Tag Archives: Üst Dildışı

Üst Dildışı — derleme

resim_2021-05-28_201640Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Üst Dildışı) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Bir Üst Dildışı Vardır

— Sadece bedenlenmeler ve yetkilenmeler vardır

— Fetişçi “Kavrayış” ile Semptomatik Kavrayış

— Cinsiyet Üzerine Çatışma

— Melankoli arzunun hüsranıdır

— Hep Vardı ile Hiç Olmadı

— Entropi: Deleuze’ün Semptomu, Lacan’ın Anahtarı

(İngilizcesi)

Diğer derlemeler

元 : birincil

1 Yorum

Filed under Kitap

Entropi: Deleuze’ün Semptomu, Lacan’ın Anahtarı — Işık Barış Fidaner

Entropiyi görcüllükle ilişkilendirdiğimde [1] bazı kişiler Deleuze’ün Fark ve Tekrar‘da entropiyi “aşkınsal yanılsama” sayarak dışladığına işaret ettiler. Ben de Deleuze’ün entropiyle ilgili pasajını okudum. Deleuze sahiden entropi mefhumundan rahatsız olmuş gibi görünüyor ama yazdıkları kulağa hiç de doğrudan dışlama gibi gelmiyor:

Entropinin paradoksu şudur: entropi uzamsal bir etmendir, ama diğer bütün uzamsal etmenlerden farklı olarak, olduğu gibi yeğinlikte içerilmiş bir uzanım yahut “dışarım”dır ve içerilme dışında yahut içerilmiş olmaktan başka bir şekilde varolmaz; bunun nedeni de işlevinin içerilmiş olan şeyin kendini dışardığı veya uzamsallaştırdığı genel hareketi olanaklı kılmak olmasıdır. Bu yüzden Isı qualitas’ına ve Entropi uzanımına esas olarak bağlı olan aşkınsal bir yanılsama vardır. (Fark ve Tekrar)

Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey

Hep Vardı ile Hiç Olmadı — Işık Barış Fidaner

(Hep Vardı vs. Hiç Olmadı)

Bir kayıp deneyimlediğimiz zaman, bir anlamda kaybettiğimiz şey o ana kadar hep vardır, bir başka anlamda ise kaybettiğimiz şey o ana kadar hiç olmamıştır.

Birinci veçhe olan “hep vardı”yı yakalayan, Esas-İmleyen’dir, mesela simgesel yasta bu bir anıttır [1]. Bu, yetkilenmenin alanını açar.

İkinci veçhe olan “hiç olmadı”, birinci veçhe olan “hep vardı”dan bağımsız (ona dik) bir başka boyut değildir; daha ziyade ikinci veçhe birinci veçhenin bağımlılığıdır.

Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Şey

Melankoli arzunun hüsranıdır — Işık Barış Fidaner

Melankoli arzunun hüsranıdır. Bu sözdeki muğlaklık onu iki defa yorumlayarak çözümlenir.

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Cinsiyet Üzerine Çatışma — Işık Barış Fidaner

🪞⚔️👁️ Post-Feminizm 🪞⚔️👁️

sex

Joan Copjec’e göre cinsiyet ne biyolojiye ne de toplumsal cinsiyete indirgenebilir:

[Freud’un] psikanalizi kurması, “anatomi mi yoksa gelenek mi?” ikileminin reddedilmesine dayanır, Freud’a göre bunların ikisi de cinsiyetin varlığını açıklayamaz. Psikanalize göre cinsiyet doğal bir olgudan ibaret değildir, ama cinsiyet söylemsel bir inşaya ve nihayetinde anlama da asla indirgenemez. Böyle bir indirgeme cinsiyet ve anlam arasındaki radikal çatışkıyı ihmal ederdi. Lacan’ın dediği gibi, “İnsan davranışına dair analitik angajmanın imlettiği herşey, anlamın cinselliği yansıttığını değil, anlamın cinselliği telafi ettiğini gösterir.” Cinsiyet anlamı tökezleten taştır. (“Cinsiyet ve Aklın Ötanazisi”)

Okumaya devam et →

14 Yorum

Filed under Şey

Fetişçi “Kavrayış” ile Semptomatik Kavrayış — Işık Barış Fidaner

Dilde de “sadece bedenlenmeler ve yetkilenmeler vardır”: Dil, imleyenlerin ifade verilmiş bir bedenlenmesi yoluyla bir muhatapı yetkilendirerek işler. Muhatapın yetkilenmesinin zemini, konuşma iradesidir, imleyenlerin bedenlenmesinin zemini ise dil sistemidir. Konuşmada ne olacağını bedenlenme ile yetkilenmenin eşzamanlılığı belirler.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Sadece bedenlenmeler ve yetkilenmeler vardır — Işık Barış Fidaner

Alain Badiou’ya göre iki temel düşünce yönelimi vardır. Egemen kapitalist yönelime “demokratik maddecilik” denir, onun aksiyomu şudur: “Sadece bedenler ve diller vardır.” Badiou’nun benimsediği devirici yönelime “maddeci diyalektik” denir, onun aksiyomu şudur: “Sadece bedenler ve diller vardır, ayrıca hakikatler de vardır.” Ama bu ifade bir soruyu düşündürüyor: Ayrıcalıklı-istisnai hakikatler egemen düzenin bedenleri-dilleri ile nasıl ilişkilenir?

Okumaya devam et →

13 Yorum

Filed under Şey

Bir Üst Dildışı Vardır — Işık Barış Fidaner

Lacancıların hoş bir pratiği, önce bir yokluğu ilan edip sonra ondan belli bir olmayış (dis-being, désêtre) türetmektir. Mesela “Cinsel ilişki yoktur”dan şu çıkar: “Bir ilişkisizlik vardır”. “Büyük Öteki yoktur”dan şu çıkar: “Bir Öteki-olmayan vardır” (Cadell Last).

Ben de bu listeye bir türetim daha ekleyeyim: “Üst-dil yoktur”dan şu çıkar: “Bir üst dildışı vardır”.

Peki bu üst dildışı nedir? Bu sorunun doğrudan bir cevabı olması şaşırtıcıdır: Üst dildışı, dolu konuşmanın (parole pleine) alanını açan boş konuşmadır (parole vide). Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Şey