Category Archives: Şey

Grup Adına İnsan Bloklamak Sanal Ağa Davranışıdır — Işık Barış Fidaner

Sosyal medyada hem kişi hem grup sayfalarının ayrılmaz bir unsuru olan bloklama, ilişkilerimize zemin aldığımız kamusallığı aşındırmak isteyen bozguncu trollerden kendimizi korumak için gerek duyduğumuz meşru bir güç sayılıyordu, fakat zamanla anlaşıldı ki:

1) Sosyal medya kaygan bir zemindir, kamusal yerine kamusalımsı sayılması daha isabetlidir.

2) Davranış ve silah olarak bloklamanın kabul görmesinin pratik sonucu, zaten kamusalımsı olan sosyal medyanın iyice özelleştirilmesi ve Admin-Ağa denebilecek feodalimsi kurumlaşmalara teslim edilmesidir.

Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Şey

‘Hudut namustur’ sloganının asıl anlamı — Işık Barış Fidaner

Mülteci sorunu ile gündeme gelen ‘Hudut namustur’ sloganında sinsice gizlenen ideolojik tuzakların bir bir ortaya serilmesine karşı çıkacak halimiz yok ama bu sloganda nihai ifadesini bulan duygunun da gerçek ve haklı bir korku olduğu inkar edilmemeli.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Doğa ve Bata — Işık Barış Fidaner

Doğanın doğmakla ilgisi olduğu gibi kültürün de batmakla ilgisi var. O zaman Doğa-Kültür ikilisine Doğa-Bata diyelim. Kültüre Bata demenin birçok çağrışımı var:

1) Mevcut dünyada hegemonik kültür Batılıdır.

2) Her kültürel hegemonyanın ömrü sınırlıdır, her İmparatorluk eninde sonunda geriler ve Batar.

3) En temel ritüel cenazedir, kayıpların (en başta Ataların) yasını tutarak insani kültür şekillenir, bunun ezeli-ebedi simgesi de günbatımıdır (bu anlamda Bata Doğa’nın ardından gelir ve ona özlem duyar).

Okumaya devam et →

12 Yorum

Filed under Şey

Dünya Kurtarıcılığı Taslayan Sanal Ağalara İtibar Etmeyelim — Işık Barış Fidaner

İnternette entelektüel faaliyet yürüttüğünüz zaman garip durumlara düşebiliyorsunuz. Mesela çevirmen olarak emeğine ve çabasına saygı duyduğunuz için çeşitli konularda fikir alışverişi yaptığınız ve yazılarınızı paylaştığınız birisi bir gün şöyle bir deklarasyonla karşınıza çıkabiliyor:

“Artık ben Dünyanın Kurtuluşu sitesinin Editörü’yüm, yazılarınıza orada yer verebiliriz. Amacımız dünyayı kapitalist felaketlerden kurtarıp mutlu yarınlara taşımaktır.” Böyle bir heves ve iddia karşısında ne denebilir, “Peki ben de size yardım edeyim, dünyayı birlikte kurtaralım”dan başka?

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Başka(sı)nın hayali ve Fallokristal — Işık Barış Fidaner

Bireysel idealler çıkmaza girmeye mahkumdur çünkü “Başkasının hayali beni bağlamaz, ben kendi hayalimi kurarım” denemez. Sizin hayaliniz de başkasına göre “başkasının hayali”dir [1]. Öyle olmasa nasıl anlam kazanacaktı? Bireysel olarak sizin, benim, onun, bunun hayalinin kimseyi bağlaması gerekmez ama:

Başkasının hayalinin bağlamadığı hiçkimse yoktur.

Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Şey

Ruhsal iklim değişimi ve fallus — Işık Barış Fidaner

Ülkenin en yetkili makamının mutlak kudretini temsil eden bir uzantıyla Boğaziçi’ni (ikinci kez) penetre etmesi elbette üniversiteler için epey sıkıntılı bir durum yaratıyor. Bugüne dek Boğaziçi bir başarı simgesiydi, her şeye rağmen kalemin kılıca üstün gelebildiğinin en azından izafi bir deliliydi. Ülkede etki gösteren kalemlerin çoğu yine kalemşörlük yapsa da, yani aslında kalem kılığına girmiş kılıç veya kılıca hizmet eden kalem olsa da, Boğaziçi penetre edilene kadar hala kalemin kılıcı yenebildiği istisnai yerler olduğuna inanabiliyorduk. Belki kulislerde yine entrikalar dönüyordu, belki güç yine aklı felce uğratarak kendi boşbeleş keyfini sürüyordu, ama en azından bunu göstere göstere yapmıyordu. Kamuoyu nezdinde hala aklın yolu ile başarıya ulaşılabilen bir güzergah vardı. Şimdi ise güç alenen akılcı yolun önünü kesmiş ve başarının tanımını değiştirmiştir. Başarının ölçüsü artık teori ve pratik değil, uzantılarla penetre etmektir, yani fallustur.

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Aşının Koruması ve Bilimsel Yaklaşım — Işık Barış Fidaner

Aşılama konusunda Doğruluk kavramının bilimsel yaklaşımla ilgili yarattığı sorun Sahilik kavramıyla aşılabilir [1]. En basit cümleyle başlayalım:

“Aşı olmak doğrudur.”

Bu cümle aşı konusunda bilgi vermiyor, muhatabını aşı olmaya ikna etmeye çalışıyor. Bu cümleyi kurduktan sonra istediğiniz kadar gerekçe sayarak destekleyin, yaptığınız şey bilgilendirme değil, ikna çalışmasıdır, yani ideolojik propagandanın tıbbi eşdeğeridir. Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Felaketlere karşı yaratıcı çözümler

Diyanet İşleri Başkanı Türkiye’yi saran felaketlerle ilgili şöyle dedi: “Bizlere düşen her türlü tedbiri aldıktan sonra Cenâb-ı Hakkın takdirine rıza göstermektir.” Elbette külli iradeye itiraz edecek halimiz yok ama felaketlerle baş etmek için cüzi irademizi hakkınca değerlendirdiğimiz ve bu uğurda elimizden gelen herşeyi yaptığımız söylenebilir mi? Unuttuğumuz veya aklımıza gelmeyen yol ve yöntemler olamaz mı? Mesela Haluk Levent’in Ahbaplar vasıtasıyla para toplayıp Kazakistan’dan yangın söndürme helikopteri kiralaması oldukça özgün ve yaratıcı bir çözümdü. Buna benzer başka çözümler bulunamaz mı?

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey

Hayal gücü hayaletin hayaletidir — Işık Barış Fidaner

Hayal gücü değerlidir çünkü enerji katan yani işe yarayabilen bir şeydir. Ama kendi başına ayakta kalamaz çünkü onu güdüleyen asıl etmen altta yatan ruh dalgalanmalarıdır. Bu içsel titreşimlerin hayal gücüne katkı yapmadıkları sürece işe yarar olup olmadıkları bilinemez çünkü her titreşim kendine özgü içkin bir yönelimi taramaktadır. Titreşen dalga darbe almadıkça aynen titreşmeye devam eder, yani hareket ile eylemsizliğin özdeşliğinden oluşur, hareket eden atalettir, yaşayan ölüdür (namevt, undead), yani hayalettir. Demek ki hayal gücü, hayaletvari titreşimlerle sürdürülen içsel momentumdan kaynağını alır.

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey

Başka(sı)nın hayaline uyma mesuliyeti — Işık Barış Fidaner

Başkasının hayaline hapsolduysan işin bitmiştir!

Deleuze’ün bu sözünde güncel bir mesaj duyabiliriz. Başka(sı)nın hayaline uyma mesuliyeti en tepedeki başka(n)dan en alttaki başka(n)lara kadar her yerde ve her an üzerimize yüklenebilir ve yüklenir. Hayallere uyan makbul vatandaş olma mesuliyeti kanunlara uyan makul vatandaş olma sorumluluğundan dikkatle ayırt edilmelidir. En coşkulu isyancı bile eleştirip karşı çıkabileceği bir simgesel-hukuki düzenin önceden varolmasına gereksinim duyar. Mevcut dünyanın mümkünatının tabaka tabaka soyulduğu ve ortadan kalktığı şartlarda “Başka bir dünya mümkün!” demek ne anlama gelebilir ki? Asıl mesele şimdiki dünyanın mümkünatı değil mi?

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey