Category Archives: Şey

Yuva Adam Vakası: ‘Yuva’ Adına Semptomu İptal Etme Girişimi — Işık Barış Fidaner

Koray Kırmızısakal’ın Tuncay Birkan’ın “Evin Reddi” kavramını “statik olana karşı girişilen mücadele” olarak ele aldığı yazısı okur nazarında statik olana karşı dinamik olanı savunan hem politik anlamda ilerici hem de akademik anlamda güncel ve bilgilendirici bir bağlam sunduğu intibası uyandırmaktadır [1]. Oysa yazıyı harekete geçiren asıl güdü okuru idealleştirilmiş bir imleyene –yazarın deyimiyle ‘Yuva’ya– teslim etmektir, bu yolla öznenin dinamik ve rahatsız edici arzusu safdışı edilecek ve özne sabit bir memnunluğa kavuşturulacaktır, böylece özne (daha yazının başlığında ilan edildiği gibi) “sürgünden ebediyete” ulaştırılacak, yani öldürülecektir. Okumaya devam et →

12 Yorum

Filed under Şey

Mücadeleyle kazandığım ilk hiperlink

hiperlink

~~ Öbek mücadelesi ~~

5 Yorum

25 Mart 2021 · 5:17 pm

Umut ve Umutsuzluk — Işık Barış Fidaner

umut

Hatırlayalım: “belki tarihin bitmemiş akışına simgesel bir dikiş (sütur) atmak imkansız değildir.” [1] Dikiş bir imleyenin özneyi başka imleyenler için temsil etmesidir. Dikişin görünen yüzü olan “belki imkansız değildir”i anlatan önceki yazının aksine bu yazıda daha çok dikişin görünmez alt yüzü olan “imkansızdır”dan söz edeceğim.

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey

Ayna Evresinde İmgesel, Simgesel, Gerçek — Işık Barış Fidaner

浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞

(Lacan: Ayna Evresinde İmgesel, Simgesel, Gerçek)

Lacan deyince ilk akla gelen kavramlardan birisi “ayna evresi”dir. Ayna evresi küçük bir çocuğun aynada kendi yansımasını gördüğü zaman yaşadığı büyük sevinci adlandırır. Bu sahne ile kurulan özdeşim ve canlandırdığı duygu Lacan’ın kavramlarını tanıtmak için uygun bir çıkış noktası sağlar. Ayna evresini ömür boyu farklı bağlamlarda tekrarlanan bir sahne olarak düşünürsek, ayna yerine sayfa (dergi), perde (sinema) veya ekran (televizyon, bilgisayar) konabilir, ya da insanların yüz yüze gelmesi düşünülebilir. Korona yıllarında Zoom da bir tür ayna evresi sayılabilir.

Okumaya devam et →

19 Yorum

Filed under Şey

Miselyum — Sigmund Freud

En geniş biçimde yorumlanmış düşte bile sıklıkla karanlık kalması gereken bir parça vardır: bunun nedeni yorum çalışması sırasında bu noktada çözülemeyen ve düşün içeriğine ilişkin bilgimize hiçbir şey eklemeyen bir karışıklığın bulunduğunu ayırt etmemizdir. Bu düşün göbeğidir, alttaki bilinmeyene ulaştığı noktadır. Yorumun bizi yönlendirdiği düş düşüncelerinin, eşyanın doğası gereği belirli bir sonu yoktur; onlar düşünce dünyamızın karışık şebekesi içinde her yöne dallanmak zorundadırlar. Bu karışık ağın özellikle yakın olduğu bir yerlerde düş-isteği bir mantarın miselyumlarından büyümesi gibi gelişir.

Sigmund Freud, Düşlerin Yorumu II, çev. Emre Kapkın, Payel, s. 248

Ayrıca bkz.

Miselyum, Jacques Lacan

Mikoriza

6 Yorum

Filed under Şey

Nuray’a veda ve teşekkür…

Kaynak

Yorum bırakın

Filed under Şey

Ev Semptomdur — Işık Barış Fidaner

>>> SON VERSİYON: EV SEMPTOMDUR <<<

Tuncay Birkan’ın “evin reddi” kavramına yanıt olarak “evin reddinin reddi” kavramı öne sürüldü. Evin reddi kavramına göre sol siyaset “ev”in temsil ettiği yerelciliğe (ve yerelliğe) karşı çıkmalı ve “sokak”ın temsil ettiği evrenselliği savunmalıdır. Evin reddinin reddi kavramına göre ise yerelliğin tamamen dışlanması sol siyasetin evrenselci konumunu zayıflatır ve ona zarar verir.

Okumaya devam et →

13 Yorum

Filed under Şey

Dürtüsel Erozyon (Yineleme) ile Arzusal Erozyon (Yenileme) — Işık Barış Fidaner

Para ‘ölü başkan’ parçasıdır, yani feda edilmiş Erbaba’dan koparılmış lokmalardır [1]. Parası olan kişi ‘müşteri’ konumuna geçer ve meta fetişinin evrensel gücüne dayanarak sizin üzerinizde hak iddia eder. Eğer arzulanır bir ‘ürün’ elinizde hazırda varsa onu verip müşteriyi başınızdan savabilirsiniz. Yok eğer eliniz boşsa, o zaman müşterinin size doğru savurduğu ‘ölü başkan’ parçalarını karşılayabilmek için kendi kendinizden parçalar koparıp ona vermeniz gerekir. ‘Emek-gücünün satılması’ denen bu işlem sonucunda müşteri artık ‘işveren’ olur, siz de onun işçisi olursunuz.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Sahi Sahiliğin Anlamsız İmletimi — Işık Barış Fidaner

Sahi sahilik (true truth) [1], sahiliğin gerçeklik uğrunda feda edilen parçasıdır (Fidaner, 2020, 23 Ekim). Peki, sahi sahiliğin içeriği nedir? Lacan’ın 9’uncu seminerde dediğine göre, “Sahi sahilik (vraie vérité) teriminin bir anlamı vardır, hatta psikanalizin bütün itibarı bu anlam üzerine bina edilmiştir. Psikanaliz kendisini dünyaya ilk olarak sahi sahiliği getiren olarak sunmuştur.” (Lacan ve Gallagher, 2010) Okumaya devam et →

16 Yorum

Filed under Şey

Eril ve Dişil Marksizm — Işık Barış Fidaner

marx

Kapitalist üretimin yapıtaşı “emek-gücünün satılması” yoluyla bir çabanın angaje edilmesi işlemidir [1]. Satıştan önce emek-gücü bir töz olarak mevcut değildir, satış anında bir “kaynak” (resource) olarak simgelenir ve o anda kapitalist dünyada belirir [2]. CV bu simgesel kaynağa delalet eden öyküdür.

Çabanın angaje edilmesi hayatı oluşturan yetki-beden kompleksleri alanında gerçekleşir [3]. “Emek-gücünün satılması” yetkilenme ile bedenlenmeyi birbirinden ayırmanın özgül bir yoludur [4]: Patron yetkilenmeyi üstlenir, işçi bedenlenmeyi üstlenir. Patron yetkilenmenin zemini olarak gerek duyduğu iradeyi işçiden alıp yönetir, işçi ise bedenlenmenin zemini olarak gerek duyduğu sistemi patrondan alır ve idare eder. Böylece patronun yetki-sistemi ile işçinin irade-bedeni arasında bir tür eşyaşam (simbiyoz) kurulur [5].

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey