Erkek ve kadın dil içinde ve dil aracılığıyla çok farklı yollardan yabancılaşmıştır, Ötekiyle, S1 ve S2 ile kurdukları ilişkiler birbirine benzemez. Özne olarak bölünüşleri birbirinden farklıdır ve bu bölünüş farkı cinsel farkı teşkil eder. Cinsel fark, erkek ve kadının imleyenle kurdukları ilişkilerin birbirine aykırı olmasından kaynaklanır.
Her cinsiyet dilin temeliyle ilgili bir rol oynamaya çağrılmış gibidir: Erkekler imleyen rolünü oynar, kadınlarsa Lacan’ın deyişiyle “imleyişin oluşu” rolünü oynar (“l’être de la signifiance”, Seminer 20, s. 71). Bildiğim kadarıyla “imleyiş” (signifiance) terimi bugüne dek İngilizceye çevrilmedi ama Lacan’ın dilbilimden aldığı bu terimi ne amaçla kullandığı çok nettir (dilbilimde imleyiş sadece “anlamı olmak” demektir, Lacan ise bu işlevi tersine çevirmiştir). Bu terimi “signifierness” olarak çevirmeyi önerdim: İmleyiş imleyen-oluştur, imleyenlerin dışarımıdır (ex-sistence), geçinmesidir, imletici doğasıdır. Lacan bu terimle imleyenin anlamdışı doğasını vurgular, imleyenlerin alabilecekleri anlam veya imletimden ayrık olarak varolduklarını vurgular; imleyenin varoluşunun onun imletici rolünün ötesine geçtiğini, imleyenin tözünün onun simgesel işlevini aştığını vurgular. İmleyenin oluşu ona “tayin edilmiş rolün” –logos‘ta oynadığı imleme rolünün– ötesine geçer. Yani Lacan imleyiş derken “anlamı olmak” yerine “anlam etkisinden daha Başka etkilere yol açmayı” kasteder.
Lacan’ın imleyiş’inde direniş’i duymalıyız! (signifiance, defiance) İmleyen kendisine tayin edilen role direnir, tamamen imletim görevine atanmayı reddeder. İmleyen anlam-yapımının ötesine geçen bir dışarıma sahiptir.
Oluş Lacan’ın eserlerinde harfiyetle (letter, mektup) ilişkilendirilir. Harfiyet imleyenin imlemeyen maddi yüzüdür, imlemeden etki yapan parçasıdır, keyfiyet etkileri yapan kısmıdır. Harfiyet dilin maddiyatıyla ilgilidir; “keyfiyet tözü” (Seminer 20, s. 26), keyfiyet veya “keyifli” töz, boşalan veya keyif süren tözle ilgilidir. Erilliği imleyenle ve dişilliği harfiyetle ilişkilendirdiğimiz zaman Platon kadar eski “biçim ve madde” mecazına döndüğümüz zannedilebilir ama Lacan’ın eserlerinde geri dönüşler hep sürprizli olur: Töz biçimi alt eder ve ona birkaç numara öğretir.
Bruce Fink (1995) Lacancı Özne
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
Bkz “İmleyişin matematiksel formelleştirmesi anlama aykırıdır” Jacques Lacan, “Harfiyet/Hafriyat” Slavoj Žižek






























Geri bildirim: Dışarım — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Abese İrca ve Abese İcra — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Yazıladuran | YERSİZ ŞEYLER