Bir varmış bir yokmuş, yoksul bir Prens varmış; öyle pek küçük bir Krallığı varmış ki, ama hiç yoktan iyidir, üstüne üstlük evlenmeye yetecek kadar da varmış, hem evlenmek de istiyormuş.
Şimdi, doğrusu, onun İmparatorun Kızına ‘Beni ister misin?’ demeye cüret etmesi epeyce yiğitlikmiş; ama bunu etmeye de hakkı varmış, çünkü adı sanı dört bir yana yayılmış, yüz Prenses varmış ki ‘Teşekkür ederim’ der, kabul edermiş, ama bakalım o kız edecek miymiş.
Okumaya devam et




























