Monthly Archives: Ağustos 2016

Boston altyolunda Ödip karmaşası

tmp_15123-20160806_140407-990551894
tmp_15123-20160806_140639-1346312678.jpg

Altyol dediğim şey Subway.

Altyollarla altşehirlere [suburbs] gidilir.

Yorum bırakın

Filed under Şey

Somurtuk — Radiohead

Koca duvarı ısırırsın, duvar da seni ısırır
Anca durduğun yerde somurtursun, orada bağırırsın
Oysa ne güzelsin diz çöktüğünde
Dezenfekte, memnun etmek için

Bazen somurtursun, bazen yanarsın
Allah toprağını bol tutsun
Sevesin gelinceye biz gitmiş oluruz
Aynı baban gibi hiç değişeceğin yok

Her seferinde beni canlı canlı yutar
İyi olmak isterim ama canlı canlı yutar
Ben de tatil ilan ederim
Uykuya dalıp uzaklaşırım

Bazen somurtursun, bazen yanarsın
Allah toprağını bol tutsun
Sevesin gelinceye biz gitmiş oluruz
Aynı baban gibi hiç değişeceğin yok

Bazen somurtursun, bazen yanarsın
Allah toprağını bol tutsun
Sevesin gelinceye biz gitmiş oluruz
Aynı baban gibi hiç değişeceğin yok

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Dinginlik Baladı — Sonny Rhodes

Al benden aşkımı, al toprağımı
Al beni tahammül edilmez yere koy
Umurumda değil, ben yine özgürüm
Gökyüzünü elimden alamazsın

Al beni götür karanlığa
“Geri gelmeyecek” de onlara
Yak toprağı kaynat denizi
Gökyüzünü elimden alamazsın

Hiçbir yerde olamam ben
Çünkü dinginliği bulmuşum

Ve gökyüzünü elimden alamazsın

(The Ballad of Serenity)

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

serenity1

Ateşböceği [Firefly] dizisinin giriş şarkısıdır.

2 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Doktor!??

pikafreud

— Doktor, herkes benim peşimdeymiş gibi hissediyorum
— Doktor!??

3 Yorum

Filed under Çeviri, Şey

Sinyalin gürültü olması ve yasakları uygulatmak

Evimin karşısında bir çocuk parkı var. Bremen sokağındaki Bremen parkındaki çocuk parkı. Ev aynı zamanda havaalanına ve subway istasyonuna yakın. Parktan gelen çocuk cıvıltısına [twitter] zaman zaman geçen uçak ve trenlerin uğultuları [humming] eşlik ediyor.

Lakin bunların hepsini delip geçen bir ses var ki o da dondurmacı arabalarının sesi: Mavi ya da beyaz renkli çeşitli dondurma arabalarından her gün birinden birisi parkın önüne park ediyor ve sinyalini açıyor. Şöyle:

Arabadan çıkan sese özellikle “müzik” değil “sinyal” diyorum. Neden böyle dediğim vidyoda belli oluyor.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Şey

Bu Çocuk Dünyayı Değiştirebilirdi: Aaron Swartz’ın Yazıları — Aaron Swartz

boy_who_could_change_the_world-0b8f30e84fac041265feb8725876b68f

Lawrence Lessig’in giriş yazısıyla

**KUZEY AMERİKA’DA BU KİTAP MÜSAİT DEĞİLDİR**

Trajik intiharıyla dünyayı sarsan bilgisayar dehası ve İnternet hacktivistinin yazıları

Ocak 2013’te, tutuklanan ve 35 yıl hapsedilmekle tehdit edilen Aaron Swartz, intihar etti. 26 yaşındaydı. Ama bu kısa ömründe dünyayı değiştirmişti: İnterneti şekillendirmiş, entelektüel mülkiyete dair varsayımlarımızı sorgulamış, ve gündelik çevrimiçi hayatlarımızda kullandığımız araçların bir kısmını yaratmıştı. Ayrıca Ağdaki siyasetin önde gelen bir eleştirmeni oldu.

On yıllık süreyi kapsayan bu yazılar derlemesinde Swartz entelektüel mülkiyete, teğlifaka ve İnternet’in mimarisine dair kendi tutkusunu ve derin bilgisini göstermekte. Bu Çocuk Dünyayı Değiştirebilirdi zamanımızın en original zihinlerinden birinin hayat çalışmasını içeriyor.

versobooks.com

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

~~~

Savaşmaya Değer — Aaron Swartz derlemesi

İnternet’in Öz Evladı: Aaron Swartz’ın Hikayesi

Hack Kültürü ve Hacktivizm — Alternatif Bilişim

İnternetler — çeviri derlemesi

Başkan Reif Aaron Swartz üzerine MIT topluluğuna yazdı – Rafael Reif

Aaron öldü – Tim Berners-Lee

Gerilla Açık Erişim Manifestosu – Aaron Swartz

5 Yorum

Filed under Çeviri, Kitap

İşte bu kendinden emin ruh – G.W.F. Hegel

668. İşte bu kendinden emin ruh, ‘güzel can’ [ç.n. “güzel insan”] oldukça, kendine dair kendine sakladığı bilgiden feragat etme gücüne sahip olmadıkça, kovduğu bilinçle özdeşliğe ulaşamaz, dolayısıyla da kendi birliğini başkasında göremez ve nesnel bir varoluşa ulaşamaz. Neticede özdeşlik ancak olumsuzca ortaya çıkar, Ruhtan yoksun kalır. ‘Güzel can’ gerçel varoluştan yoksun halde, kendi saf benliği ile o benliğin dışlaşarak gerçel varoluş kazanma gereği arasındaki çelişkiye takılarak, ve sıkıca tutunduğu bu karşıtlığın [antithesis] dolaysızlığına yerleşmiş halde —karşıtlığı barıştıran bu tek aracıya, saf soyutlama halinde yoğuşmuş, saf oluş ya da boş hiçlik olan bu dolaysızlığa yerleşmiş halde— bu ‘güzel can’ o halde, barıştırılmamış dolaysız çelişkisinin bilinciyle, delilik kadar düzensizdir, hasret içinde kendini boşa harcar, tükenerek eriyip gider. O kadar inatla tutunduğu benliğe-göre-oluşu aslında böylece elden çıkarmış olur; ruhsal olmayan birliği ortaya koymuştur olsa olsa.

669. Sahi [true], yani özbilinçli ve varolan, bu iki yanın eşitlenmesi, önceden zaten içerilmiş ve gerektirilmişti. Katı kalbin kırılarak evrenselliğe yükselmesi, özeleştiri yapan bilinçte ifade bulmuş hareketin aynısıdır. Ruhun yarası iyileşir ve ardında hiç iz kalmaz. Amel yok edilemez değildir; Ruh onu kendisine geri çeker ve onda niyet gibi ya da varolan bir olumsuzluk ve sınırlama gibi duran bireysel yan hemen gözden kaybolur. Eylemi icra eden benlik, ediminin biçimi, bütün içinde bir uğraktan ibarettir, eylemdeki bireysel yanla evrensel yanı ayırt eden tespit edici yargıyı koyan bilgi de böyledir. Yukarıda bahsedilen kötü kalpli [evil] bilinç, kendi dışlaşmasını ya da kendisini, bir uğrak gibi koyar, başkası onda ne görüyorsa ona göre özeleştiri yapmaya ayartılır. Ama nasıl ki bunların birincisi kendi belirli benliğe-göre-oluşunun tek taraflı ve kabul görmemiş varoluşundan vazgeçmeliyse, ikincisi de kendi tek taraflı ve kabul görmemiş yargısını bir kenara koymalıdır. Ve nasıl ki bunların birincisi kendi gerçel varoluşuna Ruhun gücünü verecekse, ikincisi de kendine dair özgül Mefhuma Ruhun gücünü verecektir.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri

Infantry Sweep Happy Spring Means Branchweaver Village Long Barrel Blackarm Sign

Father to gendarme blackarm sign Happy Spring lost life infantry sweep means involve

hozat-daloren-koyu

For DİHA new means in Dersim Hozat town Branchweaver village involve Alişan Spring to gendarme blackarm sign infantry sweep upon approach blackarm means user Springson Happy Spring hit bullet injure abdomen heavy due fireshot bring village patience to Hozat to Dersim State Hospitalize lost Happy Spring life

Father Alişan if Spring after keep blackarm sometime release told live thus

Blackarm sign trial to me go upon approach blackarm 3-4 bullet means hit leave means son raise hand say me shot

Behind attack infantry told random sweeping event guise of conflict fire close blackarm Longbranch village field due fireshot

Hürriyet if new morning clocks today (August 1) long barrel arms gendarme blackarm Branchweaver attack edit injure infantry Happy Spring infantry tell sometime live clash

Newspeak: Işık Barış Fidaner

Turkish: Sendika.Org

3 Yorum

Filed under Şey

PHD filmi altyazı çevirisi

>>> Son hali: Doktora Filmi <<<

Jorge Cham’in ünlü PHD comics’inden türeyen ilk PHD filminin altyazılarını Türkçeye çeviriyorum. Versiyon 1.0 bitti ama tam bitmedi. Birkaç tur daha üzerinden geçip bir versiyon daha yükleyeceğim. Filmin kendisini Pirate Bay’den torrentle indirebilirsiniz ya da phdmovie.com‘dan satın alabilirsiniz. Açılış şarkısı da burada: Yenilmez.

phd_filmi_v1.0.srt

Piled Higher and Deeper

1 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim

İki damla gözyaşı süzüldü — George Orwell

Başını kaldırıp o kocaman yüze baktı. O siyah bıyığın ardına gizlenen gülümseyişin anlamını kavraması kırk yılını almıştı. Ah, o acımasız, boş aldanışlar! Ah, o sevecen kucaktan dik kafalı, bile isteye kaçışlar! Yanaklarından cin kokulu iki damla gözyaşı süzüldü. Ama artık her şey yoluna girmişti, mücadele sona ermişti. Sonunda kendine karşı zafere ulaşmıştı. Ağbiyi çok seviyordu.

George Orwell, Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, TR: Celâl Üster [*]

~~~

[*] “Büyük Birader” terimi “Ağbi” terimiyle değiştirildi. /IBF

Ayrıca bkz “En Distopik Romanımız Böyle Olsun!”

3 Yorum

Filed under Çeviri