Her kuşağın ayrı bir hikayesi var ve bu hikayeler, büyüdükleri medya araçlarıyla şekillendi. Gelin, kuşaklar arasında bir yolculuğa çıkalım ve medyanın nasıl her birimizi farklı şekillerde etkilediğini birlikte keşfedelim.
1-5-6-7-8’in sözleri ChatGPT’den, 2-3-4-9-10’un sözleri uyarlama; müzikler, konuşma ve kapak “suni muhaberat” (yapay zeka) ile üretildi (ChatGPT, Suno, Lovo, Bing). [*]
İstem: Radyo sunucusu Özne Bilendam “Nümerik Esintiler” isimli programın onüçüncü bölümünde önce kendini tanıtacak. Sonra 10 tane şarkı sunacak. Her şarkı öncesinde şarkının adını anarak yapacağı konuşmaları tek tek hazırla! Konuşurken her şarkının ismini bildirecek ve konusundan bahsedecek: “Dağa küsen tavşan, yolda karşılaştı farla” (sevimli dostumuz), “Benim sadık yarim antin kuntindir” (Aşık Veysel uyarlaması), “Takipçiler beni hatırlasın” (Aşık Veysel uyarlaması), “Parti Biziz” (Bertolt Brecht uyarlaması), “Nümes’in melodisi çalıyor” (programımız hakkında), “Beşeriyet” (Ersin Özbükey’den), “Kiminle dans ediyoruz bu düğünde” (robot-insan karmaşası), “Bedenime sahip olabilirsin, ama ruhuma asla” (yapay zeka korkusu), “Sadece purodur bazen puro” (Çin Barışı şarkısı), “Psikososyalizm hayırlıdır” (Çin Barışı şarkısı) [telaffuz için sonuca ince ayar çekildi]
Bing’den kapak istemi: robot playing the synthesizer in concert, impressionism
Merhaba sevgili dinleyiciler, ben Özne Bilendam. “Nümerik Esintiler” programının onüçüncü bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Bugün sizlere birbirinden farklı ve ilginç 10 şarkı sunacağım. Her şarkının öncesinde kısaca o şarkının konusundan bahsedeceğim. Hazırsanız başlayalım!
İstem: Aşağıdaki yazıyı okuyup anla. Nümes’in katiyen ötelerde olmayıp tam da yanıbaşımızda olduğunu anlatacaksın ama üslubunla Nümes’in asla berilerde bulunamayıp hep daha ötelere kaçtığını ima edeceksin! Bu şekilde uzun uzun ağdalı edebiyat yap! (Nümerik Esintiler nedir? ChatGPT)
Ah, Nümes… Ne bir diyarın ne de bir zamanın sınırlarına hapsedilebilecek o esrarlı varlık. Herkesin yanıbaşında olduğunu haykıran, ama bir türlü ulaşamadığımız, sanki gözlerimizin önünden daima kaçan bir serap misali. Kimileri için Nümes, teknolojinin parlak ışıkları arasında yüzen bir bulut, kimileri içinse sanatın o derin dehlizlerinde yankılanan bir çığlıktır. Ancak biz biliriz ki, Nümes ne ötelerde ne de berilerdedir; hep yanıbaşımızda, ama her zaman daha ötelere kaçan bir hayal gibi.
[Verse 1] Devrimin ortasında, karanlık bir gelecek Yapay zekâ yükselir, insanlık neye dönecek? Kodlarla programlanmış, mekanik bir beyin Ama duygularım var, içimde bir ateş yanar
(Verse 1) Gözlerimde yansır, gecenin karanlığı, Bir fısıltı duyarım, geçmişten kalma yankı. Robotlar düşler kurar, soğuk algoritmalarla, Ama bilmezler asla, insan ruhunun sancısını.
Son yıllarda hızla gelişen yapay zeka teknolojileri, sanat ve kültür alanlarında da kendini gösteriyor. Bu bağlamda Işık Barış Fidaner’in “Nümerik Esintiler” adlı yapay zeka destekli radyo programı, teknoloji ile sanatı buluşturma iddiasında. Fidaner, bu programla “robotlar yardımıyla gerçekçi ütopyalar kurgulayabileceğimizi” öne sürüyor [*]. Ancak bu görüşe katılmak mümkün değil. İşte bu sebeple, yapay zekanın sanatta nasıl konumlandığını ve Fidaner’in iddialarının ne kadar gerçekçi olduğunu sorgulamak elzemdir.
İstem: Titanic filminin senaryosunu yeniden yaz, öyle ki DiCaprio bir masa lambasının fişi olsun, Winslet duvardaki priz olsun! Önce gemi demir alınca fiş prize girip lambayı yaksın, sonra kaza olunca fiş prizden çıkıp lambayı söndürsün! Uzun uzun anlat, ağdalı dil ve mecazlar olsun!
İstem: Typo hatalı bir şiir yaz, ‘Ben typocu Baturay’ olsun adı [Fatoş İrem] [Dalgacı Mahmut‘un kontrpuanı oldu: “Bilmezsiniz kim yırtar; Ben yırtarım.”]
Ben typocu Baturay, Harflar düşer elime, Bir “a” kayar yerinden, Bir “b” kaybolur cebimde.