Tag Archives: Kaplan Kaplan

Kağıt Kesiğinin Tedavisi

Üç Bölüm: (1) Kağıt Kesiğini Temizlemek (2) Kağıt Kesiğini Sarmak (3) Kağıt Kesiğini Ev Çözümleriyle İyileştirmek (wikihow.com).

Kağıt icat olulalı beri kağıt kesiklerinin küçük ama acılı etkisiyle uğraşmışızdır. Kesik çoğu zaman parmak ucunda olduğundan diğer sıyrıklardan daha acılı gelir. Ama bir şeyler yaparsanız kesik olduğunu bile kısa sürede unutursunuz.

Bölüm 1: Kağıt Kesiğini Temizlemek

kk1

1) Kesiği serin, temiz suyla durulayıp kir ve tozdan arındırın. [1] Serin su kesiğin acısını almaya yardım edebilir.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri

Nerede? — Jean Piaget

(…) ve zihinde yerlenmiş olur, zira bu sonuca ulaşan (üçüncü aşama) çocuklar önce adın kafada ya da seste olduğunu söylerler. Demek ki “hiçbir yerde” o adın artık nesnede yerlenmediğini belirtmiş olur. Bu yine ilkel bir cevaptır ve buna ancak birinci aşamayı bir ölçüde sürdüren çocuklarda rastlanabilir.

ROC (6½, bir kız) bu ikinci aşamanın tipik bir örneğidir: “Şimdi söyle bana, güneşin adı nerede?”—Gökyüzünde.—Güneş gökyüzünde. Ama adı nerede?—Gökyüzünde. Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Şey

Kanıtlanmış bir olguyu ikrar edemeyişin, bir yetkiliye müracaat ederek birisini (bu olayda beni) “ne yazık ki” gözardı etmeye çevrilmesi

(English)

Uppsala Üniversitesi için hazırladığım iş başvurusunu göndereceğim bu akşam Türkçeye çevirdiğim bu yazıya bu Çarşamba 11 Ocak 2017’de yayınlanacak Boston Raporu Yayın ve Gizlilik Notu‘nda da atıf yapılacaktır.

Barış

4+ yıl önce “Oynanış siyasettir” (Oyun Tasarımının Diyalektiği‘nin ilk bölümü) özetini İsveç Uppsala’da gerçekleştirilecek 4’üncü ICTs and Society buluşmasına göndermiştim.

Duyurulan “deadline“dan önce e-postayla özeti gönderdim. alternatifbilisim.org’un e-posta sunucu kayıtlarına göre bu e-posta teknik anlamda başarıyla gönderilmişti.

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Fırtınalı yoğun hava şartları geçiren İsveç yarım milyon kWh rüzgâr gücüyle rekor kırdı — Andrew Griffin

Son günlerde İsveç’in enerjisinin çok büyük bir kısmı rüzgâr gücünden geldi

windfarm

İsveç’le Finlandiya arasındaki Mariahamn adasındaki rüzgâr dolapları

Andrew Griffin — 28 Aralık 2016 — independent.co.uk

İsveç rüzgâr gücünden önceden hiç olmadığı kadar enerji üretti.

Ülkenin “Urd Fırtınası”nın etkilerinden ve güney kesimdeki yoğun hava şartlarından faydalanmasıyla yaklaşık 5.7 milyon kWh rüzgâr gücü üretildi. Bu rakam neredeyse tam bir yıl önce kaydedilen rekoru yarım milyondan fazla kWh ile ezip geçti.

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Çeviri

Laboratuvardaki herkes — Aslı Erdoğan

Bu araştırma merkezi, beni çökerten son darbe olmuştu, içten içe çürümüş bir ağacı deviren fırtına gibi. Böyle bir yere kabul edilmenin boş gururu kısa zamanda aşınmış, kaskatı gerçeklikle yüzleşmek zorunda kalmıştım. Burası, fizikçi jargonunda denildiği gibi, bir gettoydu ya da bir manastır. Bizden istenen üç şey vardı: Çalışmak, çalışmak, çalışmak. Hastalanmadan, üzülmeden, bunalıma girmeden, aşık olmadan, hiç teklemeyen bir jet motoru gibi çalışmak. Haftanın yedi günü, günde on dört, deneyler başladığında on altı, saat çalışmak; bir sonraki toplantıya, yetiştirilmesi ve kesinlikle hatasız olması gereken raporlar, yerin yüz metre altında, küçük, kapalı odalarda tutulan vardiya nöbetleri, bilgisayarın başında çabucak biten geceler. Aldığım eğitim sonucu çalışmaya, kendimi işime adamaya alışıktım, ama burada, en tembellerden ve kaytarıcılardan biri olup çıkmıştım. Ne kadar istesem de -istemiyordum da- o Çin’den, Japonya’dan, Hindistan’dan gelmiş, sürekli, hiç yorulmadan çalışan, bilgisayar ekranından yalnızca üç-beş saatlik bir uyku için ayrılan, hırslı, “süper-zeka” doktora öğrencileri gibi olamazdım. Çünkü yaşamaya katlanabilmenin bazı koşulları vardı: Okumak, öykü yazmak, arada bir dans etmek, sokaklarda başıboş dolaşmak gibi. Bunların bedeli de çok pahalıydı, maaşım kesilmiş, kariyerim bitme noktasına yaklaşmıştı.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Barış sen neden böylesin?

