadakat öne çıktı.
Toplumsal çöküşün zemininde, sembolik şiddetin örnekleri de çoğaldı. Protestocuları yıldırmak için çimlere hayvan gübresi dökülmesinden, akademisyenlerin kampüsten uzaklaştırılmasına; kampüsün polis ablukasına alınmasından, veri skandallarına ve ardı ardına gelen etik ihlallere kadar Boğaziçi, bir “güvensizlik ve anlamsızlık” laboratuvarına döndü.
Z Kuşağı: Yapay Zekâ Çağında Güvensizlik ve Anlamsızlıkla Yüzleşmek
Ancak diploma yırtma eylemini özel kılan, bunun klasik bir Boğaziçi geleneğinden çıkıp Z kuşağının kolektif başkaldırısına dönüşmesiydi. Bugünün gençliği, yetişkinliğe geçişte geleneksel sembol ve ritüellerin içinin boşaldığını, iş bulmanın ve “büyüklerin yolundan gitmenin” hiçbir garanti taşımadığını doğrudan yaşıyor [*]. Yapay zekânın hızla yükselmesiyle birlikte, üniversite diploması gibi klasik başarı göstergeleri de değer kaybediyor. Araştırmalar, AI otomasyonunun gençler için giriş seviyesi işleri ortadan kaldırdığını; mezunların kendilerini güvencesiz, amaçsız ve “dışarıda” hissettiğini gösteriyor. Kurumlar, roller, otoriteler birer “boş çerçeve”ye dönüşüyor.
Böyle bir ortamda Z kuşağı, anlamı devralmak yerine çoğu zaman onun yokluğuna tepki gösteriyor. Abilik-abla hiyerarşisini, “evlat olma” veya “büyüklerin yolunu sürdürme” gibi kuşak mutabakatlarını reddediyor. Doruk Dörücü’nün elindeki diploma, nesiller boyunca “başarı” ve “statü” anlamına geliyordu; fakat o anda bir yük, bir yanılsama ve işlevsiz bir belgeye dönüşmüş oldu. Dörücü, diplomayı yırtarken sadece otoriter kayyuma değil, sistemin bütününe, “yapay zekâ çağında sembolik otoritenin çöküşüne” karşı içsel bir dürtüyle karşı koyuyordu. İsmindeki “doruk” ve “dürücü”yle, doruğa çıkıp diplomasını dürdü — kimliği ve eylemi bu kolektif bilinçdışının ifadesi hâline geliyordu.
Rektörlük Savaşının Simgeselliği: Akademisyen Direnişi ve CHP’nin Rolü
Olayın başka bir boyutu ise, “Rektör seçimle gelmeli” diyerek direnen Boğaziçi hocaları ve bu mücadeleyi sahiplenen muhalif siyasetin gençlerle kurduğu geçici ittifaktır. Akademisyenler 2021’den beri sırtlarını rektörlük binasına dönerek protesto ediyor, demokratik üniversiteyi savunuyor. CHP ve Ekrem İmamoğlu gibi isimler, iptal edilen diplomaların simgesel değerini tekrar kurmak için çaba gösteriyor. Fakat Z kuşağı için ne akademik hiyerarşi, ne klasik muhalefet, ne de geleneksel “abilik/ablalık” temsil eden figürler tam anlamıyla bir çıkış yolu sunabiliyor.
Z kuşağı “büyüklerin yolunu” takip etmek yerine, kendi yolunu yaratma arzusunda. Doruk Dörücü’nün diplomayı yırtması, Boğaziçi akademisyenlerinin direnişini aşan bir radikal tutum sergiliyor: Diploma gibi sembolik belgelerin gerçek değerinin yalnızca kimin imzaladığıyla değil, arkasındaki toplumsal anlam ve güvenle belirlendiğini hatırlatıyor. Ne CHP’nin gençlik kolları, ne de akademik nöbetler bu hareketi tamamen sahiplenebiliyor; çünkü Dörücü’nün eylemi, disiplinli, abilik-abla üzerine kurulu toplulukları da aşan, kökten bir kuşak kopuşunun habercisi gibi.
Sembolik Otoritenin Çöküşü: ‘Hükümsüz Diplomalar’ Çağı
Diploma yırtma eylemi, sadece Boğaziçi’ndeki kayyum krizine değil, çok daha geniş bir toplumsal yarılmaya işaret ediyor. “Güvensizlik ve genel belirsizlik” çağında, Z kuşağı “bize verilen anlamların hepsi hükümsüzleşti” diyerek bir tür kolektif bilinçdışı çığlığı atıyor. Sadece iktidarın değil, muhalefetin, akademinin, hatta ailelerin ve geleneksel hiyerarşilerin de kapsama alanı dışında kalan, yeni ve tanımsız bir başkaldırı biçimi bu.
Diplomanın yırtılması, Boğaziçi’nin kayyumlara devredilmesiyle başlayan sembolik düzen kaybının, artık gençlerin elleriyle sahneye konmasıdır. Yırtılan şey bir kâğıttan fazlası: Üniversitenin özerkliğinden, demokratik yönetimden, emekten, gençliğin geleceğe dair umutlarından kalan her şey, bir anlığına paramparça olur. Fakat bu, aynı zamanda yeni bir anlam arayışının, yeni bir toplumsal düzen ihtiyacının da ifadesidir. “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!” sloganı da bu yüzden, eski sembollerin ve kurumların anlamını yitirdiği bir dönemde, birlikte ve eşit olarak yeni bir yol arayışının ortak sesi olur.
(Vasıfların Otomasyonunun Ayak Sesleri, Vasıfların Otomasyonu: Yeni Bir Kriz, Yeni Bir Sıçrama Eşiği, İmamoğlu Krizinden İzmir Grevine Türkiye’de Emek ve Değer Çatışması, Yapay Zeka Beyaz Yakayı Yerken: İzmir Grevi ve Emeğin Yeni Krizi, Ekremcilerin Tatlı Münakaşası)






























Geri bildirim: GEÇİŞ KRİZİ ⚠️⏳🚪 | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Uzuv Forsu 🔖🦶🏻🛡️ | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Üretim nasıl yapılır, nasıl yapılmaz | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Kuşaklar — özel sayfa | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER