Tag Archives: Işık Barış Fidaner

Merak ve Bilmezlik Tutkusu — Işık Barış Fidaner

Merak, bilme arzusu demektir. Peki merak ne içindir? Merak hep bir yarar mı gözetir, yani edineceği bilgiden faydalanmayı mı öngörür, yoksa saf bir merak, “merak için merak” (mesela “bilimsel merak”) diye bir şey var mıdır? Freud’a göre merak saf halde ortaya çıkmaz, “hayati bir lüzum” merakı tahrik etmiştir:

[Doğan kardeşinin ebeveynlerin bakım ve ilgisini ondan uzaklaştıracağına dair] his ve endişelerin tahriki ile, çocuk artık hayatın ilk büyük sorunu ile meşgul olur ve kendine şu soruyu sorar: “Bebekler nereden gelir?” – kuşkusuz bu sorunun ilk hali şöyledir: “Bu tikel, işgalci bebek nereden geldi?” Mit ve efsanelerin sayısız bilmecelerinde bu ilk bilmecenin yankılarını duyar gibi oluruz. Sorunun kendisi, her araştırma gibi, hayati bir lüzumun ürünüdür, adeta düşünüşe bu gibi korkulan olayların yinelenmesini önleme görevi verilmiş gibidir. Gelin biz yine de çocuğun düşünüşünün kısa süre sonra bu tahrikten bağımsızlaştığını ve o andan itibaren kendi kendisini sürdüren bir araştırma dürtüsü olarak işlemeye devam ettiğini varsayalım. (Sigmund Freud, 1908, Çocukların Cinsel Kuramları Üzerine)

Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Şey

Soul Ruh Değil Candır — Işık Barış Fidaner

İngilizcede “(insan olmayan) hayvanların canı var mı yok mu?” sorusu ciddi ciddi sorulur ve uzun uzun tartışılır. Bu dinsel bir tartışma konusudur, çünkü can’ın İngilizcesi olan “soul”, bizdeki “ruh” gibi dini bir anlamla yüklenmiştir; Hristiyanlara göre insan canı ölüme direnebilen bir şeydir, insanlara özgü “ölümsüz can”dan (immortal soul) söz edilir, İncil’de böyle bir kavram bulunmadığı halde. İncil’e göre insanların canı ile diğer hayvanların canı birbiriyle aynıdır (“nephesh”) ama insanlar Tanrı’nın suretinde yaratılmışlardır ve “denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen”dirler, yani Tanrı onları yetkilendirmiştir (Tekvin 1:26). İncil’de “can”dan ayrı olarak “ruh”tan (“ruah”) da söz edilir ama bugünkü anlamından farklıdır.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

En Distopik Romanımız Böyle Olsun!

orwell-1984-gorsel-620x375-1

Avrupa Birliği uyum yasalarıyla birlikte yapılan değişiklikle halen yürürlükte olan 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre, yazarın mirasçıları, yazar öldükten yetmiş sene sonra eser üzerindeki haklarını kaybediyor. Yakın geçmişe bakarsak 2015’te Küçük Prens’in, 2019’da ise Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna ve Kuyucaklı Yusuf başta olmak üzere birçok eserinin yayınevleri tarafından basılarak enflasyona uğradığına şahit olduk. Yetmişinci ölüm yıldönümü ve telif haklarının geçerli olduğu son yıl olan, içinde bulunduğumuz 2020’nin ardından 1 Ocak 2021 itibarıyla, 1950’de Londra’da hayatını kaybeden George Orwell’in 1984 romanında geçen “Big Brother is watching you!” sloganı raflardan bizi gözetliyor olacak [1]. Peki, her yerde göreceğimiz 1984 çevirilerinde geçen Büyük Birader’in bizi gözetliyor olması “ağabeylik” müessesesi bakımından ve çeviri tercihi anlamında bize ne söylüyor?

