Düşünmenin amacı yetkilenmedir, onun da modeli muhatap olmaktır [1]. Yetki, insanın niyet ve irade zemininde doğruluk adına yöneldiği herhangi bir amacı belirtir. Yetkilenme krizi ise düşüncenin yaşadığı tüm sorunlardan oluşur. Yetkilenme krizi, amacından sap(tırıl)an düşüncelerin konusunu, niyet ve iradeyi bozan arzuların yönelimini ve doğruluğu aşan sahilik alanını teşkil eder.
Gündelik hayat yetki ile beden arasında köprü kurar. Tekil bir muhatap olan insan bir beden sahibidir. Çoğul bir muhatap olan bir gruba ise ancak soyut bir beden atfedilebilir. Muhatabın bedeni ‘Öteki’ kavramı yoluyla soyut ve düşlemsel bir varlığa dönüşür. ‘Öteki’ etrafında eril ve dişil iki kuvvet arasında hem cinsel hem de siyasi bir gerilim oluşur: Eril kuvvet düşlemlere yaslanarak yetkiyi bedenden ayırıp bağımsız olduğunu ispatlamaya çabalarken dişil kuvvet semptomlar göstererek yetkinin bedene olan bağımlılığına delil olmaya çabalar. Böylece yetkilenme krizi içten gerilimli bir yetki-beden kompleksi şeklini alır [2].


The texts can be read from the individual links or from the compilation’s tag page (
Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (





























