1) enformel –> alet
2) fiziki –> fail
3) formel –> arayüz
4) elektronik –> sistem
Işık Barış Fidaner
1) tüketici (iyilik-kötülük) –> bağımlılık
2) kullanıcı (fayda-zarar) –> istismar
3) oyuncu (başarı-başarısızlık) –> bencillik
4) geliştirici (bug/arıza/semptom) –> hacker?
(arzu biçimi (ilkesi) –> dürtü biçimi)
Işık Barış Fidaner
1 mayıs güzel ve coşkulu geçti. çok çeşitli katılımlar vardı. özellikle sinemacılar bayağı kalabalıktı. oyun geliştiriciler ileride sinemacılar-senaryocularla katılabilir diye düşündüm…
**(biraz da ‘riskler’)**
belki bir gün ‘open 1 mayıs’ mümkün olur.
Düşünmek, okumak, yazmak.. Bunlar ne zaman bir enerji-sinerji dahilinde meydana geliyor ve ne zaman öylece boşlukta kalıyor. Bir düşünce, inanç, umut kendine yeterliyse niye zaman zaman ortaya çıkıp, zaman zaman ortadan kayboluyor? Müziğin rolü nedir? Enerji-sinerji tabir edilen şeyi beslemek, güçlendirmek mi, yoksa dışsallaştırıp mesafelendirmek, bir nevi mola verdirmek mi? ve bu molalarda ne oluyor, bilinçdışı armut mu topluyor, yoksa sinsice işler mi karıştırıyor. yani diğer bir deyişle acaba envanteri yeniden mi düzenliyor?
Kırılma bir ideolojik çağrıdır. Kırılmak yakın olmanın mı göstergesidir? Kırılmak, “hayalime uymuyorsun, hayalime uymanı istiyorum” mesajıdır. Küsmek, “yalnızca hayalime uyduğunda seninle görüşeceğim” demektir. Karşı taraf bunu kabul ettiğinde, kendisini kırılanın hayalindeki özne-konumu olarak tanımış ve kabullenmiş olur. Kırılan kişi böylece ona kendi hayali kadar “yakın” olmuş olur. Ama yakın olduğu şey, o kişinin kendisi değil, hayalinde tuttuğu yerdir.
Düzen, düzensizliğin ta kendisidir. Düzensizliğin mevcut, kendini devam ettiren belirli biçimidir. Düzen, kafası kopmuş delice koşan bir tavuk gibidir. Daha doğrusu, binlerce kafası olan, şekli şemali belirsiz garip bir yaratıktır. Bu yaratığın dağıtık sinir sisteminde her birimiz birer ganglion işlevi görürüz, bu işlevi ne zaman ve ne şekilde yerine getirdiğimizi anlamasak da. Bütün beynimiz, zihnimiz düzenin kontrolünde demiyorum, aksine beynimizin küçük bir bölümü düzenin sürmesi için yeterlidir, geri kalanıyla ne yaptığımız da düzenin çok “umrunda değildir”, nasıl olsa düzenin birlik-bütünlüğü sürdükçe diğer bütün çabalarımız nihayetinde (metalaşarak/şirketleşerek vs) bu düzenin bir momenti olmaya indirgenecektir.
Günümüz kapitalist toplumu, temelde fetişizme, fetişizmin belirli bir biçimine dayanıyor. Eğer kapitalizmden kurtulacaksak, önce bu fetişizmden kurtulmanın bir yolunu bulmamız lazım. Fakat bunu garanti edebilecek bir halkın/işçi sınıfının/önderin/ideolojinin varlığına güvenmemiz mümkün değil. Yani şu anda söyleyebileceğimiz tek şey, gerçek bir değişimin bazı temel gereklilikleri olabilir.
İşaretler ve yaşam… Yaşamın devamı ve işaretler. Yaşamın devam ettiğine dair işaretler. Senin yaşamının devam ettiğinin işaretleri, ya da senin gıyabında yaşadığın, seni de temsilen yaşayan bir başkasının yaşamının devam ettiğinin işaretleri.