Paranoyak Android — Radiohead

Lütfen gürültüyü keser misin, biraz dinlenmeye çalışıyorum
Kafamdaki tüm doğmamış tavuk sesleri arasında
O da nesi? (Paranoyak olabilirim ama android değilim)
O da nesi? (Paranoyak olabilirim ama android değilim)

Kral olunca ilk seni kurşuna dizdireceğim
Hiçbir neticesi olmayan kanaatinle birlikte
O da nesi? (Paranoyak olabilirim ama android değilim)
O da nesi? (Paranoyak olabilirim ama android değilim)

Hırs pek çirkinleştirmiş seni
Tepinip bağıran domuzcuk gucci
Hatırlamıyorsun
Hatırlamıyorsun
Neden ismimi hatırlamıyorsun?
Bence uçur kellesini
Bence uçur kellesini
Neden ismimi hatırlamıyorsun?
Hatırlıyormuş galiba

Yağmur yağar, yağmur yağar
Yağmur gel yağ üstüme
Çok yüksekten
Çok yüksekten… yüksekten…
Yağmur yağar, yağmur yağar
Yağmur gel yağ üstüme
Çok yüksekten
Çok yüksekten… yüksekten…
Yağmur yağar, yağmur yağar
Yağmur gel yağ üstüme

Bu kadar efendim
Gidiyorsunuz
Domuz derisi çatırdar
Toz ve çığlıklar
Ağlaşan yupiler
Panik, kusmuk
Panik, kusmuk
Tanrı sever çocuklarını, Tanrı sever çocuklarını, evet!

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Duvarlara tırmanıyor olacağım — Radiohead

Evindeki kilidin anahtarıyım
Oyuncaklarını bodrumda tutan
Ve fazla içeri girersen
Sadece yansımamı göreceksin

Mumları söndürmek her zaman iyidir
Buzdaki kırma aletiyim
Sakın bağırma ve alarma basma
Ölene dek arkadaşız biliyorsun

Ve ne tarafa dönsen
Orada olacağım
Kafatasını aç
Orada olacağım
Duvarlara tırmanıyor olacağım

Işığı kapatmak her zaman iyidir
Dışarısı hep daha iyidir
Onbeş darbe kafanın arkasına
Onbeş darbe zihnine

Çocukları güvenle kilitle bu gece
Ve kapat dolaptaki gözleri
Yerli adam kokusu var bende
Kendini en yalnız hisseden biri

Ve ne tarafa dönse
Orada olacağım
Kafatasını aç
Orada olacağım
Duvarlara tırmanıyor olacağım

Duvarlara tırmanıyor olacağım
Duvarlara tırmanıyor olacağım

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Karma polisi — Radiohead

Karma polisi bu adamı tutukla
Matematik konuşur
Buzdolabı gibi vızıldar
Ayarı bozuk radyoya benzer

Karma polisi bu kızı tutukla
Hitler gibi saçları
Beni hasta eder
Partisine de davetsiz gelmişiz

Olacağı bu
Olacağı bu
Bize bulaşırsan olacağı bu

Karma polisi
Verebildiğim her şeyi verdim
Yetmedi
Verebildiğim her şeyi verdim
Ama baksana gene kardılar bizi

Olacağı bu
Olacağı bu
Bize bulaşırsan olacağı bu

Bir anlığına, kendimi kaybetmişim, kendimi kaybetmişim
Aman neyse, bir anlığına, kendimi kaybetmişim, kendimi kaybetmişim

Bir anlığına, kendimi kaybetmişim, kendimi kaybetmişim
Aman neyse, bir anlığına, kendimi kaybetmişim, kendimi kaybetmişim

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

İzler

Çok özlense de çağımızda afford edilemiyen nayifliğimizi anmak için 2016 H03‘ü (Kamualev) düşünüp sahilli ya da çimenli herhangi bir yolda ileri-geri yürüyelim.

Bir şey buldum sessizlikte
Adı yokmuş, çağırılmazmış
Köşe bucak dolanırken
Varlığından habersizmiş

İzler var izler her yerde
Bilmem kendi kendi nerde
İzliyor durduğu yerde

Uğraşma anlamaz seni
Söyle aklına eseni

İzler var izler her yerde
Bilmem kendi kendi nerde
İzliyor durduğu yerde

İzler var izler her yerde
Bilmem kendi kendi nerde
İzliyor durduğu yerde

Bekliyor durduğu yerde

Bkz Beş Dakika Daha Şarkı Sözleri (ChatGPT), Beş Dakika Daha (Sakareller)

Sonra kaldığımız yerden nayifliği tasfiye etme işine aynen devam edelim.

