Tag Archives: Franz Kafka

Josefine, Şarkıcı Ya Da Fareler Halkı — Franz Kafka

1924

Şarkıcımızın adı Josefine. Onu duymamış olan, şarkının gücünü bilmez. Onun şarkısının sürükleyip götürmediği hiç kimse yoktur; hele bizim soyumuzun genel olarak müziği sevmediği düşünülürse, bunun değeri daha da artar. Sessiz huzur bizim için en sevgili müziktir; hayatımız ağırdır, bütün gündelik kaygıları bir kereliğine üzerimizden silkip atmayı başarmış olsak bile, artık müzik gibi, olağan hayatımızdan böylesine uzak şeylere yükselemeyiz. Ama bundan pek yakınmayız; o noktaya bile varmayız; elbette son derece acil biçimde ihtiyaç duyduğumuz belli bir pratik kurnazlığı en büyük üstünlüğümüz sayarız ve bu kurnazlığın gülümseyişiyle her şey karşısında kendimizi avutmayı âdet edinmişizdir; hatta bir gün —ki bu olmaz— müziğin belki de verdiği mutluluğa özlem duysak bile. Yalnızca Josefine bir istisnadır; müziği sever ve onu aktarmayı da bilir; tektir; onun gidişiyle müzik —kim bilir ne kadar süreyle— hayatımızdan kaybolacaktır.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Eviri

Yasa berisi — Franz Kafka

Yasa berisinde eşik başı durur. Köyden gelen adam eşik başına gelir ve yasaya erişim izni ister. Ama eşik başı şu anda ona erişim veremeyeceğini bildirir. Adam düşünür ve daha sonra girip giremeyeceğini sorar. “Mümkündür” der eşik başı, “ama şu anda olmaz.” Yasa geçidi her anki gibi o an da açıktır, eşik başı kenara çekilince adam eğilip kapıdan içeriye göz atar. Eşik başı onun bu haline güler ve şöyle der: “Kendini tutamıyorsan yasağıma rağmen girmeyi dene bakalım. Ama bil ki ben güçlüyümdür, en alt eşiğin başı olduğum halde. Odadan odaya hep daha güçlü eşik başları dizilmiştir. Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Çeviri

‘Son kararım bu’ — Franz Kafka

Avukat sözünü bitirdiğinde, K. tamamen kendine hakimdi. Hatta avukatın son sözlerine karşı başını birçok kez oynatarak eski kanaatini doğrulamıştı: Avukat yine hep yaptığı gibi alakasız genellemelerle onun dikkatini dağıtıyor ve böylece esas konudan, yani K.’nin davasında fiilen yaptığı işin ne olduğundan sapıyordu. Avukat bu kez K.’nin her zamankinden daha şiddetle direndiğini fark etmiş olmalıydı zira sessiz kalarak K.’ye kendi adına konuşma fırsatı verdi, K. konuşmadığında, “Bugün aklınızda belli bir şeyle mi geldiniz?” dedi. “Evet,” dedi K., avukatı daha iyi görmek için gözlerini mumdan biraz koruyarak, “Size söylemek istediğim şu: Bugünden itibaren davamda beni temsil etmiyorsunuz.” “Doğru mu anlıyorum sizi?” dedi avukat, yatağa oturup bir eliyle yastıklardan kendine destek alarak. “Öyle zannediyorum,” dedi K., dimdik oturarak, uyarılmış gibi. “Peki bu planı konuşabiliriz,” dedi avukat kısa süre sonra. “Bu artık bir plan değil,” dedi K. “Öyle olabilir,” dedi avukat, “ama yine de acele etmek istemeyiz.” “Biz” adına konuşurken sanki K.’yi bırakmaya hiç niyeti yokmuş, onu temsil etmeyi sürdüremese de danışmanlık etmeye kararlıymış gibiydi. “Hiç acele edilmedi,” dedi K., yavaşça ayağa kalkıp sandalyesinin arkasına geçerek, “dikkatle düşünüldü, hatta belki fazla bile düşünüldü. Son kararım bu.” “O halde, birkaç şey dememe müsaade ediniz,” dedi avukat, yorganı kaldırıp yatağın kenarına oturarak. Çıplak, beyaz kıllı bacakları soğuktan titriyordu. K.’nin ona koltuktaki battaniyeyi vermesini istedi. K. ona battaniyeyi getirdi ve şöyle dedi: “Soğuk algınlığı kapma riskine girmeniz gayet gereksiz.” “Durum yeterince önemli,” dedi avukat, yorganı üst yarısına sarıp battaniyeyi bacaklarına örterek.

(Kafka’nın Der Prozeß’inden çevrilmiş The Trial’dan küçük bir kısmı çevirdim)

2 Yorum

Filed under Çeviri

Odradek — Franz Kafka

“Kimileri Odradek sözcüğünün Slavcadan kaynaklandığını söyler, sözcüğün kuruluşunu bu dile dayanarak çözmeğe çalışır. Başkalarının kanılarına göre ise, sözcük Almancadan kaynaklanmış, Slavcadan yalnızca etkilenmiştir. Ama, her iki yorumun da kesin olmadığı, ikisinin de uygun düşmemesinden haklı olarak çıkarılabilir, çünkü yorumlardan hiçbiriyle sözcüğe bir anlam bulunamamakta.

Okumaya devam et →

Yorum bırakın

Filed under Çeviri, Kurgu