Jacques Lacan 11’inci seminerinde arzunun görsel alanda ürettiği bozulmaya “nazar” (regard, gaze) adını verir. Bu terimin tanıtılması Lacan’a dair korkunç bir yanlış anlamaya yol açmıştır, Anglo-Amerikan film kuramı bu yüzden onlarca yıldır yolunu şaşırmıştır (bu konuda Gerçek Nazar kitabıma bakınız). Lacan’ın kuramına göre, nazar, basit bakma eylemi ve bu eylemle kurulan hakimiyet değildir (Lacan’ın İngilizce konuşan okurları böyle zannederler), daha ziyade öznenin arzusunun sebep olduğu bozunmanın görsel alanda bir bozulma olarak görünür olduğu noktadır. Kısacası, nazar, öznenin arzusunun gördüğü şeyin biçimini bozma şeklinden başka hiçbirşey değildir. Nazar, tarafsız veya doğal bir görüş alanının imkansızlığıdır. Nazar noktasında, görsel alanda bulunan namevcut bir mevcudiyet olan özne, bu alanın bozulmuş karakterinin, taraflı oluşunun sorumlusudur. Nazar siyasaldır, çünkü doğal görünen görsel dünyanın doğadışı statüsünü teşhir eder.
Okumaya devam et




























