Tag Archives: Nazar Noktası

Firar hatları — Gilles Deleuze, Félix Guattari

Katmanlaşıp –örgütlenip, imlenip, özneleşip– kalmak, olabilecek en kötü şey değildir; olabilecek en kötü şey katmanları çıldırmış yahut intiharvarî çöküşe sürüklemenizdir, bu da onları iyice ağırlaştırıp üzerimize çöktürür. Şöyle yapılmalıdır: Kendinizi bir katmana yerleştiriniz, sunduğu fırsatlarla deney yapınız, üzerinde avantajlı bir yer bulunuz, olası yersizleştirme hareketlerini ve mümkün firar hatlarını bulunuz, onları tecrübe ediniz, orada burada akış bağlaçları üretiniz, yoğunluk süremlerini bölüt bölüt deneyiniz, her seferinde küçük bir toprak parçası edininiz. Firar hatlarının özgürleştirilmesi, katmanlarla özenli bir ilişki içinde başarılır, bağlanmış akışların geçip firar etmesine sebep olunur, organsız beden için sürekli yoğunluklar öne çıkarılır. Bağla, devam et: bir “şema”, gene imleyip özneleştiren programlar değil.

Bin Yayla’dan alıntı. Sayfa 161. İngilizce çevirisinden çeviren: Işık Barış Fidaner, Banu Barış

6 Yorum

Filed under Çeviri

Kamuoyuna kötü haberleri verme hakkı kimdedir? — Slavoj Žižek

Slavoj Žižek — 23 Ağustos 2018 — rt.com

On yıl önce WikiLeaks bomba gibi düştüğünde, internetin hakikaten açık bir toplum yaratabileceği zannedildi kısa bir süreliğine. O zamandan beri Ağbi [Big Brother] ona karşı savaşıyor.

Dijital medyada artan denetime ilişkin şikayetler işitiyoruz artık her gün, çoğu zaman da konseptin kaynağında regülasyonsuz herkese-serbestlik olduğuna inandığı görülen insanlardan.

Fakat gelin internetin kaynağını hatırlayalım. 1960’larda BE [Birleşik Eyaletler] Ordusu, eğer bir küresel nükleer savaş olur da komuta merkezini yok ederse, hayatta kalan birimler arasında haberleşmenin nasıl sürdürüleceğini düşünüyordu. Sonuçta (yok edilen) merkezi atlayıp dağınık birimleri yanal olarak birbirine bağlama fikri ortaya çıktı.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri

Isı dalgasında filozof olmak neden özellikle dayanılmazdır — Slavoj Žižek

Hava sıcaklığından dikkatinizi uzaklaştırmak için kuramsal spekülasyonlarda kendinizi kaybettiğinizde klasik bir Freud vakası olduğunuzu fark edersiniz.

Slavoj Žižek — 3 Ağustos 2018 — independent.co.uk

Isıdan nefret ederim. Bugünlerde Norveç’in kuzeyinde Kuzey Kutbu tarafındaki Svalbard adalarında olmayı hayal ediyorum. Ama evimde kaldığım için yapabildiğim tek şey klimayı açmak ve okuma yapmak … tabi ki süren ısı dalgaları ve küresel ısınma hakkında.

Tam da okunacak konu. 50°C’ı aşan sıcaklıklar artık çok haber olmuyor, Emirlikler’den güney İran’a kadarki hilal üzerinde, Hindistan’ın bazı yerlerinde, Ölüm Vadisi’nde süreklileşmiş, şimdiyse öğreniyoruz ki gidişat çok daha karanlık, sadece çöl bölgelerini tehdit etmiyor. Vietnam’da birçok çiftçi dayanılmaz ısı yüzünden gündüz boyunca uyuyup gece çalışmaya karar veriyor.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim

“Parodi” hesaplar meselesi — Işık Barış Fidaner

Twitter’da “parodi hesap” diye bir pratik türedi: Bilinmeyen bir kişi bir siyasetçinin ismini ve resmini kopyalayarak onu taklit eden bir Twitter hesabı oluşturuyor. Sonra da adeta o siyasetçi söylemiş gibi mesajlar göndererek insanları (yüzlerce, binlerce, yüzbinlerce insanı) kandırmaya başlıyor. Gerçek ve taklit hesapları ayırt etmenin en kolay yolu, isminin yanında mavi “verified” (doğrulanmış) işareti olup olmadığına bakmak. Bu konuda bilgilendirici bir cıvıltı hazırlamıştım.

