İş bağımlısı bir toplumda yaşıyoruz. Bu konuda solcular sağcılarla hemfikir: İşler iyidir! Herkesin bir işi olmalıdır. İş sahibi olmak ahlaklı vatandaş nişanesidir. Toplum olarak hep birlikte ikna olmuşuz ki keyif almadığı bir işte gönüllülük ötesinde gayretkeşlikle çalışmayan herhangi bir insan kötüdür, değersiz bir insandır. Sonuç olarak enerji ve zamanımızın giderek artan oranları bu işlerce soğurulmaktadır.
Terlemek bedenlerimizin soğutma sistemidir, tarihöncesinde geçirdiğimiz evrimlerin bize hediyesidir. Fakat! Sıcaklık-nem beraberce fazla yükselip soğutma sisteminizi devredışı bırakırsa sıcaktan ölebilirsiniz. Aşırı sıcakların sizi öldürüp öldürmeyeceğini anlamak için ‘ıslak hazne sıcaklığı’ (wet-bulb temperature) denen bir sayıyı hesaplatmalısınız. Bölgenizde (azami) sıcaklık ve bağıl nem oranını öğrenip bu sayfaya girin ve sonuçta çıkan rakamı okuyun:
Islak hazne sıcaklığının 31.5 santigrat derecede ölümcül tehlike yarattığı kesin olarak bildirilmiş, tabii bu dereceye yaklaştıkça artan tehlike bünyenize göre değişebilir [1]. Benim yaşadığım yerde azami seviyeler bu kritik sınıra dayandığı halde herhangi bir resmi uyarı/bilgilendirme yapılmadığı için bu sayfayı hazırlama gereği duydum. Normalde devletlerimizin geçtiğimiz yıllarda hazırladıkları COVID-19 raporları gibi günlük meteorolojik ‘ıslak hazne’ verileri sunması gerekirken İklim Krizi İnkarcılığı nedeniyle hepimiz şahsen bu değeri hesaplatıp tedbirlerimizi almak zorundayız, sokağa çıkmamızın ne kadar güvenli olduğunu anlayabilmek için. Hepsi de Ölüm İnkarcılığına dayanan diğer bütün inkarcılıkların düğümlendiği bir semptomdur İklim Krizi İnkarcılığı.