Tag Archives: İklim Çöküşü

Doğa ve Bata — Işık Barış Fidaner

Doğanın doğmakla ilgisi olduğu gibi kültürün de batmakla ilgisi var. O zaman Doğa-Kültür ikilisine Doğa-Bata diyelim. Kültüre Bata demenin birçok çağrışımı var:

1) Mevcut dünyada hegemonik kültür Batılıdır.

2) Her kültürel hegemonyanın ömrü sınırlıdır, her İmparatorluk eninde sonunda geriler ve Batar.

3) En temel ritüel cenazedir, kayıpların (en başta Ataların) yasını tutarak insani kültür şekillenir, bunun ezeli-ebedi simgesi de günbatımıdır (bu anlamda Bata Doğa’nın ardından gelir ve ona özlem duyar).

Okumaya devam et →

12 Yorum

Filed under Şey

Ruhsal iklim değişimi ve fallus — Işık Barış Fidaner

Ülkenin en yetkili makamının mutlak kudretini temsil eden bir uzantıyla Boğaziçi’ni (ikinci kez) penetre etmesi elbette üniversiteler için epey sıkıntılı bir durum yaratıyor. Bugüne dek Boğaziçi bir başarı simgesiydi, her şeye rağmen kalemin kılıca üstün gelebildiğinin en azından izafi bir deliliydi. Ülkede etki gösteren kalemlerin çoğu yine kalemşörlük yapsa da, yani aslında kalem kılığına girmiş kılıç veya kılıca hizmet eden kalem olsa da, Boğaziçi penetre edilene kadar hala kalemin kılıcı yenebildiği istisnai yerler olduğuna inanabiliyorduk. Belki kulislerde yine entrikalar dönüyordu, belki güç yine aklı felce uğratarak kendi boşbeleş keyfini sürüyordu, ama en azından bunu göstere göstere yapmıyordu. Kamuoyu nezdinde hala aklın yolu ile başarıya ulaşılabilen bir güzergah vardı. Şimdi ise güç alenen akılcı yolun önünü kesmiş ve başarının tanımını değiştirmiştir. Başarının ölçüsü artık teori ve pratik değil, uzantılarla penetre etmektir, yani fallustur.

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Felaketlere karşı yaratıcı çözümler

Diyanet İşleri Başkanı Türkiye’yi saran felaketlerle ilgili şöyle dedi: “Bizlere düşen her türlü tedbiri aldıktan sonra Cenâb-ı Hakkın takdirine rıza göstermektir.” Elbette külli iradeye itiraz edecek halimiz yok ama felaketlerle baş etmek için cüzi irademizi hakkınca değerlendirdiğimiz ve bu uğurda elimizden gelen herşeyi yaptığımız söylenebilir mi? Unuttuğumuz veya aklımıza gelmeyen yol ve yöntemler olamaz mı? Mesela Haluk Levent’in Ahbaplar vasıtasıyla para toplayıp Kazakistan’dan yangın söndürme helikopteri kiralaması oldukça özgün ve yaratıcı bir çözümdü. Buna benzer başka çözümler bulunamaz mı?

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey

Işıkla Yaşarız — The Futureheads

İklimden şikayet etmekle hiç uğraşamam
Zira iyi yere basmışım ve tüy gibi uçuşmaktayım
İklimden şikayet etmekle hiç uğraşamam
Zira iyi yere basmışım ve tüy gibi uçuşmaktayım
Biz ışıkla yaşarız, ışıkla yaşarız, ışıkla yaşarız, ışıkla yaşarız
Işıkla yaşarız, ışıkla yaşarız, ışıkla yaşarız, ışıkla yaşarız

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Benlik ile Belirti, Bakım ile Adaptasyon — Işık Barış Fidaner

Ege Çoban “Dijital Yağmur” yazısının ilk bölümünde iki kavram çifti sundu: Birincisi benlik ile belirti, yani ego ile semptomdur. İkincisi ise bakım ile adaptasyondur [1].