Okumaya devam et →

13 Yorum

Filed under Şey

Fütursuz Çağa Karşı Sütur — Işık Barış Fidaner

banksy-no-future

Franco “Bifo” Berardi, Gelecekten Sonra (2011) kitabında son iki yüzyılı “gelecek” kavramı bakımından ayırt eder. Ona göre 20’nci yüzyıl “geleceğe güvenmek” ile tanımlanmıştır; başlangıç işareti 1909 tarihli Futurist (Gelecekçi) manifestodur, bitiş işareti ise 1977’de punk grupların şarkılarında dillendirilen “No Future!” (Gelecek Yok!) sloganıdır. 20’nci yüzyılın geleceğe duyduğu ütopyacı sonsuz güven, 70-80’lerde bir miktar sarsıldıktan sonra 90’larda siberkültür ve internet özgürleşmesi üzerinden son bir kez daha çırpınmışsa da nihayetinde neoliberal bozunuma yenik düşmüştür. Berardi’ye göre 21’inci yüzyıl distopyaların ve geleceksizliğin yüzyılıdır. Hatta iklim krizinin aldığı boyutlar ve küresel koronavirüs salgını düşünüldüğünde, Berardi kitabı yazdıktan sonraki yıllarda 21’inci yüzyılın artık “felaketler yüzyılı”na dönüştüğü söylenebilir.

Okumaya devam et →

35 Yorum

Filed under Şey

Virtue, Erdem, Görce — Işık Barış Fidaner

İngilizce Virtue kelimesi Türkçede geleneksel olarak Erdem kelimesiyle karşılanır. Virtue ile Virtual arasındaki yakınlığı vurgulamak için ben bunları Görce ve Görcül kelimeleriyle karşılıyorum [1]. Bu yazının konusu Görce’nin Erdem’den farkıdır.

Erdemli olmanın özgül unsuru (unary trait) bilgili olmaktır. Erdemli insan bizden üstün bir varlıktır, çünkü o bizim bilmediğimiz başka çok önemli bir şeyleri biliyordur. Erdemlilik, “bildiği varsayılan özne” figürü ile iç içe geçmiştir. Er-dem’e “demlenmiş er” veya “bilen ağabey” de diyebiliriz [2]. Erdemli kişinin bilgisine kanıt olarak sunduğu tecrübeler, büyük fedaların sergilenmesi ve yarıştırılmasıdır. Ona göre büyük feda büyük tecrübe demektir, o da büyük bilgi demektir. Erdemli kişi hayatta büyük acılar çekerek “pişmiş” ve üstün görülmeye hak kazanmıştır. Onun tecrübeli bilgisine dayanan haklı gururu karşısında “mütevazı olmamız” yani kendimizi küçültmemiz beklenir, yani o bizim “büyüğümüzdür”. Erdemsiz olmanın özgül unsuru ise cehalettir. Erdemsizliğin başat örneği, hayat konusunda, iyilik ve kötülük konusunda, doğruluk ve yanlışlık konusunda cahil kalmış olmaktır. Türkçede ignorance’a cehalet denmesi, virtue’ya erdem denmesi ile aynı geleneğe aittir. “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” diyen ayet, Erdem ile bilginin mutlak ilişkisini vurgular. Bu Erdemin modern adı ise uzmanlıktır, teknik bilgidir.

Okumaya devam et →

19 Yorum

Filed under Şey

Yersiz Şeyler Neden Yersiz Şeyler? — Işık Barış Fidaner

12 yıl önce 2008’in Eylül ayında açtığım Yersiz Şeyler blogunda ilk yayınladığım şey, Karl Marx’tan bir “détournement” idi. Ünlü “Din halkın afyonudur” sözünü içeren alıntıyı “fütursuzca uyarlamış” ve “Aşk insanların afyonudur” şekline sokmuştum [1]. Uyguladığım bu işleme “yersizleştirme” de denebilir. Bu blogun herşeyi tasnif edip yerli yerine oturtmaya dayanan bir mecra olmayacağını biliyordum ve koyduğum adla bunu kesinleştirmiştim. Şimdi geriye dönük olarak o gün koyduğum Yersiz Şeyler adının anlam ve önemini tespit edebiliriz.

Türkçede “yersiz” kelimesi sık sık dışlama amacıyla kullanılır. Bu bir kontrol dürtüsüdür: Bir şey yersizse, yerli yerinde değilse, tehdit sayılmalı ve ortadan kaldırılmalıdır. Hatta bir şeyin “yerli yersiz” yapılması, yani yersiz duruma düşmenin sadece ihtimali bile tehdit sayılır. Bloguma “Yersiz Şeyler” adını vermemin nedenlerinden birisi, blogu okumaya gelenlerin kontrol takıntılarını terk etmiş veya kapının dışındaki askıya asmış kişiler olmasıdır. Yerli yerinde nesneler arayanlar, herşeyi yerli yerine oturtmak isteyenler, başka herhangi bir kaynaktan faydalanmakta özgürdürler [2].

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

One-sided Coin — compilation

resim_2021-05-28_225517The texts can be read from the individual links or from the compilation’s tag page (One-sided Coin).

Işık Barış Fidaner

Contents

— One-sided Coin is the Unary Trait

— The Chimera

— A real monster operates on desire and malfunction

— The Dialectic of Castration and Jouissance

— Polaris and the Hiss in Control

— The Möbius Strip is an Island

— All Success is a Success of the Repression of Sacrifice

— The better bets the better bet, the bitter bit bites the bidder’s bid

(Turkish)

Other compilations

面 : side

1 Yorum

Filed under Kitap

Tek-yüzlü Bozuk Para — derleme

resim_2021-05-28_225517Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Tek-yüzlü Bozuk Para) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Tek-yüzlü Bozuk Para Özgül Unsurdur

— Kimera

— Yetki, Beden, İrade, Sistem, Arzu, Arıza ve Koronavirüs

— İğdiş ve Jouissance Diyalektiği

— Muhataplık ve Dört Söylem

— Tovariş, Comrade, Yoldaş

— Dünkü kuzu bugün kurt olmuşsa diyalektik işliyor demektir

— Hep Sonradan: Entropi ve Feda

— Cinsiyetsiz Ödül ve Ataerki

— Möbius Şeridi Bir Adadır

— Ignorance’a Cehalet Değil Bilmezlik Denmelidir

(İngilizcesi)

Diğer derlemeler

面 : yüzey

1 Yorum

Filed under Kitap

Tek-yüzlü Bozuk Para Özgül Unsurdur — Işık Barış Fidaner

Tek-yüzlü bozuk para, çeşitliliğin zıttı gibi görünür. Çeşitlilik çok sayıda çeşitli olasılığı gerektirir. Çeşitliliğin zıttı, tek bir olasılıktır, buna da tek-yüzlü bozuk para denir.

Mesela “monoton ve sıkıcı” sayılan biri “tek-yüzlü bozuk para” denerek aşağılanabilir (İngilizcede bu deyim var). Başka bir örnek: Çeşitlilik taraftarı birisi, tek bir davaya bağlı olan birisini “tek-yüzlü bozuk para” diye yaftalayabilir, hatta ona “fazla ideolojik” diyebilir. Aslında ideolojinin en saf hali, kendini ideolojilerin üstünde tutmaktır (post-ideolojik saymaktır) ve “çeşitlilik” bu anlamda gayet ideolojik işlev gösteren bir mefhumdur.

Okumaya devam et →

12 Yorum

Filed under Şey

Dünkü kuzu bugün kurt olmuşsa diyalektik işliyor demektir — Işık Barış Fidaner

db3d16c5091bf7aad26451f5669b2f31-1024x460-1

İnsan olmayan hayvanlar, içgüdü dediğimiz bilgilerle donatılmıştır, indirgeyici bir mecaza başvurursak, adeta “doğa” onları programlamış gibidir; böylece onlar doğduktan hemen sonra kalkıp yürümeye başlayabilirler. İnsanın diğer hayvanlardan ayırt edici farkı ise bilmesinden çok bilmezliğidir (ignorance [1]). Bilmezlik bilginin ufkunda sahiliğin (truth [2]) alanını açar ve insan bilmezliği sayesinde öğrenir. İnsan olmayan hayvanların da bir miktar öğrenme kapasiteleri vardır ama hiçbirinde insan gibi tamamen dönüşme yeteneği yoktur.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Şey