Babam açıklıyor, dinleyelim:

Barış bebekliğinde diş çıkarma, emekleme, yürüme gibi aşamaları beklenen sürelerde tamamladı, yani bedensel gelişimi kitaplara uygundu. Ancak konuşması, daha doğrusu tek tek sözcükleri söylemesi beklediğimizden daha geç oldu. Buna karşılık, doğrudan düzgün cümleler kurmaya başladı. Yarım yarım ya da bozuk söylediği sözcük de pek yoktu, fakat bizi en çok şaşırtan, kurduğu uzun ve düzgün cümleler oluyordu. Yaşı iki buçuk – üç kadarken üç fiilli, bol tümleçli, içinde yardımcı fiiller de geçen cümlelerle derdini anlatıyordu. Konuşurken, özellikle uzun cümleler kurarken ciddi ciddi düşündüğü bakışlarından belli oluyordu. Kurduğu cümlelerin düzgün olmasına önem verdiği de, yalnızca bakış ve mimiklerinden değil, bedeninin duruşundan da anlaşılıyordu. Bazen bir cümleye başlar, birkaç sözcük sonra ya da ifadenin yarısında duraklar, eliyle sivrisinek kovalar gibi bir işaret yapar ve cümleyi baştan alırdı. Bu konuşma tarzı eve ya da bizimle, yani anababasıyla olan diyaloglarına mahsus değildi. Bunu şuradan biliyoruz: Anıttepe’de gittiği yuvanın öğretmenine bu konuşma tarzını anlattığımızda, öğretmen bize Barış’ın yuvada da gerek arkadaşlarıyla, gerekse onunla konuşurken aynı şekilde davrandığını söylemişti.

Barış’ın sözcük dağarcığı yaşına göre çok genişti. Barış iki yaş civarındayken Yazım Kılavuzu’nu taramış ve anlamını bilerek kullandığı sözcükleri işaretlemiştim. Saydığımda, yüz elli sözcüğü işaretlemiş olduğumu gördüm.

Caner Fidaner

2 Yorum

Filed under Şey

Fizik ve kadın gerçeği üzerine

Kasım 2015 (English)

Kuantum fiziği doktoru arkadaşıma Twitter’da yönelttiğim bazı sorular.

“Tacizi teşhir etmek kadınların direnme biçimidir.”

Üniversiteli kadınlardan erkek medyaya açık mektup

Barış: Uğur sence bunu Fizik yasası gibi aksiyomatik bir temel sayabilir miyiz? Yani kadın-oluşu bireysel ve biyolojik belirlenimlerinden soyutlayıp her türlü taciz teşhiri olayını toplumsal kadın öznelliğinin olumsal bir tezahür görüngüsü olarak karakterize edebilir miyiz? Böylece evrimsel dinamiklerle cinsiyetin diyalektik bağı kurulabilir.

Uğur: Teşhir etmek kadınların başvurduğu önemli direnme biçimlerinden biridir diyebiliriz tabii. Ama aksiyom yerine olgu derdim ben. Kadınlığı böyle negatif, reaksiyoner bir yerden değil de daha etken bir yerden tanımlamak daha mı iyi olur sanki?

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Karanlık evreni arayan fizik, çarpıştırma verileriyle ziyafet vermeye hazırlanıyor — Tom Miles, Ruth Pitchford

Tom Miles, Ruth Pitchford — 5 Temmuz 2016 — reuters.com

Avrupa’nın fizik araştırma merkezi CERN’deki bilimciler, ele avuca gelmeyen Higgs bozonunun varlığının doğrulamanmasından üç yıl sonra, Geniş Hadron Çarpıştırıcısı’ndan (LHC) gelmiş geçmiş en büyük veri gömütünü çıkarmaya hazırlanıyor.

“İvmelendirici Fiziğin ömründe içinden geçtiğimiz bu ana benzeyen çok az an vardır,” dedi Tiziano Camporesi, CERN’deki CMS deneyinin lideri.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim

Oynamış olacaklar — Alan Turing

Hiperboloidlerin harika Işıklarla
Onay peşinde dolanırken Uzay ve Zamanda
Barındırdığı Dalgalar orada belki bir Anlamda
Oynamış olacaklar Tanrının kutsal pandomimini

tmp_17890-hyper2018569158

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

>>> Robot şarkı 🤖🌈 <<<

Not: “somehow Might Play out”u “belki bir Anlamda Oynamış olacaklar” diye çevirmekle daha önceki bir şarkı çevirisinde “soon” deyimine atmış olduğumuz dikişi takip etmiş oluyoruz.

6 Yorum

Filed under Robot şarkı, Şiir

Hayatın yapıtaşları yıldız ışığından geliyor — Ray Cahill

original

Ray Cahill — 12 Ekim 2016 — 3tags.org

Hayatı bedenleyen sayısız harika biçim vardır, ama herhangi bir organizmayı en temel parçalarına ayırırsanız, malzeme hep aynıdır: hidrojen, oksijen, nitrojen ve diğer öğelere bağ kuran karbon atomlarıdır. Ama bu aslî malzemenin uzayda nasıl yaratıldığı sorusu çok eskiden beri gizemini korumuştur.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim