Tag Archives: Anlama Aykırıdır

Çince karakter üzerine — Ezra Pound

Fenollosa meselenin köküne ulaşmıştır, Çin düşüncesinde geçerli olan şey ile Avrupalı düşünce ve dilde geçersiz veya yanıltıcı olan şey arasındaki farkın köküne ulaşmıştır [1].

Onun ne kastettiğine dair yapabileceğim en basit açıklama şöyledir:

Avrupa’da bir kişiden herhangi bir şeyi tanımlamasını isterseniz, yapacağı tanım her zaman kusursuzca bildiği basit şeylerden uzaklaşarak bilinmez bir bölgeye doğru çekilecektir, mesafeli ve giderek daha da mesafelenen bir soyutlama bölgesine doğru çekilecektir.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri

Bir Avrupa Manifestosu — Slavoj Žižek

Bazılarımız hâlâ Komünist Manifesto‘nun ünlü girişini hatırlar: “Avrupa’ya bir hayalet dadanmıştır – komünizm hayaleti. Eski Avrupa güçlerinin tamamı bu hayaleti defetmek için kutsal bir ittifak kurmuşlardır: Papa ile Çar, Metternich ile Guizot, Fransız radikalleri ile Alman polis-casusları…” “Avrupa”nın günümüzün kamuoyu algısındaki statüsünü aynı sözlerle niteleyemez miyiz? Dünyaya bir hayalet dadanmıştır – Avrupamerkezcilik hayaleti. Eski Avrupa ile yeni dünya düzeni güçlerinin tamamı bu hayaleti defetmek için kutsal bir ittifak kurmuşlardır: Boris Johnson ile Putin, Salvini ile Orban, göçmenleri savunan ırkçılık karşıtları ile geleneksel Avrupa değerlerinin savunucuları, Latin Amerikalı ilericiler ile Arap muhafazakarlar, Batı Şeria Siyonistleri ile Çinli ‘yurtsever’ Komünistler…”

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Nazar — Jacques Lacan

Nazar sadece garip bir olumsallık biçiminde sunulur bize, ufukta bulduklarımızın simgesidir, tecrübemizin itkisidir, yani iğdiş kaygısını teşkil eden eksikliktir.

Göz ve nazar – bizim için dürtünün görsel alan düzeyinde tezahür ettiği bölünme budur.

Şeylerle ilişkimiz içinde, bu ilişki görme yoluyla teşkil edildiği ve temsil figürleri ile düzenlendiği ölçüde, bir şey sahneden sahneye kayar, geçer, iletilir ve her zaman oradan bir miktar sıyrılır – ona nazar adını veririz.

Jacques Lacan’ın 11’inci seminerinden küçük bir alıntı

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Nazar

6 Yorum

Filed under Şey

Miselyum — Jacques Lacan

Rüya Freud’da doğanın rüyası değildir, çarpıcı bir arketip değildir, dünyanın rahmi, ilahi rüya veya canevi değildir. Freud’un söz ettiği rüya belli bir düğümdür, analiz edilen sözel biçimlerden oluşan bir çağrışımlar ağıdır, oradaki örtüşmeler imletilen şeylerden değil sesteşliklerden gelir. Öznenin aklına gelen üç tane fikrin kesişiminde tek bir kelime bulduğunuzda önemli olan tek şeyin o kelime olduğunu fark edersiniz. Miselyum ipliklerini kendi etrafında en çok yoğuşturan kelimeyi bulduğunuzda mevzubahis arzunun gizli yerçekimi merkezine vardığınızı anlarsınız. Kısacası bu kelime demin bahsettiğim şeydir, söylemin bir delik oluşturduğu düğüm noktasıdır.

Jacques Lacan 2008 Benim Öğretim

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Ayrıca bkz.

Miselyum, Sigmund Freud

Mikoriza

5 Yorum

Filed under Çeviri

Boşbeleş işler: neden bunlar var ve neden sizde de bunlardan olabilir — Sean Illing David Graeber ile görüştü

Barış aktivisti, antropolog David Graeber, 59 yaşında hayatını kaybetti

9 Kasım 2019 — Sean Illing — vox.com

Ve neden bu profesör bir devrime gerek duyduğumuzu düşünüyor.

Gizliden gizliye amaçsız olduğuna inandığınız bir işiniz mi var?

Evet diyorsanız antropolog David Graeber’in “boşbeleş iş” dediği şeylerden birine sahipsiniz. Londra Ekonomi Okulu profesörü ve ilk Wall Street İşgali hareketinin liderlerinden Graeber yeni bir kitap yazdı: Boşbeleş İşler: Bir Teori [ç.n. Türkçede “Tırışkadan İşler” adıyla yayınlandı].

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri

Küresel Salgından Sonra Uykuya Geri Dönmemeliyiz — David Graeber

4 Mart 2021 — David Graeber — jacobin.com

Önümüzdeki aylarda bir an gelecek ve krizin bittiği ilan edilecek, biz de “elzem olmayan” işlerimize geri dönebileceğiz. Bu an birçoğu için bir rüyadan uyanmak gibi olacak.

Medya ve siyasal sınıflar kesinlikle bizi böyle düşünmeye teşvik edecekler. 2008’deki finansal çöküşün ardından öyle olmuştu. Kısa bir sorgulama anı yaşandı. (“Finans” nedir ki? Başka insanların borçlarından ibaret değil mi? Para nedir? O da borçtan ibaret değil mi? Borç nedir? Verilmiş bir sözden ibaret değil mi? Para ve borç birbirimize verdiğimiz sözler toplamından ibaretse eğer, o zaman kolayca birbirimize daha farklı sözler veremez miyiz?) Sesimizi kesmemizde ısrar edenler bu pencereyi derhal kapattılar, düşünmeye son verip işe geri dönmemizi söylediler, ya da en azından bir iş aramaya koyulmamızı.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Miselyum — Sigmund Freud

En geniş biçimde yorumlanmış düşte bile sıklıkla karanlık kalması gereken bir parça vardır: bunun nedeni yorum çalışması sırasında bu noktada çözülemeyen ve düşün içeriğine ilişkin bilgimize hiçbir şey eklemeyen bir karışıklığın bulunduğunu ayırt etmemizdir. Bu düşün göbeğidir, alttaki bilinmeyene ulaştığı noktadır. Yorumun bizi yönlendirdiği düş düşüncelerinin, eşyanın doğası gereği belirli bir sonu yoktur; onlar düşünce dünyamızın karışık şebekesi içinde her yöne dallanmak zorundadırlar. Bu karışık ağın özellikle yakın olduğu bir yerlerde düş-isteği bir mantarın miselyumlarından büyümesi gibi gelişir.

Sigmund Freud, Düşlerin Yorumu II, çev. Emre Kapkın, Payel, s. 248

Ayrıca bkz.

Miselyum, Jacques Lacan

Mikoriza

6 Yorum

Filed under Şey

İmleyişin matematiksel formelleştirmesi anlama aykırıdır — Jacques Lacan

Gerçek burada kendisini ayırt eder. Gerçek ancak bir formelleştirmenin açmazı temelinde nakşedilebilir. Bu yüzden matematiksel formelleştirmeyi kullanarak gerçeğe dair bir model sunabileceğimi düşündüm, zira matematiksel formelleştirme imleyişi üretmek için sahip olduğumuz en gelişmiş çalışmadır. İmleyişin matematiksel formelleştirmesi anlama aykırıdır – anlam-karşıtıdır (çelişkidir) dedim neredeyse. Günümüzde matematik filozofları matematik için “hiçbir anlamı yok” derler, Russell gibi bizzat kendileri matematikçi olsalar bile.

Encore’dan bir paragraf.

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Not: Bruce Fink’in signifierness dediği signifiance’a “imleyiş” dedim. Bu terim, imlenen anlamdan bağımsız olarak imleyiş olayının kendisini belirtiyor.

Matematik:

1) Matem: X’in yalnız bırakılması
2) Tema: X cinsinden yazılan herşey
3) Tik: X’in sadeleşmeden kalması

1) Mat: Eril yengi/yenilgi (loser)
2) Em: Dişil yengi/yenilgi (sucker)
3) Atik: Her ikisinden de kaçınmak

yas tutmayı tamamlayıp çevikleşmek : matem-atik

formel, daha formel, enformel

8 Yorum

Filed under Çeviri