I found something in silence
It has no name, it is not called
It wanders every nook and canny
Seeming unaware of its existence

Traces are there, traces everywhere
I don’t know it itself is where
It stays, it’s tracing there

Don’t try, it won’t understand you
Say whatever comes to your mind

Traces are there, traces everywhere
I don’t know it itself is where
It stays, it’s tracing there

Traces are there, traces everywhere
I don’t know it itself is where
It stays, it’s tracing there

It stays, it’s waiting there

Note: The English translation of the lyrics of a 2009 song that we had rehearsed with Sakareller but never performed for an audience. It was a bit too folksy. Uğur had been threading it with human noise but then he left.

5 Yorum

Filed under Şey

İkinci Varış — William Butler Yeats

Açılan girdapta dönüp dönerken
Duyamaz çevik atmaca sahibini;
Ayrı düşer parçalar; merkez tutulamaz;
Katıksız anarşi başıboş kalır dünyada,
Kanlanmış akıntı salınır, ve her yerde
Boğulur masumiyetin kutlanması;
En iyiler tüm kanılardan yoksun, en kötüler
Tutkulu bir yeğinlikle dolar.

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şiir

O benim kardeşimdi — Simon & Garfunkel

O benim kardeşimdi
Beş yaş büyüktü benden
O benim kardeşimdi
Yirmiüç yaşındaydı öldüğü gün

Özgürlük süvarisi
Sövdüler kardeşime bakarak
“Evine git, yabancı
Bu şehir sana mezar olacak”

Diz çökmüş şarkı söylerken
Öfkeli güruh peşinden geldi
Vurup öldürdüler kardeşimi
Çünkü o haksızlıktan nefret ederdi

O benim kardeşimdi
Gözyaşları geri getirmez onu bana
O, benim kardeşimdi
Ve o kardeşleri özgür olabilsin diye öldü
O kardeşleri özgür olabilsin diye öldü

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Ayar yürüyüşü

Faydacı yaklaşımla yazı okunmayıp doğrudan son paragraflara atlanabilir.

Başınızın ağrıması mutsuz, stresli olduğunuzu ya da “hayatınızın” iyi gitmediğini göstermez. Demin gördüğünüz bir şeyden inanılmaz etkilenip huşuya kapıldığınızı, ona yapışıp kalmanızın artık bir zaruret olduğunu da göstermez. “Başınıza gelen” şey her neyse ona katlanamadığınızı ve derhal “hayatınızdan” çıkarmak zorunda olduğunuzu da göstermez. Artık mutlaka “doktor”a gidip ilaç almaya ihtiyacınız olduğunu, beyinde hicrelerin birbirini yiyip damar damar üstüne bindiğini de göstermez. Böylesi bir cehalet karşısında okuyup “hoca” olmak suretiyle halkı aydınlatma vazifesiyle yüklendiğinizi de göstermez.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey

Çevirenin önsözü — Işık Barış Fidaner

İlk yayınladığım çeviri derlemesine yazdığım önsözün güncel versiyonudur.

Bu e-kitap yersizseyler.wordpress.com’da yayınlanmış dört McKenzie Wark çevirisinden oluşuyor. Çevrilecek makale seçimi, çeviri yaparkenki sözcük seçimine benzer. Sözcüklerin dilleri dikişleyecek olması gibi, çevrilen yazarın ismi de diller arasında bir köprü olacaktır.

Bu çeviriler, yabancı bir kaynağın Türkçe konuşan insanlara ulaştırılmasından ziyade, İngilizce tasavvurumuzla Türkçe tasavvurumuz arasında kanallar açma çabasıdır. Yabancılık konuşulan dilin yabancı dil ya da anadil olmasında değil, bu dillerin birbirlerine çevrilmeyi reddetmelerinde, birbirlerini susturmalarında, dışarmalarındadır. Ama konuşmayı susturan, sözü dışaran şey, aynı zamanda konuşmayı gerektiren şeydir, tasavvur ettiren şeydir, dildeki anlamın kendisidir.

Demek ki çeviride karşılaşılan zorluk, psikanalizdeki belirti [symptom] gibidir: hem direnç gösterir, hem de bu direnç yardımıyla gidilecek yöne doğru iter. Biri yokken bir diğerinin konuşması gibi, ya da biri konuşurken bir diğerinin beklemesi gibi; bir dildeki sessizliğe başka bir dilde ifade vermek, hatta ona el koymak, ve bunun gibi, bir dilin döküldüğü çukurdan başka bir dilde kaçmak ve geri çekilmek mümkündür.

Bu el koyma ve bu geri çekilme, içine düştüğümüz oyunlara kapılıp gitmeyeceksek, bu oyunlar artık geçmiş olacaksa, onun yerine kendi çizdiğimiz büyülü çemberler geçerli olacaksa, mümkün olmanın yanısıra zorunludur da.

İyi günler.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Şey

Led Zeppelin’i mahkemeye götüren merdiven

Joe O’Connell — 20 Haziran 2016 — northeastern.edu

zeppelin1400-740x493

Robert Plant ve Jimmy Page “Cennete Giden Merdiven”in itibar edilen yazarlarıdır. Fotoğraf: Jim Summaria/from Wikimedia Commons

İngiliz rock grubu Led Zeppelin’in yaşayan üç üyesi son birkaç günü sahne performansı yapmakla değil, Los Angeles’taki bir mahkeme duruşmasına katılarak geçirdiler.

Çünkü solist Robert Plant ve gitarist Jimmy Page 1971’de patlayan “Cennete Giden Merdiven” [Stairway to Heaven] şarkısının enstrümantal kompozisyonunu Randy Wolfe’tan çalmakla suçlanıyor. Spirit grubunun Randy California adıyla da bilinen gitaristi, “Boğa” [Taurus] şarkısında benzer bir kompoziyon yapmış.

Wolfe 1997’de öldü ve onun itimat temsilcileri bu davayı açtı. Led Zeppelin’in üç üyesi de Salı günü devam eden davada ifade verdiler.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Görüşme, Şarkı

Cinsel ilişkinin yokluğu ve iki evrensel — Jacques Lacan

Gelin biz gene bu yanıt işlevini bir apologla örnekleyelim, psikologun bize sağladığı bağıran bir logla örnekleyelim, çünkü can bağırır, hatta, petit (a) telaffuzu ile, b(a)ğırır [1].

Sorun şu ki psikolog, kendi sahasını ancak teolojiyle destekleyebildiğinden, psişik olanın normal olmasını ister, sonuçta onu baskılayacak şeyler geliştirir.

Özellikle de Innenwelt ve Umwelt, böylece insanın hiç çıkmadığı labirenti yapan voltacı-insana [homme-volte] dikkatini vermekle daha iyi edecektir.

Uyaran-yanıt çifti ona bu icatlarını itiraf ettirir. Yanıt bireyin kendini canlı tutmasını sağlayan şeydir, ne güzel, ama bunun çabucak ve kötü bitmesiyle beliren soruyu, hayatla bireyin tekrar-üremesi çözer, dolayısıyla soru da tekrar-üremiş olur, yani bu durumda tekrar-LAN!-mış olur. [2]

Bilinçdışında keşfedilen şey aslında budur, sonradan bunun bir yanıt olduğu anlaşılır, ama uyaran olmasından dolayı.

Gene bu yüzden, ne olursa olsun, psikolog voltacı-insanın tekrarlamasına geri döner, bunun da bilinçdışında üretildiğini biliriz.

Hayat kuşkusuz ürer, niye ve nasıl Allah bilir. Yanıttan gelen şeyse olsa olsa bir soru olur, hayatın üremesini destekleyen bir ilişki barındırmaz.

Bilinçdışından gelen şu formül hariç: “İnsan nasıl ürer?”

— “Sorunun üremesiyle” diye yanıtlanır. Ya da “seni konuşturmak için” denir, ya da bilinçdışında dışarılmış olur.

İşte buradan iki tane evrensel elde etmemiz gerekir, (“lar” olup kendi oluşlarına inanan) konuşmacıları birbirinden ayırmaya yetecek tutarlılıkta iki tane bütün, eş-adımlarla ulaşırken ayakları fazla birbirine dolanmayacak iki tane yarım-benlik [3] elde etmemiz gerekir.

(L’Étourdit, EN: C. Gallagher)

[1] ç.n. Fransızcadaki sözcüğün “köşeye sıkışmak” “havlamak” gibi anlamları var.

[2] ç.n. Fransızcadaki ré-pète, İngilizcede re-fart yani tekrar-osurmak anlamına geliyor.

[3] ç.n. Fransızcadaki moitiés: “yarımlar” demek ama hemen sonraki cümlede “moi” (ben) ile ilişkilendirilecek.

4 Yorum

Filed under Çeviri