Geçmiş yazılarda ego-semptom ikilisinden sıkça söz ettim. Ego simgesel istisnadır, semptom gerçek istisnadır; aralarındaki çelişki Lacan’ın sinthome kavramında ifadesini bulur [2]. Ego’yu yetkilenme ile bedenlenme cinsinden şöyle formülleştirebiliriz:

Ego = Y + B

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Bir Avrupa Manifestosu — Slavoj Žižek

Bazılarımız hâlâ Komünist Manifesto‘nun ünlü girişini hatırlar: “Avrupa’ya bir hayalet dadanmıştır – komünizm hayaleti. Eski Avrupa güçlerinin tamamı bu hayaleti defetmek için kutsal bir ittifak kurmuşlardır: Papa ile Çar, Metternich ile Guizot, Fransız radikalleri ile Alman polis-casusları…” “Avrupa”nın günümüzün kamuoyu algısındaki statüsünü aynı sözlerle niteleyemez miyiz? Dünyaya bir hayalet dadanmıştır – Avrupamerkezcilik hayaleti. Eski Avrupa ile yeni dünya düzeni güçlerinin tamamı bu hayaleti defetmek için kutsal bir ittifak kurmuşlardır: Boris Johnson ile Putin, Salvini ile Orban, göçmenleri savunan ırkçılık karşıtları ile geleneksel Avrupa değerlerinin savunucuları, Latin Amerikalı ilericiler ile Arap muhafazakarlar, Batı Şeria Siyonistleri ile Çinli ‘yurtsever’ Komünistler…”

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Lacan’ın Arzu Şeması — Işık Barış Fidaner

浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞

(Lacan: Arzu Şeması, Aynanın Hayaleti: Lacancı Arzu Şemasına Bir Katman Daha)

Jacques Lacan Écrits kitabında yer alan bir makalede [1] Arzu Şeması‘nı birbirini izleyen dört adım şeklinde sunar. Bu yazının amacı şemanın adımlarını kısaca anlatarak okurun şemaya aşina olmasını sağlamaktır.

Şema 1:

arzu1

İlk ve en basit şema dil yoluyla özneleşme olayını gösteren “temel hücre”dir (elementary cell).

Okumaya devam et →

16 Yorum

Filed under Şey

Clamor ile Lenio — Işık Barış Fidaner

Psişenin kısımları deyince hala Freud’un (neredeyse) yüz yıllık ünlü ‘id, ego, süperego’ (Es, Ich, Über-Ich) üçlüsü akla geliyor. Gelin psişeyi daha farklı bölümlemeyi deneyelim. İnsan psişesi biri ağlayan biri de onu yatıştıran iki kısımdan oluşur [1]. Bu iki kısma Latince ‘clamor’ ile ‘lenio’ adlarını verelim [2].

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Terrabayt ve Kum Tanesi Olmak — Işık Barış Fidaner

(bağlam)

Terrabayt ismi aklıma hemen uzamsal-bileşimsel (spatial-combinatorial) ikilisini getiriyor [1]. Dünya uzamsal bir yerdir, bayt bileşimsel bir veridir ve bunlar birbirinden ayrılamaz; çünkü veri bir yere yazılmalı-işlenmelidir ve yer bir veride simgelenmelidir.

Terrabayt’ın ikinci çağrışımı, biricik olmanın iki şeklidir: Dünya gibi biricik olabilirsiniz, yani uzamsal anlamda gidilecek başka hiçbir yer yoktur; ya da kar tanesi gibi biricik olabilirsiniz, yani bileşimsel anlamda eşsiz bir varlıksınızdır, yeriniz doldurulamaz. Tabi bu ikisi eşit değildir, kar tanesi dünyanın gözünde değerlenir. Kar tanesi aynada gördüğüm bedenim olan “ideal ben” iken, dünya, bedenim ile özdeşim kurmama onay ve yetki veren “ben ideali”dir [2].

Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Şey

Fütursuz Çağa Karşı Sütur — Işık Barış Fidaner

banksy-no-future

Franco “Bifo” Berardi, Gelecekten Sonra (2011) kitabında son iki yüzyılı “gelecek” kavramı bakımından ayırt eder. Ona göre 20’nci yüzyıl “geleceğe güvenmek” ile tanımlanmıştır; başlangıç işareti 1909 tarihli Futurist (Gelecekçi) manifestodur, bitiş işareti ise 1977’de punk grupların şarkılarında dillendirilen “No Future!” (Gelecek Yok!) sloganıdır. 20’nci yüzyılın geleceğe duyduğu ütopyacı sonsuz güven, 70-80’lerde bir miktar sarsıldıktan sonra 90’larda siberkültür ve internet özgürleşmesi üzerinden son bir kez daha çırpınmışsa da nihayetinde neoliberal bozunuma yenik düşmüştür. Berardi’ye göre 21’inci yüzyıl distopyaların ve geleceksizliğin yüzyılıdır. Hatta iklim krizinin aldığı boyutlar ve küresel koronavirüs salgını düşünüldüğünde, Berardi kitabı yazdıktan sonraki yıllarda 21’inci yüzyılın artık “felaketler yüzyılı”na dönüştüğü söylenebilir.

Okumaya devam et →

35 Yorum

Filed under Şey