Bilindiği gibi sosyal medya (özellikle Twitter ve Facebook) günümüzde güncel siyasette küçümsenemeyecek bir rol üstlenmektedir. Özellikle geçtiğimiz on yıl içinde sosyal medya, bir yandan vatandaşların duygu ve düşüncelerini açıkça ifade edebildikleri bir yere dönüşürken, öbür yandan bu ifadelerin sık sık çatışması/zıtlaşması yoluyla siyasî polarizasyon/kutuplaşmanın da en belirleyici odak noktası olmuştur.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Şey

Güpegündüz Hırsız Gibi: İnsan-Sonrası Kapitalizm Çağında İktidar — Slavoj Žižek

Slavoj Žižek — 20 Eylül 2018’de yayınlanacak — penguin.co.uk

cover
Son yıllarda tekno-bilimsel ilerleme dünyamızı tümüyle değiştirmeye –neredeyse tanınmayacak hâle getirmeye– başladı. Bu sıradışı yeni kitapta ünlü filozof Slavoj Žižek Büyük Teknoloji’nin cesur yeni dünyasına dönüp bakıyor ve her yeni inovasyon dalgasıyla kendimizi Marx’ın ‘katı olan herşey buharlaşıyor’ tahmininin harfiyen gerçekleşmesine daha da yakınlaşmış bulduğumuzu ortaya koyuyor. Çalışmanın otomatikleşmesi, paranın görcülleşmesi [virtualisation], sınıf topluluklarının dağılması ve maddi olmayan entelektüel emeğin yükselişiyle birlikte küresel kapitalist yapı parçalanmaya başlıyor, öncekinden daha bile hızlı bir şekilde – ve şimdi tamamen yok olmanın eşiğinde.

Ama bunun ardından ne gelecek? Sürekli toplumsal-teknolojik çalkantı karşısında herhangi bir sahici değişim nasıl gerçekleşebilir? Böyle bir bağlamda, Žižek’e göre, hiçbir büyük toplumsal galibiyet olamaz – çünkü süren devrim, güpegündüz hırsız gibi, zaten sahneye çıkmıştır, gözümüzün önünde çalmaktadır. Şimdi yapmamız gereken uyanmak ve onu görmektir.

Her zamanki aciliyetle, Güpegündüz Hırsız Gibi günümüzün teknolojik ve bilimsel ilerlemeleriyle ortaya atılan yeni tehlikelerin yanısıra radikal imkanları da aydınlatıyor, bunun hepimiz için elektrikleyici imletimlerini aydınlatıyor.

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

3 Yorum

Filed under Çeviri, Kitap

Hiçbir Zaman Yeterince İstihdam Edilebilir Olmamak: Patronun Arzusunu Tatmin Etmenin İmkân(sızlığ)ı — Colin Cremin

ç.n. bkz: Çevirmenler, False’a Yanlış demeyelim, Fol diyelim

Türkçesi: Ebru Işıklı, Işık Barış Fidaner

Colin Cremin, Auckland Üniversitesi, Yeni Zelanda

Özet. Lacan öznenin, dünya üstündeki yabancılaşmasını aşmaya ve onunla bir olmaya yönelik aşırı veya çılgınca arzusundan, onun varoluşunu koşullayan dürtü olarak bahseder. Sermayedarın kazanç fazlası için çılgınca arzusu da onun varoluşunun koşulu olan dürtüsüdür. Bu makalede öznenin arzusu ile sermayenin arzusunun diyalektik bir senteze girdiği iddia edilmiştir: istihdam edilebilirliği iyileştirmekten çıkarılan bir keyif. Bu, asla tatmin edilemeyecek istihdam edilebilirlik şartının analizi için kavramsal çerçevedir. Bu argüman Slavoj Žižek’in fol kimlik bozumu fikrinden yola çıkarak geliştirilmiştir. Bu kavram, sermayeye tabiiyetin (emeğin maddî olgusu) patrondan bağımsız olma (emek eylemiyle ilişkili olmayan kimlik) hissimizle görünmez kılındığını göstermek için kullanılmıştır. İstihdam edilebilirlik “iş dışındaki hayattan” (mekânsal kimlik bozumu) çıkardığımız kullanım değerleri ile ayarlanır, istihdam olasılığını artıracağı için bunlar gönüllü olarak işverene sunulur (zamansal kimlik bozumu). Değer fazlası, keyif fazlası ve fol kimlik bozumunun bu eleştirel gösteriminin arkaplanında, Boltanski ve Chiapello’nun istihdam edilebilirlik ideolojisi üzerine öncü analizi vardır. Anahtar kelimeler. Kimlik bozumu, istihdam edilebilirlik, keyif, değer fazlası

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim