‘Son kararım bu’ — Franz Kafka

Avukat sözünü bitirdiğinde, K. tamamen kendine hakimdi. Hatta avukatın son sözlerine karşı başını birçok kez oynatarak eski kanaatini doğrulamıştı: Avukat yine hep yaptığı gibi alakasız genellemelerle onun dikkatini dağıtıyor ve böylece esas konudan, yani K.’nin davasında fiilen yaptığı işin ne olduğundan sapıyordu. Avukat bu kez K.’nin her zamankinden daha şiddetle direndiğini fark etmiş olmalıydı zira sessiz kalarak K.’ye kendi adına konuşma fırsatı verdi, K. konuşmadığında, “Bugün aklınızda belli bir şeyle mi geldiniz?” dedi. “Evet,” dedi K., avukatı daha iyi görmek için gözlerini mumdan biraz koruyarak, “Size söylemek istediğim şu: Bugünden itibaren davamda beni temsil etmiyorsunuz.” “Doğru mu anlıyorum sizi?” dedi avukat, yatağa oturup bir eliyle yastıklardan kendine destek alarak. “Öyle zannediyorum,” dedi K., dimdik oturarak, uyarılmış gibi. “Peki bu planı konuşabiliriz,” dedi avukat kısa süre sonra. “Bu artık bir plan değil,” dedi K. “Öyle olabilir,” dedi avukat, “ama yine de acele etmek istemeyiz.” “Biz” adına konuşurken sanki K.’yi bırakmaya hiç niyeti yokmuş, onu temsil etmeyi sürdüremese de danışmanlık etmeye kararlıymış gibiydi. “Hiç acele edilmedi,” dedi K., yavaşça ayağa kalkıp sandalyesinin arkasına geçerek, “dikkatle düşünüldü, hatta belki fazla bile düşünüldü. Son kararım bu.” “O halde, birkaç şey dememe müsaade ediniz,” dedi avukat, yorganı kaldırıp yatağın kenarına oturarak. Çıplak, beyaz kıllı bacakları soğuktan titriyordu. K.’nin ona koltuktaki battaniyeyi vermesini istedi. K. ona battaniyeyi getirdi ve şöyle dedi: “Soğuk algınlığı kapma riskine girmeniz gayet gereksiz.” “Durum yeterince önemli,” dedi avukat, yorganı üst yarısına sarıp battaniyeyi bacaklarına örterek.

(Kafka’nın Der Prozeß’inden çevrilmiş The Trial’dan küçük bir kısmı çevirdim)

2 Yorum

Filed under Çeviri

Famillionaire: bana dengi gibi davrandı, gayet samilyonerce beni dostanatına kabul etti — Jacques Lacan

Geçen sefer bıraktığımız yerden anlatımıza devam edelim, yani Hirsch-Hyacinth’in Lucca kaplıcasında gördüğü Reisebilder yazarıyla konuşurken şunu dediği andan:

Ve Allah’ın bana tüm iyilikleri vereceği ne kadar doğruysa öyle, Salomon Rothschild’le oturdum ve bana dengi gibi davrandı, gayet samilyonerce beni dostanatına kabul etti. [*]

İşte başlayacağımız yer burasıdır, böylece kendi bahtı da açılmış samilyoner/dostanat (famillionaire) sözüdür. Bu söz Freud’un çıkış noktası olmakla bilinir. Ben de size bu yolla Freud’un şakalara nasıl yaklaştığını göstereyim.

Bu analiz amaçlarımız bakımından önemlidir –ve maalesef buna muhtacız– çünkü Freud’la birlikte bilinçdışı mekanizmalar diyeceğimiz yerde imleyenin taşıdığı tartışılmaz önemi bize göstermektedir.

