Yarasanın bir yaşantısı olduğuna hepimizin inandığını varsayıyorum. Sonuçta yarasa memelidir ve onun bir yaşantısı olması bize farenin veya güvercinin veya balinanın bir yaşantısı olmasından daha inanılmaz gelmez. Dil balığı veya eşek arısı yerine yarasayı seçtim çünkü filogenetik soyağacının köküne yaklaştıkça bulunan canlıların yaşantıları olduğuna insanlar pek inanmayabiliyor [1]. Yarasa bize o türlerden daha yakın akraba olsa da bizdekinden bambaşka bir faaliyet yelpazesi ve duyu aygıtı taşıması hasebiyle bu yazıda gündeme getirmek istediğim meseleye istisnai bir dirilik katar (tabi aynı soru diğer türler hakkında da muhakkak sorulabilir). Felsefi düşünümden hiç istifade etmeseniz bile eğer heyecanlı bir yarasayla kapalı alanda azıcık vakit geçirdiyseniz yabancıladığınız bir canlıyla karşılaşmanın nasıl bir şey olduğunu bilirsiniz. Okumaya devam et






























