Ayşe: Ayşh! Özgüven sorunları yaşıyorum. Mahmut: Bayılırım! Hemen kol kanat gereyim.
Mahmut: Selam! İsmini ve özgüven sorununu öğrenebilir miyim bayan? Ayşe: Adım Ayşe ve özgüven sorunum bana sürekli bayan denmesidir.
Mahmut: Pekala Ayşe, ben Mahmut! Hep bir baykadınım olsun istemiştim. Ayşe: Beyim o halde bana lütfen bay dersen gerçekten hayli sevineceğim. Okumaya devam et →
İsa’nın iki Meryem’i vardır: Nasıralı Meryem İsa’nın annesidir, Mecdelli Meryem İsa’nın ‘annesi değildir’. Hatta o kadar ‘değildir!’ ki İsa ona ‘tutma beni gideceğim, dokunma bana’ der: Noli me tangere!
‘Hayırdır İsa?’ dedirten bu kuşkulu davranış bittabi derhal Freud’un yadsıma teorisini hatırlatır: ‘Rüyamdaki kadın annem değil diyorsa kesin annesidir.’ Yani Mecdelli Meryem Nasıralı Meryem’dir; o da öbürü gibi sıraya dizilemez, ikisi de na-sıralıdır.Okumaya devam et →
The binary signifier is primordially repressed.
İkileme imleyeni önbastırılmıştır.
Bu ikileme Ben ve O (Ich & Es; I & It) diye okunursa Freudcu söze bağlanır [1]:
Wo Es war soll Ich werden.
O neredeyse Ben oraya varmalıyım (IBF).
O neredeyse Ben orada biter (CD).
Hitap edilen özne ilk anda O’dur; sözü üzerine alındığı zaman Ben’e dönüşür, yani ego teyidi olur. Mesela polisin seslendiği özne O’dur, ancak yanıt vermekle Ben’e dönüşür, ego teyidi olur, çıkarıp kimliğini gösterir. Freudcu sözde tarif edilen ‘ideolojik çağrılma’ (Althusser) işlemi bilinçdışında cereyan eder, Lacancı önbastırma formülü de bunu dile getirir. Okumaya devam et →
Üç gün sonra Mars Yengeç’e girip iki ay orada kalacak. Ne demek bu? Eğer Mars mücadele ruhuyken Yengeç ev haliyse, o halde Mars-Yengeç insanın kendi ev haliyle mücadele etmesidir, yani obsesyonel leke silme davranışıdır.
‘Normalde’ eril cephe (Mars) dişil yuvadan (Yengeç) uzaktadır: Ev bizzat semptomun kendisiyken sokaklar o semptomun tesir ettiği yerlerdir [1]. Eril cephe dişil yuvaya girerse kısa devre olur, pozitif geribeslemeyle şiddetlenen bir saplantı olur. Bu tehlikeli kısa devreden kaçınabilmek için evrensel bir sahneleme yapılır, o da eril fişlerin dişil yuvalara kusursuzca oturdukları teknoloji alanıdır. Mars’ın Yengeç’e girmesi bir fişin sokete girmesine benzer, fiş böylece boşlukta sallanmayıp sağlam bir duvara tutunduğunu zannedebilir, oysa teknolojik fantazi paketini açarsanız içinden başka şeyler çıkar.
Antichrist (2009) filminin başında teknolojik fantazi sahnelenmiştir: Çocuk sandalyeye ve masaya tırmanıp camdan atladığı sırada anne babasının cinsel münasebeti sürmektedir. Bu sahnede üç olay senkronlanmıştır: 1) Çocuğun yuvasından çıkıp ölüme firar etmesi 2) Annesinin babasıyla yatakta orgazm olması 3) Çamaşır makinesi programının sona ermesi
Önceki hafta Satürn’ün çıktığı Kova’ya yarın Plüton girecek. Eğer Satürn istikrar vericiyken Plüton istikrar bozucuysa o halde yarından itibaren Kova’nın istikrarı bozulacak demektir. Peki pandeminin başından beri Satürn’ün Kova’ya doldurduğu istikrar neydi? Okumaya devam et →
İlkbahar ekinoksu 21 Mart hem Newroz hem de Žižek’in doğumgünüdür. Bu tabiri alıp ilkokul fişleri gibi makaslarsanız şu öğeler çıkar: ilk, bahar, ekin, ok, su.
Plüton Aslan’dayken ve Yeni Zuhal varken yeryüzünde Erbaba itibarı gören sonuncu şahsiyet Joseph Stalin hayata gözlerini yumdu. Aynı sene DNA’nın ikili sarmal yapısı keşfedildi ve Melanie Klein’ın meme haseti çalışmaları olgunlaştı.
Eski Roma imparatorluğunun bereket ve avcılık tanrıçası Diana dirimsel yaratıcı ve yokedici güçleriyle kıskananları çatlatması bakımından genetik DNA‘nın mimetik ve meme-tik ve medyatik temsilcisi sayılabilir.Okumaya devam et →