Bruno Latour, 20 Kasım 2015
Teröristlerin eylemine dair cesaret kırıcı bir şey de, güdülerine yönelik tartışmayı hareketlerindeki kadar mantıksız bir seviyeye çekmeye eğilimli olunmasıdır. Her saldırıyla birlikte büyük savaş dramını yeniden sahneliyoruz: tehlike altındaki ulus ve barbarlığa karşı donanır gözüken koruyucu-devlet oyunu. Bu şüphesiz ki gerçek fakat korkunç derecede regresif/gerileyici. Böylece “güvenlik sağlanmalı ve devlete bunu sağlayacağı araçlar verilmeli” demiş oluyoruz. İşte o kadar.
Güncel durumu daha da cesaret kırıcı kılan 13 Kasım’da işlenen suçların, başka trajediler içeren ve IŞİD’in yaptığı katliamların zıddına bambaşka tehditlere bambaşka cevaplar bulmamızı gerektiren başka bir milada birkaç gün kala gerçekleşmiş olması. Tabii ki Dünya İklim Değişimi Konferansı COP21’den bahsediyorum. Aşırı silahlanmış ipi çürüklerin düzenlediği kan gölüne polisin verdiği tepkiye kıyasla korkarım bunu artık pek ciddi ve acil saymama eğilimindeyiz.





