[*] “And, as true as God shall grant me all good things, Doctor, I sat beside Salomon Rothschild and he treated me quite as his equal, quite famillionairely.” “Und so wahr mir Gott alles Gute geben soll, Herr Doktor, ich saß neben Salomon Rothschild und er behandelte mich ganz wie seinesgleichen, ganz famillionär.”

samimice + milyoner = samilyonerce
dostane + saltanat = dostanat

Seminer 5’ten

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

4 Yorum

Filed under Çeviri

Bıçaklar çıksın — Radiohead

Bilmeni isterim
O geri gelmeyecek
Gözümün içine bak
Geri gelmeyeceğim

O zaman bıçaklar çıksın
Yakala fareyi
Aşağıya bakma
Çiğne ağzında

Köpek olsaydın
Doğarken boğmuşlardı seni

Gözümün içine bak
Doğru söylediğimi anlamanın tek yolu bu

O zaman bıçaklar çıksın
Pişir onu
Ez başını
Koy kazana

Bilmeni isterim
O geri gelmeyecek
Şişmiş ve donmuştur
Yine de çöpe gitmesi hiçbir işe yaramazdı

O zaman bıçaklar çıksın
Yakala fareyi
Ez başını
Koy kazana

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Komünist arkadaşınızla nasıl sorun yaşamazsınız

Üç Yöntem: (1) Arkadaşlığınızı Geliştirin (2) Arkadaşınızın Görüşlerini Öğrenin (3) Sağlıklı Tartışmalar Yapın (wikihow.com).

Biz insanlar sosyal toplumsal varlıklarız. Birbirimizin çekimine kapılmamız çeşitli etkenlere bağlıdır. Birbirimizin güven ve arkadaşlığını kazandıkça, aramızdaki farklarla baş etmeyi de öğrenmemiz gerekir. Kişisel düzeyde hissedilen en yaygın fark politik görüşlerimizdir. Komünizmi destekleyen bir arkadaşınız varsa onunla geçinmek zaman zaman zor olabilir, fakat birbirinize saygı göstererek bu komünist arkadaşınızla sorun yaşamayabilirsiniz.

Yöntem 1: Arkadaşlığınızı Geliştirin

aid304020-900px-Be-Okay-with-Having-a-Communist-Friend-Step-1-Version-5

1) Hemfikir olmamakta hemfikir olun. Arkadaş edinmenin en iyi tarafı birbirinizi anlamaktır. Eğer arkadaşınız komünistse ve siz farklı bir ideoloji benimsemişseniz, gene de pek güzel geçinebilirsiniz. Politika tamamen hemfikir olmadığınız alanlardan biri olacak sadece. Arkadaşınızla geçinmek için onunla hemfikir olmanız gerekmediğini anlayın. [1]

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri

Geriye sürüklenir (Balayı bitti) – Radiohead

Çürümüş meyveyiz
Hasarlı ürünleriz
Aman neyse kaybedecek daha da bir şeyimiz yok
Bir patlama olsa muhtemelen parça parça oluruz
Geriye sürükleniyoruz

Buraya kadar fazlası değil
Bir daldan sarkmışım
Bir kırıcıda sallanırım
Bal şeker uykuya dalmış
Geriye kayıyorum

Kollarımıza düştün sen
Kollarımıza düştün sen
Denedik ama yapılacak bir şey yoktu
Yapılacak bir şey yoktu

Bütün deliller saklanmış
Bütün kayıtlar silinmiş
Ama attığın adımlar seni ele verir
Sen de geriye yürüyorsun

A-a-a!
Kollarımıza düştün sen
Kollarımıza düştün sen
Denedik ama yapılacak bir şey yoktu
Yapılacak bir şey yoktu
Kollarımıza düştün
Kollarımıza

Çürümüş meyveyiz
Hasarlı ürünleriz
Aman neyse kaybedecek daha da bir şeyimiz yok
Bir patlama olsa muhtemelen parça parça olacağız
Geriye sürükleniyoruz

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Suret olmayan bir söylem — Jacques Lacan

Suret olmayan bir söylem hangi kapsamdadır? O benim durduğum yerden ve önceki dediklerim bakımından söylenebilir, her halükarda onu söylediğim vakidir. Dikkat edin: O ben onu söyledim diye de vakidir. Onu alev sayabilirsiniz, yani düşünün ki o benim onu söyleyişimden ibarettir.

Size yapıntının söyleminden bahsettim çünkü yapmadan söylem vaki olmaz, yani söylem söylenmeden vaki olmaz. Söylenen vaka tamamen o söylemin vakasıdır. Yapıntı dediğim işte budur ve elbette onun derdi indirgemektir, ama yapıntı dedim diye farklı bir şey aklınıza gelmesin, zorluklarını göğüsleme hatasına düşerseniz içinden çıkamayacağınız bir tabiat aklınıza gelmesin.

