Tag Archives: Bu o değil

Biyolojik Cinsiyet Var mı Diyen Twitter Kullanıcısı Adama Açık Mektup — Jonah Mix

Jonah Mix
19 Nisan 2019

Bir tren istasyonunda durduğunuzu hayal edin.

Karşı taraftan birinin raylara adım attığını görüyorsunuz. Dikkati dağılmış, başka bir yoldan gidemeyecek kadar meşgul, nereye gittiğini fark edemeyecek kadar telefonuna gömülmüş. Başınızı öbür yana çeviriyor ve trenin raylara çıkan adama hızla yaklaştığını görüyorsunuz. Ne yaparsınız?

Cevap ortada umarım. Çığlık atarsınız. Bağırırsınız. Kollarınızı sallayıp olay çıkarırsınız. Yine de fark etmezse, telefonundan başını yine de kaldırmazsa, aşağı sıçrar ve adamı o rayların dışına kendiniz itersiniz. Belki gerçekte o kadar cesur değilsiniz. Ben o kadar cesur olduğumdan emin değilim. Ama en azından bunu yapacağınızı umarsınız, değil mi?

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri

Magdalen Berns, Kadınlar Arasında Bir Kahraman — Madeleine Kearns

magdalen-berns

Magdalen Berns (Nicole Jones)

4 Eylül 2019

Andrea Dworkin, yaşamının son yıllarında, (kusursuz değilse de güçlü bir düşünür olarak) gerçek feminizmin kadınların çıkarlarını geliştiren bir “siyasî pratik” olduğunu söylemişti:

…sevmediğiniz tüm kadınlar buna dahildir, yanında olmak istemediğiniz tüm kadınlar buna dahildir, eskiden en iyi arkadaşınız olan ve artık hiçbir ilginiz olmasını istemediğiniz tüm kadınlar buna dahildir.

Tek tek kadınların kim oldukları önemli değildir. Hepsi tecavüz karşısında, dövülme karşısında, çocukken ensest karşısında aynı ölçüde kırılgandır. Daha yoksul kadınlar fuhuş karşısında daha kırılgandır; fuhuş eşitlikçi toplumda kabul edilemez bir cinsel sömürü biçimidir; ve biz eşitlikçi toplum için kavga veririz.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri

Transgender dogma naif ve Freud’la uyumsuzdur — Slavoj Žižek

iStock-955807442

30 Mayıs 2019

life.spectator.co.uk

LGBT+ partizanları psikanalize eski moda deyip geçmeyi sevseler de, birçoğu temel Freudcu içgörülerin süregiden bastırılmasına tamamen katılırlar.* Psikanalizin bize öğrettiği bir şey varsa o da insan cinselliğinin içkin olarak sapkın olduğudur, sadomazoşist dönüşler ve iktidar oyunlarıyla sarılı olduğudur, orada hazzın acı ile ayrılmazca bağlandığıdır. Birçok LGBT+ ideologunda bulduğumuz fikir bu içgörünün tam tersidir, buna göre cinsellik ataerkil ya da ikici baskı ile bozulmazsa, hakikî benliklerimizin sahici ifadesinin mutlu bir alanına döner.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri

Kadın olmak hiçbirşey olmaktır — Alenka Zupančič

🪞⚔️👁️ Post-Feminizm 🪞⚔️👁️

Mesele “kadın” kimliğini doğru içerikle doldurmak değil, onun bütün içeriğini boşaltmaktır. Daha doğrusu, onun tek olumlu içeriğinin kendi biçimi olduğunu, olumsuzluğu olduğunu tanımaktır. Kadın olmak hiçbirşey olmaktır. Ve bu iyidir, feminist slogan bu olmalıdır. Elbette burada “hiçbirşey” kıymet belirten bir niteleyici değildir, bir ad olarak güçlü anlamıyla kullanılmıştır.

Alenka Zupančič

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

***

The point is not to fill in the identity of “woman” with the right content, but to empty it of all content. More precisely, to recognize its form itself, its negativity, as its only positive content. To be a woman is to be nothing. And this is good, this should be the feminist slogan. Obviously, “nothing” is not used as an adjective here, describing a worth, it is used in the strong sense of the noun.

Alenka Zupančič

***

zupancic.pdf erişimi için tıklayın

2 Yorum

Filed under Şey

Cinsiyet farkının mantığı üzerine — Slavoj Žižek

İki cinsiyet arasındaki farkı sürdüren şey, doğrudan simgesel karşıtlıklar dizisine (eril Akla karşı dişil Duygu, eril Faaliyete karşı dişil Edilgenlik, vb.) müracaat değil, bir ve aynı simgesel özelliği (esasen “iğdiş”i) üstlenme eylemindeki gerekli bağdaşmazlıkla başetme yolundaki farktır.

Erkeğin temsil ettiği Logos’a karşı dişi olan Duyguları vurguluyor değildir; daha ziyade, erkeğe göre, tüm gerçekliğin bağdaşır ve tutarlı evrensel ilkesi olan Logos, gizemli, telaffuz edilemez, teşkil edici ve istisnai bir X’e dayanır (“konuşulmaması gereken şeyler vardır”), kadında ise istisna yoktur, “her konuda konuşulabilir,” tam da bu nedenle Logos’un evreni bağdaşmaz, tutarsız, dağınık, “tamamsız” olur.

Veyahut bir simgesel sıfatın üstlenilmesi bakımından, bu sıfatla mutlak olarak özdeşleşme ve onun için herşeyi tehlikeye atma (davası için ölme) eğilimindeki erkek, yine de sıfatından ibaret olmadığı, giydiği “toplumsal maske”den ibaret olmadığı, onun altında “gerçek bir kişi” bulunduğu efsanesine dayanır; kadında ise, aksine, katı ve koşulsuz bağlılık yoktur, herşey esasen bir maskedir, ama tam da bu nedenle, “maskenin arkasında” hiçbirşey yoktur.

Veyahut, aşk bakımından: aşık bir erkek aşkı uğruna herşeyi vermeye hazırdır, sevilen mutlaklaştırılır, koşulsuz Nesne olur, ama tam da bu nedenle, kamusal veya meslekî davası için onu feda etmeye yönelir; kadın ise tamamen, kısıtsız ve tereddütsüzce aşkın içine girmiştir, oluşunda aşkla boyanmamış hiçbir boyut yoktur—ama tam da bu nedenle, ona göre “aşk tamamsız”dır, aşka daima tekinsiz bir aslî kayıtsızlık eşlik eder. Byron’un sözleriyle: “Erkeğin aşkı erkeğin hayatında ayrı bir şeydir,/Kadının ise tüm varoluşudur” (Don Juan)

Slavoj Žižek, Incontinence of the Void

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Ayrıca bkz Cinsel fark üzerine (Slavoj Žižek)

2 Yorum

Filed under Çeviri