Bonneval kongresinde söylenenleri yerleştirmek adına, şöyle bir şey çıkarabildim: Size lamelden söz edeceğim.
İşin şakasını vurgulamak isterseniz ona akıtman (fetir-adam) diyebilirsiniz. Göreceksiniz ki akıtmanı canlandırmak ilksel insanı canlandırmaktan daha kolaydır çünkü insanı işletebilmek için kafasına bir insancık koymanız gerekir.
Ceninin yenidoğan olma yoluna girdiği yumurtanın zarı patladığı her seferinde bir şeyin havalandığını hayal edin, bunu kolayca yumurta yerine insanla da düşünülebilirsiniz, yani akıtman veya lamel ile.
Lamel aşırı düz bir şeydir, amip gibi ilerler. Biraz daha karmaşıktır. Ama her yere gider. Ve cinsel varlığın cinsellikle birlikte kaybettiği şeyle ilgili olduğundan –nedenini birazdan söyleyeceğim–, cinsel varlıklar karşısında amip gibi ölümsüzdür – çünkü onu bölen bütün müdahalelerden canlı çıkar. Ve etrafta koşturabilir.
Eh! Bu pek rahatlatıcı sayılmaz. Bir de siz sessizce uyurken gelip yüzünüzü örttüğünü düşünün…
Bu özellikleri sağlayan bir varlıkla neden ittifak kurup savaşa girmeyelim ki? Ama bu pek elverişli bir savaş olmayacaktır. Bu lamel, bu organ, karakteri varolmamak olmasına rağmen organ olan –zoolojideki yeriyle ilgili ayrıntı verebilirim– bu şey libidodur.
Saf can içgüdüsü olarak libidodur, yani ölümsüz candır, veya bastırılamaz candır, organa gerek duymayan candır, basitleşmiş, yok edilemez candır. Tam olarak cinsel üreme döngüsüne tabi olması gereğince canlıdan eksiltilen şeydir. Ve sayılabilen bütün a nesnesi biçimleri onun temsilcileridir, eşdeğerleridir. a nesneleri olsa olsa onun temsilcileridir, onun figürleridir. Meme hemsedadır (équivoque), memelinin karakterini örgütleyen öğedir, mesela plasenta kesinlikle bireyin doğarken kaybettiği parçasını temsil eder ve en derin kayıp nesneyi simgelemeye yarayabilir. Diğer bütün nesnelere aynı şekilde atıf yapabilirim…
Ötekiyle ilişki tam olarak bize göre lamelin temsil ettiği şeyi ortaya çıkarır – cinsel kutuplar değildir, eril ve dişil arasındaki ilişki değildir, canlı özne ile üreme için cinsel döngüye geçerken kaybettiği şey arasındaki ilişkidir…
Lamelin bir halkası (rim) vardır, kendini erojen bölgeye sokar, yani bedendeki orifislerden birine sokar; bu orifislerin hepsi –bütün tecrübemiz bize bunu gösterir– bilinçdışındaki ayırının/çatlağın açılmasına/kapanmasına bağlıdır.
Erojen bölgeler bilinçdışına bağlıdır çünkü canlının mevcudiyetinin sabitlendiği yer orasıdır. Ağız ve kıç dürtülerini bilinçdışına bağlayan şeyin tam olarak libido organı lamel olduğunu keşfettik; bunlara görsel dürtü ve işitsel dürtüyü ekleyeceğim, bu ikincisi size dediğim gibi –söylediklerime asla şaka deyip geçmeyin– kapatılamama ayrıcalığına sahiptir.
Jacques Lacan, Seminer 11’den
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
Bkz “Lamel/Akıtman: doğarken kaybedilen bulunamaz anatomik tümleyen” Jacques Lacan
ç.n.: Omikron “küçük o” demektir. Bunu “küçük öteki” diye okursak omikronu a nesnesi gibi bir lamel/akıtman temsilcisi sayabiliriz. Aşağıdaki mem, süratle yayılan omikronun “hafif” (mild) sayılmasıyla alay etmektedir.
































Geri bildirim: Lamel/Akıtman: doğarken kaybedilen bulunamaz anatomik tümleyen — Jacques Lacan | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Hemseda — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Doğadışı Ana: Ama — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Ekhona — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Saussure Dil Lokantası — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Paps of Jura, Jurassic Paps, Dinozor Memeli Babişko: Genel Azamiye ve Yerel Azamiye — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Şıklat iffeti ~ Bülent Ortaçgil | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Saikbilim — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER