Tag Archives: Doğru

Türkçe Konuşanların Hakikat Körlüğünün Sebebi

Türkiye’de demokratik değerlerin bir türlü yerleşememesinin ve siyasal alanın sürekli yeni şiddet sarmallarına rehin düşmesinin konuşulan dilin sınırlarıyla alakalı bir açıklaması olabilir mi? Değişim dilde başlıyor dendiği zaman siyasetin kurumsal diliyle bunun gündelik yaşamdaki karşılıkları namına ne söylenmiş olur? Bu yazı, söz konusu şiddet sarmallarından çıkmak için dile dair tercihlerden doğan mantıksal bir açıklama üzerine düşünürken, bir yandan da değişimin sesini dilsel bir ayrımda duymaya ve duyurmaya çalışıyor.

Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Şey

Sahi Sahiliğin Anlamsız İmletimi — Işık Barış Fidaner

Sahi sahilik (true truth) [1], sahiliğin gerçeklik uğrunda feda edilen parçasıdır (Fidaner, 2020, 23 Ekim). Peki, sahi sahiliğin içeriği nedir? Lacan’ın 9’uncu seminerde dediğine göre, “Sahi sahilik (vraie vérité) teriminin bir anlamı vardır, hatta psikanalizin bütün itibarı bu anlam üzerine bina edilmiştir. Psikanaliz kendisini dünyaya ilk olarak sahi sahiliği getiren olarak sunmuştur.” (Lacan ve Gallagher, 2010) Okumaya devam et →

16 Yorum

Filed under Şey

Sahi-Fol ile Doğru-Yanlış = Arzu ile İrade

sahifol

Sahi (True) ile Fol (False) bir nesnenin temelde bilinçdışı işleyen arzuyu hak etmesi ya da hak etmemesiyle ilgilidir. Sahi nesne arzuya karşılık verecektir, Fol nesne arzuyu boşa düşürecektir.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Şey

Muhatap sayısını çoğaltmak, hakikati feda etmek için yeterli bir gerekçe değildir — Işık Barış Fidaner

‘Kaynakçı’ çeviriye karşı ‘hedefçi’ çeviriyi savunduğu yazısında [1] Savaş Kılıç, kaynak metin ‘doğru anlaşıldığı/yorumlandığı’ sürece, kaynak metindeki özgün inceliklerin ‘hedef-dilin retorik kabul edilebilirlik normları’ adına fütursuzca feda edilebileceğini savunmaktadır. Kılıç, bu savını desteklemek için, hedef dili yetersiz bulan ve kaynaktaki özgün inceliklerin korunmasını arzulayan çevirmenleri ‘yas tutmayı beceremeyen melankolikler’ diye adlandırır. Kılıç, mevcut kullanımdaki Türkçenin ‘retorik normlarını’ normatif anlamda savunmaktan da çekinmez: Çevirmenler Türkçenin mevcut normlarına hiç dokunmasalar iyi ederler; normları esnetmeye yeltenen çevirmenler ise muhtemel okurlarını kaybedip muhatapsız kalmaktan korkmalı ve bu beyhude çabayı terk etmelidirler. ‘Yas’ kavramına başvuran Kılıç, çevirmenlerin kaynak metnin ardından bir miktar üzüntü duymalarına neyse ki müsaade etmektedir. Ama bu mecaza göre, kaynak metindeki özgün inceliklerin ‘retorik normlar’ adına feda edilmesi, ‘ölüm’ kadar kaçınılmaz bir olaydır; Kılıç böylece Türkçenin ‘retorik normlarını’ adeta Allah katına yükseltir.

Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Şey

Planck İlkesi ve Geleceğin Gençlerin Elinde Olması — Işık Barış Fidaner

🧵⚙️💪🏻 TEZGÂH 🧵⚙️💪🏻

Bilimde Planck ilkesi denilen bir şey vardır. Max Planck bu ilkeyi şöyle ifade etmiştir:

Yeni bir bilimsel sahiliğin galip gelmesi rakiplerini ikna edip onlarda jetonu düşürmesiyle olmaz, daha ziyade rakipler eninde sonunda öldüğü için ve bu yeni sahiliğe aşina olan yeni bir kuşak büyüdüğü için galip gelir… Önemli bir bilimsel yenilik nadiren adım adım rakiplerini kazanıp kendi safına çekerek yolunu yapar: Saul’ün Pavlus olması enderdir. Gerçekte olan onun rakiplerinin birer birer ölmesi ve büyüyen kuşağın bu fikirlere en başından beri aşina olmasıdır: Geleceğin gençlerin elinde olduğunun bir örneği daha. (Max Planck, Bilimsel Otobiyografi)

Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Şey

Bilimsel Doğrular Yoktur, Bilimsel Sahilik Vardır — Işık Barış Fidaner

Bilimsel doğruların hayatımızı yönlendiren (mesela ahlakçı veya faydacı) doğrulardan bambaşka şeyler olduğunu söylememiz yetmez. Truth’un Right’tan farklı oluşunu hakkıyla ifade edeceksek, ona ayrı bir Türkçe kelime tahsis etmeliyiz. Türkçede bu anlamı veren kelime de sahiliktir [1]. Bilime hakkını vereceksek “bilimsel doğrular yoktur, sadece bilimsel sahilik vardır!” demeliyiz.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

10 Ekim’de Gerçekliğin Hakikati Ezmesi ve Sahi-Fol Kavramları — Işık Barış Fidaner

Hakikat (truth) ile gerçeklik (reality) hiç de aynı şey değildir. Hakikat dişildir ve sevgiyle ilgilidir, gerçeklik ise erildir ve nefretle ilgilidir [1]. Hakikat ile gerçeklik çelişir ve bu çelişkinin bir tarihi vardır. Gün verelim, bundan tam beş yıl önce 10 Ekim 2015’te gerçeklik hakikati ezdi.

Gerçekliğin hakikati ezmesi tek seferde olmadı. Hakikat önce 20 Temmuz 2015’te gerçekliğe ezildi ama pes etmedi, 10 Ekim 2015’te ise kesin olarak ezildi ve yenilgisini kabullendi.

Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Şey

Sahilik Arayışı İmleyen İşçilerine Emanettir — Işık Barış Fidaner

İngilizce’de bilim ve felsefenin oturduğu “true-false” ekseni, faydacılık ve ahlakçılığın oturduğu “right-wrong” ekseninden ayrıdır. Türkçede ise bu eksenlerin ikisine birden “doğru-yanlış” adı verilerek bilim ve felsefe faydacılık ve ahlakçılığa tabi kılınmıştır. Türkiye’de bilim ve felsefenin tarihte hiçbir zaman evrensel bir eksene oturduğu söylenemez, çünkü Türkiye’de bu disiplinleri benimseyen insanlar ister istemez konuştukları dil gereği “yanlışa karşı doğrunun yanında” duruş sergilemekle faydacılığın ve ahlakçılığın eksenine katılırlar.

Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey

Sahi, fol, çelişki, uğraklar — G. W. F. Hegel

Sıradan akıl sahi ile fol arasındaki karşıtlığı sabit saydıkça, verili bir felsefi sistemle ya uzlaşmayı ya da çelişmeyi beklemeye alışır, ve böyle bir sistemle ilgili herhangi bir açıklayıcı beyanda ya uzlaşma nedeni ya da çelişki nedeni görmeye alışır. Felsefi sistemlerin çeşitliliğini sahiliğin evrimsel ilerleyişi olarak kavramaz; daha ziyade bu çeşitlilikte ancak çelişki olduğunu görür. Çiçek açılıp serpildiği zaman gonca yok olur, ve çiçeğin goncayı çürüttüğünü söyleyebiliriz; aynı şekilde meyve geldiği zaman, çiçek bitkinin varoluşunun fol bir biçimi olarak açıklanabilir, zira çiçeğin yerine geçen meyve onun sahi doğası gibi görünür. Bu aşamalar sadece farklılaşmakla kalmaz; birbirleriyle uyumsuz kalarak birbirlerinin yerine geçerler. Ama kendi bünyevi doğalarının bitimsiz faaliyeti onları aynı zamanda organik bir birliğin uğrakları kılar, onlar orada sadece birbirleri ile çelişmemekle kalmazlar, orada onların her biri en az diğerleri kadar gereklidir; ve tüm uğrakların bu eşit gerekliliği böylece tek başına bütünlüğün hayatını teşkil eder. Ama felsefi sistemler arasında olan çelişki genelde bu şekilde kavranmaz; öte yandan, çelişkiyi algılayan akıl genelde onu nasıl çözeceğini ya da onu nasıl tek yanlılıktan kurtaracağını bilmez, çatışmalı ve bünyevi çatışkı içerdiği görülen şeylerde birbirini gerektiren uğrakların mevcudiyetini tanımayı bilmez.

G. W. F. Hegel, Ruhun Fenomenolojisi

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Hegel’in doğumunun 250. yılı vesilesiyle çevirdim. Sahi ile fol kelimeleri true ile false kelimelerinin karşılığıdır.

Bkz “Çevirmenler, True’ya Doğru demeyelim, Sahi diyelim”

Bkz “Çevirmenler, False’a Yanlış demeyelim, Fol diyelim”

4 Yorum

Filed under Şey

Çevirmenler, True’ya Doğru demeyelim, Sahi diyelim

Türkçede yaptığımız tartışmaların çoğu zaman ego savaşına dönmesinde, kullandığımız kelimelerin de payı vardır. İngilizcede mantıksal geçerlilik değeri bildirmek için kullanılan True-False, Türkçede yaygın olarak Doğru-Yanlış ile karşılanmakta. Oysa Doğru-Yanlış, ahlaki yargı ile yüklenmiştir ve İngilizcedeki Right-Wrong’a daha yakındır. Doğru-Yanlış’taki bu gereksiz ahlaki yük, Türkçe konuşanlar arasında mantık çerçevesinde iletişim kurulmasını zorlaştıran bir parazit yayın gibidir. Psikanalitik terimlerle ifade edersek, simgesel değerleri ifade etme çabalarımız imgesel bir çatışma ile yüklenerek boşa düşer. “Doğru!” ya da “Söylediğin doğru!” dediğimizde sadece söylenen söze değil, o söz ile ima edilen duruşa (söyleyen kişinin ego’suna) da hak vermiş ve onu desteklemiş oluruz. Oysa “Sahi mi söylüyorsun?” diye sorulduğunda önermeye dair bir yargıda bulunulması beklenir, konuşan şahsın görüşüne dair değil. Böylece “Sahi!” ile İngilizcedeki “True!” ünlemini karşılayabilmiş oluruz. Daha önce False kelimesi için önerilen Fol karşılığı [1] ile bunu birleştirdiğimizde, True-False’un sahi Türkçe karşılığı olan Sahi-Fol‘u elde ederiz. Önermeler üzerinden konuşmanın kolaylaşması için bu kelimelere ihtiyaç duyarız.

Kullanım örnekleri:

“İstanbul bir şehirdir” önermesi sahidir.

“Domuzlar uçar” önermesi foldur.

Sahilik değeri, Sahilik tablosu, Mantıksal sahilik.

Alternatif: Sahihat değeri, Sahihat tablosu, Mantıksal sahihat.

P => Q sahi ise P sahi olduğu zaman Q da sahi olmalıdır.

P ∧ Q sahi ise P ve Q sahi olmalıdır.

P ∨ Q sahi ise P veya Q sahi olmalıdır.

[1] Bkz “Çevirmenler, False’a Yanlış demeyelim, Fol diyelim”

Bkz Doğru, “Türkçe Konuşanların Hakikat Körlüğünün Sebebi”

26 Yorum

Filed under Çeviri, Şey