“Söylenebilir mi yoksa söylenemez mi?” değildir mesele, şudur: Ya söylenmiştir ya da söylenmemiştir. Yapıntısıyla sizi orada tutabildiği farzedilen söylenmişliklerden yola çıkarsınız. İşte tam o anda kesin, sakın şunu eklemeyin: “keyif fazlası basıncı altında oradasınız”

O anda kesin dedim çünkü benim söylemim etrafında keyif fazlası telaşıyla toplanmadığınız ne malum? Kim ne düşünürse düşünsün vaka kararlaşmış değildir, size sunduğum beyanlar dizisiyle suret olmayan bir söyleme adım attığınız kesin değildir.

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Çeviri

Pokémon Gone

pokemongone

@Nusaybindencom & #PokemonGO

4 Yorum

12 Temmuz 2016 · 3:44 am

Bizim olmayacaksa kapat gitsin!

tmp_1922-Screenshot_2016-07-10-20-19-08-511538349.png

If we don’t get it shut it down!

Bizim olmayacaksa kapat gitsin!

tmp_1922-Screenshot_2016-07-10-20-43-52598576002

What do we want? Justice!
When do we want it? Now!

Ne istiyoruz? Adalet!
Ne zaman istiyoruz? Şimdi!

tmp_1922-Screenshot_2016-07-10-21-17-46-1488171027

1 Yorum

Filed under Şey

Rahatlıkla uyuştum – Pink Floyd

Merhaba
Orada kimse var mı?
Duyunca başını oynatsan yeter
Evde kimse var mı?

Gel anlat
Kötü hissettiğin belli
Bak ben acını hafifletebilirim
Seni ayağa kaldırabilirim gene

Rahatla
Önce biraz bilgi vermen lazım
En temel şeyleri söyle yeter
Nerenin acıdığını gösterir misin?

Acımıyor bir yerin, geri çekilmektesin
Uzaktaki geminin dumanı ufkunda ve
Dalgalar halinde işte sen geçmektesin
Dudağın oynar ama duyamam dediklerini
Çocukken ateşim çıkmıştı bir gün
İki balon gibi şişmişti ellerim
Şimdi gene o günkü gibi olmuş
Açıklayamam, anlaman mümkün değil
Aslında böyle değilim
Rahatlıkla uyuştum

Rahatlıkla uyuştum

Tamam
Bir tanecik iğne batmış
Bundan sonra aaaaaaaah! demek yok
Birazcık rahatsız hissedebilirsin

Ayağa kalkabilir misin?
İşe yarıyor işte bak, iyi
Şimdilik bu seni sahnede tutmaya yeter
Gel, gitme vakti geldi

Acımıyor bir yerin, geri çekilmektesin
Uzaktaki geminin dumanı ufkunda ve
Dalgalar halinde işte sen geçmektesin
Dudağın oynar ama duyamam dediklerini
Çocukken benim
Bir an gelip geçivermişti
Gözümün bir köşesinden
Dönüp baktım ama gitmişti
Şimdi bir yere koyamıyorum
Çocuk büyüdü
Rüya geçti
Rahatlıkla uyuştum

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Değildir — Jacques Lacan

O halde ben sizi o yatakta kendi ilhamlarınızla başbaşa bırakayım. Dışarı çıkarken bir kere daha kapının üstüne yazayım ki oradan çıktığınızda o yatakta kovalamış olacağınız düşleri hatırlayabilesiniz. İşte kapıya yazacağım cümle: “Başkasının keyfiyeti,” büyük B harfiyle, “Başkasının bedeninin keyfiyeti, Başkasını simgeleyen bedenin keyfiyeti, sevgi işareti değildir.”

Yazdım bunu ama akabinde “Son” veya “Amin” veya “Öyle olsun!” demedim. İşaret değildir o – ama ondadır yegane cevap.

(sonrası: Aşk üzerine)

Jacques Lacan 1972-1973 Seminer 20: Yine, s. 3

~~~

Ek 1:

Cm87dewXgAAiUSV

Ek 2:

20160717_142457

10 Yorum

Filed under Çeviri