Tag Archives: Slavoj Žižek

Simgesel: Yeni Uyum — Slavoj Žižek

Slavoj Žižek’in 2014’te yayınlanan Event: Philosophy in Transit [Olay: Nakil Hâlinde Felsefe] kitabında Simgesel Olay’ı anlatan bölümün Türkçe çevirisidir.

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Çevirenin notu: “Gerçel” ile “görcül”, “aktüel” ile “virtüel”in karşılığıdır.

~~~

Parmağını davula vurmanla bütün sesler çıkar ve yeni bir uyum başlar.
Senin bir adımın yeni insanların askere yazılması ve yürüyüş emri.
Öteye bakarsın: yeni aşk!
Beriye bakarsın, – yeni aşk!
‘Kaderlerimizi değiştir, vur düşür salgınları, zamanla başlayan,’ diye şarkı söyler sana çocuklar. ‘Kısmet ve dileklerimizin cevherini inşa et nereye olursa,’ diye yalvarırlar.
Her zamandan gelip her yere doğru uzaklaşacaksın. [1]

Arthur Rimbaud’nun ‘A une raison’undan (‘Bir akıl için’) bu dizeler yeni bir Esas-İmleyen’in çıkışı olan simgesel olayın en özlü belirlemesini verir. Bu olaysal an, –anlamı temsil eden fizikî bir biçim olan– imleyenin imlenenin, yani anlamı olan şeyin içine düşme, adlandırdığı nesnenin bir parçası olma anıdır. Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Karar vermenin basit cesareti: Thatcher’a solcu bir övgü – Slavoj Žižek

17 Nisan 2013, Kaynak: Newstatesman

thatcher

Anıtsal yapıtı İkinci Dünya Savaşı’nın son sayfalarında Winston Churchill askeri karar bilmecesini irdeler: uzmanlar (ekonomik ve askeri analistler, psikologlar, meteorologlar) çözümlemelerini sunduktan sonra, birisinin bu karmaşlık çokluğu basit bir “Evet” veya “Hayır”a dönüştürmenin basit ve zor eylemini üstlenmesi gerekir. Saldırıyoruz, beklemeyi sürdürüyoruz… Asla tamamen sebeplere dayanmayan bu jest, Efendi’nin jestidir. Durumu bütün karmaşıklığı ile sunmak uzmanlara, bunu bir karar noktasına indirgemek Efendi’ye düşer.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri

Yaşayan Ölü Lenin. Ekim’in 90. yıldönümü – Slavoj Žižek

Leon Troçki, 25 Haziran 1935 gecesi, rahmetli Lenin’le ilgili gördüğü rüyayı günlüğüne yazmıştı:

“Etrafa bakılırsa, bir gemide, üçüncü sınıf bir güvertedeydik. Lenin bir ranzada uzanmış, ben de yanında ya ayaktayım ya oturuyorum, bilmem hangisi. Hastalığımla ilgili endişeli sorular soruyor bana. ‘Sinirlerin iyice yıpranmış, dinlenmen lazım…’ Cevaben, her zamanki doğal Schwungkraft’ım (momentum) sayesinde çabucak toparlanırım diyorum, ama bu sefer sıkıntının kaynağı daha derin bazı süreçlermiş… ‘o zaman sen cidden (bu sözcüğü vurguladı) doktorlara danışmalısın (bir sürü isim)…’ Cevaben, çoktan bir sürü doktora danıştığımı söyleyip ona Berlin seyahatimi anlatmaya başlıyorum; ama Lenin’e bakarken ölmüş olduğunu hatırladım. Konuşmayı sürdürebilmek için hemen bu fikri uzaklaştırmaya çalıştım. 1926’da Berlin’e yaptığım sağlık amaçlı seyahati ona anlattıktan sonra ‘Bu sen öldükten sonraydı’ demek istedim; ama bir an düşündüm ve ‘Sen hasta olduktan sonraydı…’ dedim.”

Lenin’in ölmüş olduğunu bilmemesi ne demektir? Troçki’nin rüyasını okumanın iki karşıt yolu var. İlk okumaya göre, yaşayan ölü Lenin figürünün korkunç saçmalığı, tek başına gerçekleştirdiği muazzam toplumsal deneyinin Stalinci felaketle, terör ve duyulmamış kitlesel ıstırapla sonuçlandığının farkında olmamasını işaret eder. Ölmüş olduğunu bilmeyen Lenin, görkemli ütopyacı projelerimizden vazgeçerek içinde bulunduğumuz kısıtlamaları kabul etmeyi inatla reddediyoruz demektir: Lenin herkes gibi ölümlüydü ve hatalar yapmıştı, yani artık onun ölmesine izin vermeli, siyasal imgelemimizi saran müstehçen hayaletini rahat bırakmalıyız ve sorunlarımıza ideoloji dışı pragmatik bir yolla yaklaşmalıyız.

Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Çeviri

Ágota Kristóf’un Büyük Defter’i içimde soğuk ve acımasız bir tutku uyandırdı – Slavoj Žižek

Genç ikizler tümüyle ahlaksız —yalan söylüyorlar, şantaj yapıyorlar, öldürüyorlar— yine de hakiki etik saflığın en yalın halini yansıtıyorlar

12 Ağustos 2013 — Slavoj Žižek — The Guardian

Bu kitap yoluyla gerçekte nasıl bir insan olmak istediğimi buldum: Büyük Defter, Ágota Kristóf’un üçlemesinin ilk kitabı, onu izleyen diğer ikisi Kanıt ve Üçüncü Yalan. Ágota Kristóf hakkında konuşulduğunu ilk duyduğumda, Agatha Christie’yi doğu Avrupalı aksanıyla telaffuz ediyorlar sanmıştım; ama Ágota’nın Agatha olmadığını, hatta Ágota’nın dehşetinin Agatha’nınkinden çok daha korkunç olduğunu çok geçmeden keşfettim.

agota1

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri

Bulutta Özgürlük – Slavoj Žižek

Hepimiz hatırlıyoruz: Başkan Obama yüzündeki umut ve güven dolu gülücükle ilk kampanyasının sloganını sürekli tekrarlıyordu “Evet, yapabiliriz!” —Bush döneminin alaycılığından kurtulabilir, Amerikan halkına adalet ve refah getirebiliriz. Şimdiyse örtülü operasyonlarına devam eden Birleşik Devletler, genişlettiği istihbarat ağıyla kendi müttefiklerini bile gözetlerken Obama’ya karşı bir protesto hayal edebiliriz: “Dronlarla nasıl cinayet işlersiniz? Müttefiklerimizi nasıl gözetlersiniz?” Alaylı bakışıyla Obama kötücül bir gülümseme ile mırıldanır: “Evet yapabiliriz…”

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Programlama